Göktürkmen
40 şiiri ve 115 yazısı kayıtlı Takip Et

Türk solu ve sosyalizminin yokluk nedeni üzerine?



Türk Solu ve Sosyalizminin Yokluk Nedeni Üzerine?

Milli burjuvazi ve sermaye ile ulusal proleterya niye yetişmez bu ülkede ?

Sanayi yok, bir.. olanı sattık savurduk, yani özelleştirdik !

Zaten çoğu da montaj idi..

Bu nedenlerden ötürü, gerçek anlamda bir (Türk-soylu) sol-sosyalist geleneği hareket de yok, olamıyor !

1960-80 arası müthiş bir sol-sosyalist dalga mevcuttu, ama başta Tip olmak üzere 70’deki kapatılma sonrası aldığı kararlarla işi mezhepçi ve etnisite (Alevi-Kürt) solculara havale etti...

Anlı şanlı, başta DİSK olmak üzere sendiklalar sarı renkli oldular ve Ab-Abd fonlarından nemalanmayı demokrasi ve enternasyonailzm sandılar.

Ulusal proleterya olamadı.. olanı mezhep, cemaat, etnistesine taktılar.

İşçi-emekçi sınıfa da, ulusal ekonomi ve bağımsızlığa da kör bakar oldu.

Örgüt, mezhep ve cemaat tevekülüne takılan ve çobanlarını yarı Tengri sanan tevekkeller oldular !

Türkler ne yazık ki toplumsal olarak sağdalar...

Yani muhafazakârlar ve akla, bilime, ilericiliğe soğuklar..

Akpkk son on beş yıldır buradan nemalanıyor, örneğin...

Oy depoları Türk soyluların kesif olduğu kentlerdir ve neden ?

Sol bildiğiniz, dar bir komprodor oligarşik yapının tımarı olmuş ve ondan neşet etmiş rol modeli fırlamalardan oluşur...

Örnekte vereyim ki, ikna edici olsun...

Büyük solcu ve sosyalistlerimizden (sonradan Özal’a dönektir) Çetin Altan, On iki mart gözaltlarında, polisin şerrinden kimin yanına sığınmıştır biliyor musunuz ?

Türkiye kapitalizminin number two’su Sakıp Sabancı ağaya !

E, şimdi sorumuz şu olsun:

Babası Özal ve Sakıp ağaya dost olan TİP’li Çetin Altan’dan, Apo ve Fetulah’a dost olan evlat Altan brotherslerin çıkması neden şaşırtıcı olsun ki ?!

Hayret edenelere, hayret etmekteyim !

Sonuç:

Her halükarda komprador etnik burjuvazi ve lümpen kripto proloterya olarak ürün veriyor, bu nedenle...

Türkiye’de sadece Türk orijin sol yokluğu mevzubahis değil, bilumum ideolojik rol-modeller için aynı durum geçerli...

Tüm rol modellerimiz zahiridir.. batınları oligarşik, kripto ve büyük bir gayri Türk aileye mensubiyetlik oluyor.

Eupatriditasyon belirleyenleridir, şanslı doğmak anlamına geliyor...

Hem ticari-şirket evliliği ve hem de bildiğimiz evliliklerle (ideolojik olarak can düşmanı görünenler başta) birbirlerine kopmaz halkalarla bağlılar.

Bu şirket ve evliliklerini, küresel bağlamda eklemleyerek düşünmeyi önerebiliyorum !

Bu durumda gerçek bir ortodoksiden ve heterdoksiden de söz edemiyoruz.

Kendi kapalı grubunun doğrusuna "gerçek" diyen ve bunu çeşitli alalamalarla da dayatan bir halk toplumsal dejenerasyonluğuna sebep oluyorlar.

İşi temel çelişkiye havale etmekle de olmuyor..

Öyle ki, bir anlamda asal-ulus toplumsal çelişkideki yoksunluk giderilmedikçe; temel çelişkiden bir hareket beklemek bila nihaidir.

Yani temel çelişki savunur görünen rol modeller, sol anlamında söylüyorum; Doğan marka görünümlü Şahin araba esprideki gibiler.

Rol modellerimiz şanslı doğmuş kesimdendir ve emekçi değiller, kapitalist ve komprador burjuvaya sahip ailelere mensubiyetleri var.

