ma mavisel
20 şiiri ve 31 yazısı kayıtlı Takip Et

Cennet kokusundan uzaklaşanlar



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 28.9.2017 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

uyandı asiye.
yine uyandı, yine kimsesizliğe uyandı.
bakıcı kadının o tırtıklı kalın sesiyle.
biri diğerinden farklı olmayan, gün demeye bin şahit isteyen, dışarıdakilere gün ama kendisine gece güne...
bakıcı kadın deyiince burayı huzurevi yada asiyeyi annesi çalışan bir çocuk mu sandınız
hayır yanlış sandınız.
o bir çocuk evet. ama devlet yurdu, çocuk esirgeme kurumu yahut adına ne derseniz deyin,burada kalan annesiz ve babasız bir çocuk.
on bir yaşında.
ne zaman buraya değersiz bir eşya gibi atılıverdiğini hatırlamıyor.
kendini hep kötü hissediyor.
bben ne yaptımda annem benden vazgeçti diye soruyor.
geleceğiyle ilgili hiçbir düşü ya da beklentisi yok.
o sadece dışarıyı merak ediyor.
dışarıyı en fazla bahçede gördü ve daha ilerisinde nasıl güzel bir hayatın olabileceğiyle ilgili çeşitli hayalleri var.

o da diğerleri gibi tertemiz, günahsız.
o da diğerleri gibi çok aç ve çok susuz sevgiye.
odaları, dolap ve eşyaları harika, yemekleri etli sütlü ama asiye, merve, eda, yusuf ve nicesi çook aç.
yatakları konforlu, nevresim takımları rengarenk ama yastıklarında anne kokusu değil marka marka deterjanların parfüm kokusu.
kiminin yastığında sessizce ağladığı gecelerde burnunu sildiği sümük lekesi.
kızların çoğunda kendi adlarını koydukları esmer sarışın bebekler.

ne tutabilir bir babanın yerini?
hangisi daha lezzetlidir?
anne yapımı peynir ekmek mi yoksa sıraya girip alınan pilav üstü tavuk mu.

ne acılar var be ne acılar.
ne acılar var küçücük yüreklere çöreklenip öleneedek bitmeyen..
. ne acı ki acılar bbile daha sadık insanlardan.
bir oturdu mu yüreğin başköşesine bir daha asla kaptırmıyor yerini kimseciklere.

ah asiyem, ananın kınalı kuzusu olmalıydın sen...
ah be ahmedim, sana da "koçum" diye sarılmalıydı baban. ...
bir kahvaltı yapmalıydınız bir pazar sabahı ki en şahanesinden.
öncesinde anneleriniz koklayaraksaçlarınızı, "kuzum" deyip uyandırmalıydı.
babanız en küçük kardeşinizi götürmeliydi fırına, bir evin sıcaklığını anımsatan taze ve sıcak ekmekleri almaya.
kızlar annesiyle mutfakta peynir kesmeliydi gülüşerek.
sonra oğlanlar maça gitmeliydi değil mi. pazarların olmazsa olmazından..
.
ve daha neler neler...

dünya sizin küçücük ve tertemiz yüreklerinizin taşıyamayacağı kadar kirli, kötü, çirkin ve acımasız çocuklar.
ama ilahi adalet diye de bir şey var.
bir hücreden yaratıp dünyaya gönderen, elbetki soracak hesabını, elbet çıkacak ahınız tane tane. elbet... hem de teker teker...
kaybeden siz değilsiniz çocuklar; kaybeden kıymetinizi bilmeyenler.
kaybedenler efendimiz "s.a.v": "evlat kokusu cennet kokusudur." buyururken, sizi koklayamayıp cennetten biraz daha uzaklaşanlar...

ne yapayım çocuklar, gelse elimden kucaklardım hepinizi lakin
veremezdim ana sıcağını yüreğinize....
en çok da çaresiz hissetmek acıtıyor canı.
en çok da akşam olup da işten eve döndüğümde kızım sarıllırken "anneciğim" diye boynuma, annesiz bir çocuğun ızdırabı da sarıveriyoryüreğimi o anda...
.
öyle bir yer ki dünya:
hani derler ya:
"anlatılmaz yaşanır" diye,
yaşanmaz oldu aslında.
yaşayarak bile anlatamıyoruz.

