arıkan akar
141 şiiri ve 17 yazısı kayıtlı Takip Et

Rusya neden esad'ı destekliyor ?



Nato Genel sekreteri Jens Stoltenberg ,Rusya Suriyede daha yapıcı rol oynamasını ve Esad’ın tarafını doğrudan desteklememesi gerektiğini söylüyor.Peki Rusya ,Suriye’ye ‘’ territorial kaygılar ‘’ile mi yaklaşmaktadır ya da gerçekten Esad’ın karakaşı karagözü için mi yapıyor bu desteği ,durum bu kadar safça ve basit midir ? Bu durumu şöyle özetleyebiliriz:
1)2014 yılının başlarında binlerce AB yanlısı Ukraynalı, Cumhurbaşkanı Yanukoviç’in ‘U-dönüşü’ yapıp kararından vazgeçmesi ve AB ile anlaşmaya gitmesi için başkent sokaklarına akın etti. Yanukoviç ise bunu reddetti ve protestolar da sürdü.Protestolar şiddetlenince Ukrayna Batılı güçler ile Rusya arasında rekabet alanına dönüştü. Ukrayna son derece stratejik öneme sahip bir ülke olduğundan (çünkü Rusya’nın Karadeniz’e ve oradan da Akdeniz’e açılan kapısıdır ve ayrıca da enerji nakil hatlarının üzerinde yer almaktadır) Batı yanlısı bir iktidarın işbaşına gelmesi ve ülkenin NATO’ya dâhil olması ABD’nin öncelikli hedeflerinden olmuştur. Bu rekabet alanı Rusya ‘nın uluslararası ticarette amborgo ve bazı ticari engellerle karşılaşmasına neden olmuştur. Rusya , tekrar Ortadoğu’ya yöneldiyse Ukrayna’da kaybettiklerinin önemli etkisi vardır.
2)Eskiden beri var olan ama bir türlü dirilemeyen bir Çin –Rusya-İran ittifak ‘’iskeleti’’bulunmakta.Bu ittifak Abd ‘nin Ortadoğu’da ve Asya bölgesindeki stratejilerinin olası bir kaos yaratması durumundaki bir nöbet karakoludur. Neo-liberalizm’e göre, Soğuk Savaş sonrasında ideolojik kutuplaşmaların da ortadan kalkmasıyla, tüm taraflar arasında işbirliğinin önünde hiçbir engel kalmamıştır.Yani küreselleşme ile birlikte uluslararası dengeler alt üst olmuşsa da ,örneğin; Çin –Abd arasındaki ‘’kur savaş ve barışları ‘’gibi, yine de dediğim bu ‘’iskelet ittifak’’ varlığını korumuştur.Abd ve Nato eğer Suriye’de etkin güç olursa bu ilerde İran’ın iç siyasi güvenliğini etkileyecek, dolayısıyla Irak işgali ve Arap Baharından sonra Suriye’nin de Nato ve Abd ‘nin kontrolünde olması İran’ı bölgede yalnızlaştıracağı için, bu iskelet ittifakın zaman zaman kendini gösterip varlığından haberdar ettirmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
3)Rusya İslam dünyasıyla ilişkilerine yeni bir perspektif getirmek istediğini 2000 ‘li yılların başında deklare etmişti.Çünkü 1994-1995 ve 1999’da yaşadığı iki çeçen savaşında Rusya İslam dünyasında çok büyük bir prestij kaybetti. Daha sonra İslam dünyasıyla ‘’medeniyetler diyaloğu ’’ stratejisi geliştirmeye başladı.İslam Konferansı Örgütüne üye oldu.Rusya biz eski Rusya değiliz mesajı vererek Ortadoğu’da bazı İslam devletlerini arkasına alıp,Amerika’nın hakim olmak istediği enerji ve petrol politikalarını bertaraf etmek istemektedir.