Bu durumda da proleterya dezenfomasyonu yaşanıyor.

Lümpen proleterya oluyorlar.

Kaçınılmaz !

Ülkenin gericiliğe, etnik, mezhep ve cemaatsal ayrışıma sürüklenmesinin sebebi, milli demokratik devrime sahip çıkan bir sol-sosyalitesinin yokluğudur.

Bu sebepler ve ihtiyaçtan Türkiye SOLU veya Türkiyeli olan bir SOL değil:

Bizatihi TÜRK olan bir SOL gerekiyor...

27 Kasım 2016
Ahmet Kutlu Ayyüce

Beğen

Göktürkmen
Kayıt Tarihi:27 Kasım 2016 Pazar 19:29:07

TÜRK SOLU VE SOSYALIZMININ YOKLUK NEDENI ÜZERINE? YAZISI'NA YORUM YAP
"Türk Solu ve Sosyalizminin Yokluk Nedeni Üzerine?" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Göktürkmen Yazının sahibi
29 Kasım 2016 Salı 16:10:58
Uzatmayacağım, gereksiz polemik yapmaya başladık.

Onu ben sevmiyorum, çünkü kırıcı olabilme riski hep var, o sebebten...

Birbirinizi ikna edemiyorsanız bırakacaksınız.

Kullanım değeri, emek değeri, sol-sosyalist piyasa ve liberal piyasa ayrışan ve örtüşenleri; birikimin primitif olmayan haliyle, sosyalist devrim sonrası S.S.C.B'de bu iş nasıl kotarılmış, oraya bakarak.

Model, tek sosyalist ülke olarak yetmiş yıll yaşayabilmiş yer ve sistemi dizgeleyenler ve kurucuları ile konuşarak.

Bu konuda değerli vaktimden ayırıp, sırf sizin için yakın bir zamanda bir yazı yayınlayacağım.

Okuyunca kuvvetle muhtemel bazı şeyleri anlayacaksınız, diye umuyorum.


Göktürkmen tarafından 11/29/2016 4:12:42 PM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
Göktürkmen Yazının sahibi
29 Kasım 2016 Salı 11:44:50
Bunlar kapital post-realite ve yazan ben değilim, kayıp on ikinci kabileyi yetmişlerde Eşkenazlar, günümüzde ise Kuzey Iraklı Kürtler olarak kurgulayanlarla Uğur Mumcu suikastı arasındaki yansımaya bile gerek duymuyorum.

Olmayan nedir bilmiyorum?

Herkesin bir "ulusal sorun" tanım ve dizge biçimi vardır.

Stalin'in bile.. Lenin biliyorsunuzdur, ona Milletler Komiserliği ona tevdi etmişti...

Türkistan ve Gürcistan eşitlemesi de meşhurdur.

Sonra bundan ilham alanlar çok oldu...

O kadar ki, günümüzdeki din temelli etnik, mezhep, cemaat ulusa kadar geldi.

Kendini ve kültürünü ifade, giyim, inanç özgürlüğü, din temeli insan hakkı denerek insanların sürü yapılma yollu bu absürd noktasına varıldı.

Ulusal sorun, şovenik ve öjenik ırk farkı belirleyenleri anarşistlerinde olmalı.. bunu, "ırk sınıfsal olmaz" diye saptırmak da sizin adınıza olmadı denebilecek bir atıf oluyor.



Göktürkmen tarafından 11/29/2016 12:04:52 PM zamanında düzenlenmiştir.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


chaotica 29 Kasım 2016 Salı 13:00:45
Siz sanıyor musunuz ki ben Eşkenaz ya da Hazaryalı olmayı küfür olarak kabul ederim? Öyle olsam da emin olunuz ki hiçbir şekliyle dert edinmeden bunu ifşa ederim. Bunu kendime ne gurur ne de yerinme malzemesi ederim. İhtilalden bu yana süre gelen, sınıfın göz ardı edilip yerine ırk/ulus temelli ayrıştırmacı zihniyetin uzantısının gelmesi ve kirli fikrî uzantılarını solun bir meyvesiymiş gibi sunması nazarımda garabet mahsulüdür.

