Davidoff
113 şiiri ve 222 yazısı kayıtlı Takip Et

Gıcırt



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 11.8.2016 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Kendine Gel Kendine

Kendine gelmezsen, işte böyle getirirler seni kendine!. . .

Ağustos ayının beter sıcaklarından bir gün. Adamın biri, trafiğe kapalı mekandaki mağazaları tek tek incelemesi ile gözüme çarpıyor. Bunda bir iş var diyorum, ayaklarımla yüreğimin peşinden gitsem mi? Sözlerinin, kulak misafiriyim. Hani bazen insanın iç sesi olurmuş, kendi kendisi ile konuşurmuş falan filan derlerdi. Ne yalan söyleyeyim inanmazdım. Benim iç sesim, o güne kadar beni hiç kandıramamıştı.

Ama o gün. . .

Bir elinde çok dolu olmayan bir poşet, diğerinde küçük bir pet şişede su. Durduğu her vitrinin önünde şişeyi açıp numaradan bir yudum su içip kapağı kapatıyor, vitrini inceliyor yürüyüp gidiyordu. Bu yol boyunca böyle devam ediyordu fakat o sıcakta, o küçücük su şişesi bir türlü bitmek nedir bilmiyordu. Kendi kendime gülümsedim, peşinde bir ajan olduğunu fark etseydi acaba suyu o zaman kaç yudumda içerdi?

Derken; bizim kahramanımız bir mağazanın önünde durdu. Suyun kapağını tekrar açtı. Bir iki yudum daha. Kapak kapandı.

Kendimi o kadar kaptırmışım ki, duyduğum tek ses kapağın kapanma sesiydi. Gıcırt.

İçerdeki tezgahtaki genç rafa yeni gelen malları yerleştiriyordu. Onu gördü. Sessiz ve sakin bir şekilde mağazaya girdi eline aldığı ilk triko kazağı poşetine attı. Tam çıkıyordu ki, içerideki genç yeni malların devamını almak için başını çevirdi. Gördü.

-Bir şey mi bakmıştınız beyefendi?
-Yok öylesine işte.
-Poşetinize koyduğunuz nedir o zaman?
-Aa o mu ben onu deneyecektim de, sizi göremeyince çevrede sizi aramak istedim.
-Buldunuz işte beni ne güzel. Buyurun şimdi deneyebilirsiniz.
-Yok vazgeçtim.
-Bir deneyin belki beğenirsiniz.
-Peki madem ısrar ediyorsunuz.

Kahramanımız kabine girdi. Bu arada elindeki poşet ve yarım kalmış pet şişe suyu da kenara bıraktı. Gülerek izlediğim kapanış sahnesi vardı ki olmaz böyle bir şey.

Gıcırt dıye bir ses geldi kulağıma yeniden.

Sonra da fıs fıs fısss

Ya bu cam sil kokusuna benziyordu. Yeniden gıcırt.

Kahramanımız kabinden çıktı.

-İçime sinmedi, tekrar gelir başka şey alırım.
-Her zaman beklerim abicim.

Kahramanımız kapıdan çıktı. iki ya da üç adım adım attı. Eli tabi ki yine su şişesinde.

Gıcırıtt.

Sen içer gibi yaparsın da, herkes yer gibi yapamaz be abicim.

Davi/10.08.2016

Not: İşin "Gıcırtt" şakası bir yana, yazıda geçen olaylar tamamen gerçektir.


Beğen

Davidoff
Kayıt Tarihi:10 Ağustos 2016 Çarşamba 11:22:49

GıCıRT YAZISI'NA YORUM YAP
"Gıcırt" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU
11 Ağustos 2016 Perşembe 21:51:36
Yorumum kaldırılmış
Rahatsız edici bir yorum mu yapmışım acaba

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU 11 Ağustos 2016 Perşembe 21:53:16
Hay Allah şimdi çıktı pardon :))))
küsss
11 Ağustos 2016 Perşembe 20:09:38
Daha iyi hikayelerini okumus muyduk? Kesinlikle evet.
Ama seni gormek başlı başına sevindirici sevgili öyküsatıcısı:)

Tebrikler ve selamlar sana.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 11 Ağustos 2016 Perşembe 20:55:44

Haklısın küsss.

Bugün de Afet Abla ile beraberdik. Onlar da evimin duvarlarındaki tablolara hayran oldular. Bugüne dek benim bir ressam olduğumu bilmiyorlarmış.