4)Rusya ve Suriye arasında ‘’geleneksel yakınlık’’bulunmaktadır. SSCB ile Suriye arasındaki diplomatik ilişkiler 1946 yılında başladı. 1954 yılında Arap milliyetçiliği ve Sosyalist eğilimli Baas Partisi’nin kontrolüne giren Suriye Arap Cumhuriyeti SSCB’nin Orta Doğu’daki en önemli ortağı haline geldi. 1980’li yıllara gelindiğinde Sovyetler Birliği Suriye’nin neredeyse tüm askeri ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacak duruma gelmişti. Suriye’nin İsrail karşısındaki ve Lübnan’daki pozisyonunu muhafaza etmesinde Moskova her zaman kilit rol oynadı.
5)Rusya’nın Suriye’ye sattığı silahlar milyarlarca dolar değerinde. küresel silah ticareti son beş yılda yüzde 16 oranında arttı. 2014’te en çok silah satan ülkeler sıralamasında Rusya 10 milyar dolar ile ikinci sırada yer aldı
.
6)Rusya’daki Müslümanların sayısı 30 milyonu aşmış durumda. Eğer Suriye’de marjinal (radikal ) hareketler otoriter bir hakimiyet kurarsa bu Rusya’daki bazı etnik ve dinsel grupları etkileyebilir.
7) Son olarak Rusya bu desteğini , BM’nin benimsediği “halkları koruma sorumluluğu” ilkesine dayandırmaktadır. Koruma sorumluluğunun ilk ayağını oluşturan, devletlerin insanlığa karşı suç, etnik temizlik, savaş suçu ve soykırım suçu işlememe yükümlülüğü birçok bölgesel ve uluslararası sözleşmede yer alan yerleşik bir kuraldır. Soykırım yasağı ayrıca emredici bir hukuk normu özelliği taşımaktadır.Rusya bunu uluslararası ilişkilerde sahip çıktığı önemli ilkelerden biri olarak iddia etmektedir
8) Moskova’nın Suriye politikasını belirleyen en önemli konulardan biri, Rusya’nın Suriye’de yer alan Tartus deniz üssü. Rusya’nın Akdeniz kıyısında Sovyetler döneminden bu yana bulunan Tartus deniz üssü, stratejik öneme sahip. Şam rejiminin yıkılması, Rusya’nın bölgede var olan tek üssünü kaybetmesi anlamına geliyor.
9) İran’ın Temmuz ayında P5+1 ülkeleriyle vardığı nükleer anlaşmanın Ortadoğu’da Tahran-Batı diyaloğunu önceleyeceği ve bölgedeki siyasi dengeleri orta vadede Moskova aleyhine değiştirebileceği algısının Suriye’de hem Rusya hem de Batı için ortak tehdit IŞİD üzerinden Kremlin’in yeni bir inisiyatif geliştirme sürecini hızlandırdığı söylenebilir. Moskova’nın IŞİD’e karşı mücadele bağlamında Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır, BAE ve Katar gibi bölgesel aktörlerle de yürüttüğü müzakereler bu bağlamda değerlendirilebilir.
10) Esad rejimi yıkıldığı takdirde Suriye’de IŞİD’in iktidara geleceği ve göçmen sorununun daha da kitlesel bir görünüme bürüneceği yönündeki Kremlin söyleminin Avrupa’da son dönemde karşılığını bulmaya başladığı dikkate alındığında bu seçeneğin gerçekleşmesi çok da zor durmuyor.Yani Rusya , kendi perspektifinde uluslararası göçmen krizinin, daha da şiddetli bir boyuta varmasının kaygısını taşımaktadır.
11) -RUSYA, LİBYA senaryosunun tekrarlanmasını istemiyor.
LİBYA Rusya, Libya’daki senaryonun Suriye’de de tekrarlanmasına ve dışarıdan askeri güç müdahalesine kesinlikle karşı duruyor. NATO’nun Libya’ya yönelik harekatını Başbakan Vladimir Putin ‘Haçlı Seferleri’ne benzetmiş ve Libya’daki totaliter rejimi eleştirmişti.

Beğen

arıkan akar
Kayıt Tarihi:21 Ağustos 2017 Pazartesi 17:16:47

RUSYA NEDEN ESAD'I DESTEKLİYOR ? YAZISI'NA YORUM YAP
"RUSYA NEDEN ESAD'I DESTEKLİYOR ?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.