"Ulusal sorun, şovenik ve öjenik ırk farkı belirleyenleri anarşistlerinde olmalı.." Bu cümlenizi şaka olarak mı algılamalıyım bilmiyorum ama tavsiye babında dahi olsa şovenizmi ve türcülüğü anarşizme önermenizi iyi niyetli bir tavsiye olarak yorumlamadığım için hiç okumamış olmayı yeğlerdim. Ulusal sorun değil coğrafi sorunum var sizinkinden farklı olarak. Bulunduğum yerelden genele doğru çizilmiş bir rota diyelim buna. Bağlı olduğum toprak, bizi başka topraklar üstünde yaşayan diğer memelilerden üstün kılmaz. Din temelli etnik yapıların diğer yapılar üzerindeki tahakküm tehdidini dikkate alırım, bunların tarihlerinden ve kıytırık efsanelerini günün ayrışım malzemesi haline getirmem. Bu noktada tapınakçılar, sabetaycılar vs. sizin için varsın tehdit olagelsin benim sorunum somutla, sermayeyle, sınıfla. Masallarla değil.
Göktürkmen Yazının sahibi 29 Kasım 2016 Salı 16:20:10
Arthur Kostler'a kızabilirisniz örneğin; New York neo conlarının gurularındandır.

O ekip eski Troçkist, evangelist, hala sosyalize olduklarını sanıyorlar.

Sınıf sınıf da, nasıl sınıf yatay mı diyek mi, asal mı, temel mi?

Tür darwinisttir. Irk hayvanidir.

İnsanı homo sapiens ev economicus arası düşünüyorsanız, aykırı durmaz...


Elimden geldiği kadar saki ve soğukkkanlı olmaya çalışarak anlatmaya çalışıyorum.
grafspee
29 Kasım 2016 Salı 11:43:52
aşkenaz olmuş, sefarad olmuş, falaşa olmuş farkeder mi? böyle söylemler yapılan kritiğin kalitesini düşürür sayın göktürkmen.

ayrıca rockefeller ve soros gibi adamlara karşı birine aşkenaz demek de komik olmuş. saygılarımla.

grafspee tarafından 11/29/2016 11:42:48 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Göktürkmen Yazının sahibi 29 Kasım 2016 Salı 11:49:12
Çok fark ediyor, Türkiye bağlamında.. olgarşi ve sol bağlamında çok farkediyor...



Göktürkmen Yazının sahibi
29 Kasım 2016 Salı 11:17:20
Bunların hepsini Türk kökenli sol ve sosyalistler mi yaptı diyorsunuz?

Demek ki, sizinde bilinçaltınızda da Eşkanaz ve Hazar Türklüğü kalıntıları var.

Wasp tanımında Eşkanaz yok biliyorum. :)

Benim yazımdaki konularla bunların direk ilgisi yok.

Ben rol modellerin oligarşik tımarı ve tekeline bağlı olarak çürümesi ve bu ekibin yerellerinin kripto etnili, ulusallarının eksantrik bir hümaniteyle doldurulduğunu söylüyorum.

Bunu sadece sol ile sınırlı tutmuyorum, tüm idolojik sağ,sol,mezhep, din rol-modeleri için dikkat çekiyorum.

Evrensel ve ulusal sorun griftliğini ayırmaya yazıyorum.

Yerel, ulusal ve evrensel dizgede arızalı olmayı anarşizm olarak ben çözümlemedim.

Siz başlattınız...

İlinti ve bağıntı sıkıntısı çekiyorum?

Ulusal bölümü ırk olarak anlamanız ve ırkın sınıfsalına sapmanız, sap(tır)ma olmuyor mu?

Ütopist ve anarşist arası bir konum koşutluktan bakarak genele yazıyorsunuz.

Genel değil.. bir kapalı gruplar birliği dayanışması ve içinde yuvalandığı büyük toplumsala olan sömürgeleştirme suikastını araştırıyoruz.

Ayrıca marksizm de marksist-sosyalist piyasa var, siz kabul etmeseniz de..

Ha Anarşist bir piyasa kavramı teoriği geliştirdiniz de bunun üzerine konuşmak istiyorsanız, bunu ayrıntılı yazın Smith, Marks-Engelsyan ayrıca konuşuruz.

Kullanım değerli, meta piyasayı kastediyorsanız; bunu emeğe bağlı piyasa olarak tekrar Kapital'in ikinci cildinden bir daha okuyun diyebiliyorum.