Hangisi daha güzel dedim? Ayırt edemediler. Sanatta ayrım olur mu hiç.

. . . Hele ki, karşındaki de sanatçıysa. . .!


küsss 11 Ağustos 2016 Perşembe 21:04:34
Sanat da ayrım olur elbet, hem de öyle bir olur ki.. mesela zaten sevdiğin birinin ressam olduğunu öğrenirsin ve daha bi çok seversin:) olur yani..
küsss 11 Ağustos 2016 Perşembe 21:05:25
Ah kınaya kınaya:(

Sanatta*
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU
11 Ağustos 2016 Perşembe 14:16:15
sanırım özgüven eksikliğimden olacak
başkaları tarafından izlenmek hiç hoşuma gitmiyor :(
utanıyorum çok ezik hissediyorum sanki bende açık bir şey bulacaklarmış gibi
mesela bi restoranta yemek yemeğe gittiğimde en kuytu yerlerdeki masalara geçerim kimse izlemesin :D konudan fazla uzaklaşmadan bir tebrik bırakıp kaçayım :D

Ayşegül AKTAĞ tarafından 8/11/2016 2:18:45 PM zamanında düzenlenmiştir.

7 cevap yazılmış Cevap Yaz


Erdinn 11 Ağustos 2016 Perşembe 15:21:58
İlginç! :))
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU 11 Ağustos 2016 Perşembe 15:51:49
Elim ayağım titredi sizden bildirim gelince :D
Erdinn 11 Ağustos 2016 Perşembe 17:30:50
Haksız da sayılmazsın; kahveyi hazırla diyecektim ama, kıyamadım. :))
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU 11 Ağustos 2016 Perşembe 17:43:01
:D gelin gelin :D:D
Erdinn 11 Ağustos 2016 Perşembe 17:46:38
Çok numaracısın! :D
Ayşegül AKDAĞ BARUTÇU 11 Ağustos 2016 Perşembe 18:08:57
valla benim de içesim geldi keyiften değil de içimden :)
Davidoff 11 Ağustos 2016 Perşembe 21:18:07
Erdinn, benim sayfamda kimseyi rahatsız etme bir daha. Canın sohbet istiyorsa, bir cafeye git, kendine ucuz bir kahve söyle. Benim okurlarım senin seviyende değiller.
Nar-ı Çiçek
11 Ağustos 2016 Perşembe 12:31:01


Önüm ardım sağım solum kendini uyanık zannedenlerle dolu.
Uyuyor gibi yapmak diye bir oyun var bile isteye zira yukarda Allah olduğunu unutanlar var. O herşeyi görüyor ve bir şekilde halloluyor konu..


Tebrikler diyorum
Selam ile..

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
11 Ağustos 2016 Perşembe 09:47:43
İnsanın çevresini gözlemlemesi,
insanlara, hayvanlara, hayatı etkileyen her objeye ve harekete karşı dikkatli olması güzel şey.
Eşimden her zaman fırça yiyorum bu alışkanlığım nedeni ile.
''İnsanlara çok dikkat etmesene!'' diyor.
Yapamıyorum yav! Alışmışım elbiselere, hareketlere, kokulara, renklere dikkat etmeye.
Küçük yerleşim yerlerinde belki de dikkat çekici oluyor bu davranışım,
çevremdekiler tarafından yadırganıyorum ama,
yine de huyumdan vazgeçmeye niyetim yok.
İşte,
bu hikaye de tam bana göreymiş.
Eşim olsa, yine fırçayı basardı ''sana ne'' diyerekten.
Güzel şey bence çevre ile içi içe, gönül gönüle olmak.
Böyle güzel hikayelere zemin hazırlıyor en azından.
Kendim yaşamış gibi oldum.
Çok güzel aktarılmış olay.

Cevap Yaz
n e. m
11 Ağustos 2016 Perşembe 00:28:05
Ajan olduğundan şüpheleniyorum ben senin zaten.:)

Tatlı ajan. ^_^

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 11 Ağustos 2016 Perşembe 00:30:44

Şiişştt, gıcırtt :)


<3
n e. m 11 Ağustos 2016 Perşembe 00:31:35
:)))

gıcırtt. <3
Afet İnce Kırat
11 Ağustos 2016 Perşembe 00:10:25
YRin buyaziyikutlayalim}

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 11 Ağustos 2016 Perşembe 00:15:35

Çok güzel bir pasta yaptım, üstüne de dondurma ımmm.