belki gece günle yer değiştiriyor, mevsimler gelip geçiyor, biz her gün yemek yeyip su içiyoruz ancak yaşamıyoruz.
dünya aynı hızda dönümeye devam ediyor.
aylar yılları kovalayıp gidiyor.
ve biz insanlar her geçen gün insanlık vasıflarımızı biraz daha kaybediyoruz.
dünyada hayvan nüfusu hızla artıyor.
bir de hayvandan daha aşağı bir sınıf var ki hiç bir politika hiçbir emir, hiçbir yasak bu kesimin artışına engel
olamıyor.

ne dersiniz çocuklar aslında bütün bunların sebebi dinsizleşme, dini kafasına göre yorumlayıp zamana göre din revize etme ve adaletsizlik olabilir mi?


Beğen

mavisel
Kayıt Tarihi:27 Eylül 2017 Çarşamba 10:06:21

CENNET KOKUSUNDAN UZAKLAŞANLAR YAZISI'NA YORUM YAP
"Cennet Kokusundan Uzaklaşanlar" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Aynur Engindeniz
28 Eylül 2017 Perşembe 16:02:43
Ben sondaki vurguya pek anlam veremedim. Fakat içeriği beğendim. Yazım kuralları sıkıyor olabilir ama bir dile gereken önemi yazarlar vermiyorsa herhalde hiç kimse vermez. Bitirdikten sonra düzenleme yapılabilir. İllaki bunun için fazladan beş dakikanız vardır.
Bunların dışında kaleminizi sevdim.
Saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavisel 28 Eylül 2017 Perşembe 16:23:38
evet haklısınız. eleştiri beni geliştirir. yazmaktan zevk alındığı kadar okurken de her yönüyle okuyucuyu tatmin etmesi gerekir.
beş dakikamı ayırmaya çalışacağım.
yazının sonu, yazının özü aslında.
teşekkürler.
Mavilikler
28 Eylül 2017 Perşembe 13:56:58
Üslubuyla da, içeriğiyle de dört dörtlük bir yazı olmuş. Büyük keyifle okudum.

Yüreğinize, kaleminize sağlık :))

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavisel 28 Eylül 2017 Perşembe 14:37:31
çok teşekkür ederim mavilikler. saygılar.

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
-Eternal-
28 Eylül 2017 Perşembe 09:59:41
bazı şeyleri yaşamak lazım.

napim çocuklar derken bile kucaklamak yüreğe oturan minikleri.

çaresiz bırakıyorlar bazen insanı
yol yordam bilmiyor bazen iç seslerimize yansıyan kötülükler.

samimi ve içten.

güne gelmeden önce de okumuştum bu yazıyı

tekrar gelmek nasip oldu.

saygılar.





1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavisel 28 Eylül 2017 Perşembe 14:39:18
kıymetli ve samimi yorumunuz için teşekkürler. saygılar.
Den(iz)
28 Eylül 2017 Perşembe 09:23:59
Tamamının küçük harfle yazıldığı yazınızda (bunu bir teknik olarak değerlendirsek bile) özel isimlerin büyük harfle yazılması gerekirdi. Kurallara bağlı kalmayı bende çok sevmem. Özgür yazı tekniklerini desteklerim. Ancak bu şekilde özel isimler küçük harfle yazılınca isim mi nesne mi olduğunu ayıramıyoruz.

Yazının içeriği samimi bir dille yazılmış. Amacın manipülasyon olduğunu hiç düşündürmüyor. İçeriği fikirsel olarak desteklemiyorum.

Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavisel 28 Eylül 2017 Perşembe 14:42:48
aslında özgür yazı biçimlerine takılarak yazmıyorum.
ben yazarken, yazım kuralları beni açıkçası duraklatıyor ve yazmaktan alacağım hazzı kaybediyorum.
tabi oturup düzeltilebilir fakat sanırım buna zaman ayıramıyorum.
saygılar.
Gülüm Çamlısoy
28 Eylül 2017 Perşembe 02:01:02
Teşekkürler bu güzel paylaşım adına ve yürekten tebriklerimi sunuyorum.
Selam ve saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


mavisel 28 Eylül 2017 Perşembe 09:23:24
ben de teşekkür ediyorum yorumunuz için. sevgi ve saygılar.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.