Anarşizm ile mafyöz liberalite; tekstil, inşaat, turizm dayatmalı hengame arasında ne gibi bir düzen-düzensizliği olabilir ki?

Dikkat, kimse size klasik piyasa savunusu yapmadı.

Yani üretilenlerin eşdeğerlik ölçütünde değişim ve emek temelli verimlilik konusu üzerinde kargaşa yaşıyorsunuz.

Reel sosyalizm ve buna bağlı bir ekonomi olmadan, finans sermayesi olmaz.

Yaklaşık yetmiş yıl yaşayan sosyalist tek devlet Sovyetler Birliği'nde bu sörunun reel sosyalist ekonomik alternatiflerle nasıl çözüldüğünü de hatırlamak gerekiyor.

Net olarak düşünmeniz için belirleyen ilkeyi de yazayım.

İthal ikame ve ihraç idame ekonomi ve piyasa....


Göktürkmen tarafından 11/29/2016 11:57:50 AM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


chaotica 29 Kasım 2016 Salı 11:30:03
Demek ki, sizinde bilinçaltınızda da Eşkanaz ve Hazar Türklüğü kalıntıları var.

Bu olmadı Göktürkmen.
chaotica
29 Kasım 2016 Salı 09:55:14
"Bunların görünmeyen el,ulus devletlerin sonu, tarihin sonu ve multi- kültürel özgürlük içerikli the sisyem dayatması ayrışımı ve örtüşümü üzerne düşündünüz mü?"

Beni değil sizi konuştuğumuzu unutmadan şunu şöyle koyalım!

Smith'in, “görünmez el” savını ortaya atıp iktisat çevrelerine bunu kabul ettirmesi her ne kadar zaman almamış gibi görünse de, öne sürüldüğü dönem konjonktürünü göz önüne almadan teorinin bugün de geçerliliğini koruduğu varsayımıyla soru sormanız iktisadi temele dayalıysa ilginç, iktidar merkezliyse manidar. Nedenine gelince kabaca piyasaların dengesi her ne kadar bozulursa bozulsun kendi yolunu bulacağını iddia eden ve o zamana kadar nispeten haklı olan Smith'in zamanında ne Soros, ne Rockefeller fonları vardı, ne de finans kapital ve globalizm. Piyasaların görünmez ellerinin artık göründüğünü, büyük sermayedarlar savaşlarında piyasaların spekülasyonlarla sürekli manipüle edildiğini, modadan kozmetiğe, sağlıktan eğitime, gıdadan giyime kadar her şeyin finans kapitalin think tankleri tarafından biçimlendirildiğini biliyoruz. Bu noktada artık iktisadi anlamda eli ayağı bağlanmış piyasanın düzenleyicilerinin “el”inin görünmediğini söylemek rasyonel değil gibi. Fakat üzerine düşünüp düşünmediğimi sorduğunuz şey eğer, iktidarı feshettiğinizde piyasayı düzenleyen görünmez elin iktidarı yeniden yaratıp yaratmayacağı noktasında ise, bu sorunuza karşı da bir yanıtım olduğunu söyleyerek susma hakkımı kullanmak istiyorum.

Ekosistem kültürü yok ederek biyosfer kültür dayatmacıları olan istilacı beyazların multi-kültürel deneylerinin yapıldığı Avusturalya, Kanada, Yeni Zelanda gibi coğrafyalarda neo-liberalizmin aldığı sonuçları kutsamadan, devlet otoritesine tabi olduklarını gözardı etmeden, devlet mekanizmasının halkların doğal düşmanı olduğunu kesinlikle es geçmeden, ırk-din-dil-kültür gibi ayrışmalardan sıyrılarak, toplum hayatı dayatmasına rağmen daha barışçıl bir yapı oluşturulabildiği de aşikarken Ortadoğu'da neden tek ırkın deforme kültürünün hakimiyeti altında ulus(ırk) devlet teorisinin sosyalizmle birlikte servis edildiğini siz düşündünüz mü? Ulusçuluk adı altında İngiltere'nin bölge planlarında ekmeğine sürüldüğü neden insanların gözünden kaçırılır?