Geç kalma sakın :)
Emine UYSAL (EMİNE45)
10 Ağustos 2016 Çarşamba 20:53:40
Bazen sadece bakmak yetmiyor, baktigini da goreceksin. Onu da Davi gibi dikkatli biri yapar. Bir de uyanik tezgahtar.

Gülumsettin Davi, tebrikler.

Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 23:49:43
Teşekkür ederim Sevgili Emine Uysal.

Aynı şekilde sizlerinde baktıklarını görebilmeleri çok güzel arkadaşım.

Güzel yorumun için teşekkür ederim.

tacettin yıldırım
10 Ağustos 2016 Çarşamba 20:43:55
İLAHİ DAVİ.... BİR KELİME BİN İŞLEM.... EEEEEE KALEM KAVİ OLUNCA KURGU VIZ GELİR TIRIS GİDER HARİKAYDI SAYGILARIMLA

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 23:39:16
Bir kelime , bin işlem sözü çok güzeldi Komutanım. Sağ olun.


Mevlüt GÖZDE
10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:53:21
Oğlum ceviz ağacına kurduğum salıncakta sallanırken bahçe duvarının arkasından biri seslenerek bir bardak su istiyor, çocuk elindeki cep telefonunu salıncağa bırakarak bir "sevap işlemek" adına mutfağa gidip bir bardak su getiriyor beyefendiye. Tabi adam gittikten sonra cep telefonunun yerinde yeller esiyor. Çok geçmiyor ben eve giriyorum, oğlum "baba telefonumu bulamıyorum bir arar mısın numaramı" diyor. Numara her aramamızda meşgule düşüyor, bir süre sonra da ulaşılamıyor doğal olarak. Polisi arıyoruz, ekip geliyor ifadeler alınıyor, ardından çocuk şubeye gidip şikayetçi oluyoruz, oluyoruz da gerisi muamma malumunuz.

Maalesef bu olaylar o kadar sıradanlaştı ve hayatımıza girdi ki, gölgemizden korkar olduk.

Başkalarının da bu türden mağduriyetlere uğramaması dileklerimle paylaşmak istedim.

Saygılarımla...




Mevlüt GÖZDE tarafından 8/11/2016 12:51:35 PM zamanında düzenlenmiştir.

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 15:08:54
Bunlar çok çirkin şeyler ama ne yazık ki sadece bizim ülkemizde değil, dünyanın neresine giderseniz gidin başımıza geliyor. En güzeli ucuz telefon kullanacaksınız.

Geçen gün ne oldu mesela; benim evime bir temizlikçi geliyor. Telefonu çaldı, baktım kullandığı telefonuna güldüm.

Sonra kendi telefonumu gösterdim.

-Aaa dedi sen bu telefonu mu kullanıyorsun abla.
-Neden kullanmıyayım ki? Her şey var, net dersen var, watsap var. Hava atmak için milyonları harcamak gerekiyorsa milletin evine temizliğe mi gitmek gerek?


Mevlüt GÖZDE 10 Ağustos 2016 Çarşamba 15:15:38
Evet çok haklısınız ucuz telefon konusunda. Emniyetteki polisler de aynı tavsiyede bulunmuşlardı bize.

Mevlüt GÖZDE 17 Ağustos 2016 Çarşamba 13:26:32
Bir yazısında “… manyak bir Çinli ….” Derken, yazar tüm Çinlileri manyak olmakla mı damgalamış olur acaba? Başka bir yazısında “ … epey alkol, esrar… alıp televizyon karşısında içmekten bahseden biri alkol, ve esrar tüketimini özendirerek, övmüş ve bir insanlık suçu işlemiş , “… Anadolu insanlarının gözünde onursuz ….” Derken tüm Anadolu insanlarının ülkelerine sığınan mazlum bir halkı “onursuzlukla” itham etmiş olduğu iddiasında bulunmuş ve damgalamış mı sayılmalıdır?
Yazımda “ırk” vurgusu olmadığı gibi, “bir milliyeti damgalama” maksadı da yoktur. Olay münferittir ve tek kişiden bahsedilmiştir, genelleme yapılmamıştır. Burada, su bahanesiyle aldatılan bir çocuğun telefonunun çalınması karşısında, insanlara karşı duyduğu saf, merhamet duygusunun çalınmasınadır asıl vurgu. Hırsızın muhtemel uyruğunun belirtilmesi hangi gerekçeyle ırkçı bir söylem sayılabilir ve bir milliyeti damgalama sonucunu doğurabilir. Paylaştığım gerçekten yaşanmış ve emniyet kayıtlarına geçmiş hırsızlık olayından sayfasına konuk olduğum Sayın Yazar ve diğer konukları böyle bir anlam çıkartmadığına göre, sadece iki yorumcunun ısrarla konuyu “ırkçılık söylemi” ve “bir milliyetin damgalanması” bağlamında ele alması düşündürücüdür.
Bu mantıkla, televizyon kanallarındaki ve gazete yazılarındaki “… uyruklu … kaçak”, “…. Uyruklu … hırsız yakalandı..” gibi haberleri yazan ve haber yapanların “ ırkçı birer söylemde” bulunmuş ve “ bir milliyeti haberler kanalıyla damgalamış” sayılması gerekmez miydi?
Davidoff, öyküleri ve şiirleriyle en çok okuduğum saygın ve seçkin bir kalemdir. Ve sayfası her zaman her türlü polemiklere kapalı olmuştur. Söz hakkımı kullandığım için beni anlayışla karşılayacağına olan inancımla, saygılarımı sunuyor, bu kadar yer kapladığım için de özür diliyorum.
Bedri Tokul
10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:25:13
"Gıcırt" sesi ancak ustasının elinde böyle anlam bulur işte...
Kaleminizden öptüm Can Bacı :
"Mucuk...Mucuk..."

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:53:28
Teşekkür ederim Bedri Abim.

Gerçi bizim kalem yazmaya yazmaya pas tutmaya başladı inanın.

Kemnur
10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:19:24
Uzun aradan sonra bir gıcırt sesi duydum, geldim, okudum ve de güldüm ağlanacak vaziyetlere...Sevgili Davi, on puanımı tıklamak için çıkıyorum yorumdan, ama özlettiğin için sitemlerimi de bırakarak...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:50:49

Kemnur Abim, İstanbul'da olduğum süre mutlaka yazıları takip ediyor ve yorum yapıyorum emin olun. Hatta mümkün mertebe yazı da yazmaya gayret ediyorum. Kızmayın lütfen.

GÜLDESTE
10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:06:36
Gerçekten ilgimi çekti harika bir anlatım okurken sanki gözümde canladı harikasın gönülden kutluyorum sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:41:45

Güldeste'm, senin gibi değerli arkadaşlarımın beğenileri, benim için her zaman önemlidir.

Sağ ol.

Erdinn
10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:01:52
Her caddeye ve sokağa sizden bir tane lazım. :)

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:38:00

Valla Erdinn kardeş bak bunu doğru dedin :)

Teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
Erdinn 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:41:30
Rica ederim abla! ne demek? :)
olricx
10 Ağustos 2016 Çarşamba 12:53:18
çalma hastalığı olan birini tanımıştım. bakımlı, şık giyimli biri, yani, suç üstü yakalasanız "olur mu canım, bu tip yapmaz öyle şey" dersiniz. adam dayanamıyordu, çaldıkları ufak tefek şeyler de olsa çalıyodu işte.


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:35:01
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim Değerli Kalem Dostum.

Sağ olun.
glenay
10 Ağustos 2016 Çarşamba 12:26:52
Böyleleri çoktur belki de.

Sizin anınıza benzer bir anım var benim de.

Bir markette alış veriş ediyordum. Üst katta bir şeylere bakıp seçip alıyordum.
Bu sırada gözüme sinsi bir şekilde raflara yaklaşıp kucağında kacaklayarak tuttuğu
küçük bir poşete sanıyorum Suriyeli bir kadının' onlar kücük başlı, genellikle esmer oluyorlar'
poşete oradaki ürünleri usulca poşete attığını gördüm. Kadını takip ettim hızlı adımlarla merdivenlerden
inip kapıdan çıkıp uzaklaştı. Ben arkasından ininceye kadar çoktan uzaklaşmıştı.

tebrikler,
güzel bir anlatımdı.

sevgiler..

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:32:23
Sonuna bir ekleme yaptım, mutlaka okuyun glenay.

Teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
glenay 10 Ağustos 2016 Çarşamba 14:42:11
Teşekkürler.. okuyacağım..
glenay 10 Ağustos 2016 Çarşamba 19:06:19
Bu benim gördüğüm Suriyelilerin tasviri. Hırsız kadın da böyleydi.

Buraya yıllar önce yerleşmiş Suriyeli bir komşumuz var. Onun da başı
bizlerin başına göre küçük ama o kumral.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.