Cevap Yaz
deniz_tayanç
29 Kasım 2016 Salı 06:37:45
İsimlere takılmaya gerek yok bence.
Yazının efradını cami, ağyarını mani olduğunu söyleyebilirim.
Kalemin daim olsun ki; bu konuları hakkıyla işleyebilen bir kalemdir.
Çok saygımla.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Göktürkmen Yazının sahibi 29 Kasım 2016 Salı 11:30:19
Teşekkür ederim keşke en azından sağ oligarşik rol modeler konusunda bir kaç kelam etseydiniz Deniz bey, esenlikle...
Göktürkmen Yazının sahibi
28 Kasım 2016 Pazartesi 16:53:17
Oluyor.. ezilen sömürülen birey-proleterya gibi, ezilen sömürülen toplumsal da oluyor.

Sömürgeler enternasyoneli gibi örnek olsun..

Ben bir ırkın sosyalizminden bahsetmedim; sadece Ab gibi, Arap ligi gibi siyasi ve ekonomik birliğinden bahsetmeyi, sosyalitenin Türk orijin soylularıyla tarışmaya açtım.

Temellendirmem ırk sorunsal değil, ulusal sorunsaldır.

Bu durum umrumda değil ama UKTH ve Wilson ilkereriyle de tartışılabilir.

Manda ve himaye kabulsüz.

Bir dizge var.. Türk soylu, Doğulu büyük devrimciler.. kabul edin etmeyin varlar.

Kimi Sd ve kimi mdd ciler.. kimi ise toplumsal devrimci...

Atatürk, Vahidov, Rıskılov, Galiyev, Nerimanov, Pişaveri, M.Suphi ve E. Nejad beyler gibi..

Esenlikle...


Göktürkmen tarafından 11/28/2016 5:24:19 PM zamanında düzenlenmiştir.

7 cevap yazılmış Cevap Yaz


chaotica 28 Kasım 2016 Pazartesi 18:06:16
Sevgili Göktürkmen, BM'nin kurulduğu günden bu yana globalizm proje olarak SSCB ihanetiyle birlikte normalde alabileceğinin bin misli yol kat etti ve reelde artık Çin de dahil olmak üzere, kutup, hangi kutup olursa olsun aynı sermayeye hizmet ediyor. İşçi sınıfı ister lümpen, ister örgütlü, ister Türk, ister Polinezyalı olsun sırtına vurulan semerin markası aynıdır. Kurtuluşu halâ manda ve himaye kabul edilemez sözleriyle tanımlayamazsınız ve bu argümanın altını "ulus" kavramıyla doldurmaksa maalesef artık mümkün değildir.
Göktürkmen Yazının sahibi 28 Kasım 2016 Pazartesi 18:53:09
Neyle dolduruyoruz peki?
chaotica 28 Kasım 2016 Pazartesi 19:54:44
Anarşizm. Devlet ve tahakküm ve mülkiyetin reddiyesi...
Göktürkmen Yazının sahibi 28 Kasım 2016 Pazartesi 20:25:00
Ciddi miisiniz?

Devletin yerine ne koyuyoruz.

Ulusun, tarihin yerine...
chaotica 28 Kasım 2016 Pazartesi 20:39:15
minarkist sandınız herhalde. anarşistim ben. elbette komünleri koyuyorum, elbette doğuştan gelen farklılıkların üstünlük anlamına gelmediğini söylüyorum, elbette toplum değil topluluk, arz talep değil yeterlilik ve gereklilik diyorum.
Göktürkmen Yazının sahibi 28 Kasım 2016 Pazartesi 20:45:05
Bunların görünmeyen el,ulus devletlerin sonu, tarihin sonu ve multi- kültürel özgürlük içerikli the sisyem dayatması ayrışımı ve örtüşümü üzerne düşündünüz mü?
Göktürkmen Yazının sahibi 28 Kasım 2016 Pazartesi 20:55:41
Ya da daha kolaylaştırarak sorayım; ikimiz içinde kolay.. dizgelii ve modelli gidelim.

Sizin bu ararşizmin bir sosyolojik aşamalanma dizgesi var mı, var sa bunu sıralamalı olarak yazabiliyor muyuz?

Değer kavramındaki sol turnusol /emek) yerine özgürlük ve düzensizliği koyuyorsunuz.

O zaman mülkiyet başka bir şey nasıl oluyor ve ne olmuyor?
chaotica
28 Kasım 2016 Pazartesi 15:20:16
Irk merkezli sınıf siyaseti olmaz.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.