Davidoff
113 şiiri ve 222 yazısı kayıtlı Takip Et

Hayat ağacı selin kutucular



HAYAT AĞACI Selin Kutucular

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 24.3.2016 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.


HAYAT AĞACI

Selin Kutucular

Yüzündeki gülümse miydi bilmiyorum, yoksa gerçekten o geçmişine olan sevgi ve bağlılığı mıydı yemeklerini o kadar tatlı ve güzel yapan.

Bana sorarsanız önce yüreği. . .
Bir insanı da, çevresine güzellik veren yüreği değil midir?

Onu ilk izlediğimde Büyükada’ya bir gemi yanaşmıştı. Oysaki ben bir yemek programı bekliyordum. Az daha elimdeki kumandayı başka bir kanal ile değiştiriyordum ki içinden Selin Kutucular indi. Adanın çok güzel tarihi bir konağına girdi. Bu anlattıklarımı yönetmen kısa mesafeli ve yine çok güzel çekimlerle izleyicilere yansıtmıştı. İzlemeden geçilmiyordu. Elimde kumanda ile oturduğum yerde çakılı kaldım.

Konuşmasına başladığı an, o konağın dede yadigarı olduğu anlatmaya başladı. Dede yadigarı. Farkındaydım, onun için değerler çok önemliydi. Önem verilmeliydi. (Anlattığı her cümlede, dokunduğu her şey de.)

-Ben bu yemeği annemden öğrendim, o da annesi ile bir babasından. Dedem de çok iyi bir aşçıymış.

Diye başladı yapacağı yemeği anlatmaya. Fakat annesi hep dermiş ki, annesi ondan daha iyi yaparmış o yemeği. Tabi, ne de olsa anne eli. Şimdi Selin Hanıma sorsalar eminim o da der ki annem benden daha iyi yapar. Sonra bütün yemekleri bitirip konağın bahçesinde bir masa açtı ki. . .! Sormayın sanki bütün aile hep beraberlerdi.

Masanın başköşesinde dedeyi oturttu. Galiba Selin Kutucular o zamanlar yaramaz mıymış ne, gitti kendi sandalyesini dedenin tam yanına oturdu ki dede ona sahip çıksın diye. Ben yemeklerin görselliğini falan unuttum bir an da inanın. O an en çok hoşuma giden aralarında unutulmayan sevgi, saygı ve programın adı “Hayat Ağacı” oldu.

Hadi şimdi gelelim Selin Kutucular’ın yapmış olduğu ikinci güzelliğe.

Siz olsanız; “Soğanların bile pembeleşinceye kadar pişirildiği bir dünyada görmeyen birine yemek yapmayı nasıl anlatırdınız?” O halde hep beraber okuyalım:

Görme engelli amatör aşçıları programına konuk etmekle başladı. “Hayata Dokun.” Adlı bu programı özellikle izlemenizi isterim. Yine o aşçılardan yukarı da fotoğrafını gördüğünüz, Kürşat Ceylan’ın konuk olduğu, görme özürlü kardeşimiz Kürşat Ceylan bizlere “ Soğanlı Palamut “ tarifi verdi.

Nasıl mı? Tabi ki dokunarak. . .

((Yemek tarifi orijinal değildir, sadece aklımda kalanlardır.)) İnce ince doğradığınız soğanlarınızı pembeleşinceye kadar kavurun. ((Pembe)) Pembe ne renk diye soramıyor insan, çünkü öyle güzel gülüyor ki. Biz pembeyi görüyoruz, ya pembe, o bizi görüyor mu?
Soğanlar hafif karamelize renk alınca ateşin altını kapatın. Gümmm. Diye bir ses. Duyar gibiyim. Sonra o balığın devamını anlatıyor. Ben mutfağa gidiyorum. Gözlerimi kapatıp herhangi bir yemek yapmayı deniyorum. İlk önce elimin tersiyle tuz kavanozunu deviriyorum. Sonra dönüp yeniden ekrana bakıyorum. Öylesine neş’e dolu ki.

Sonra. . .

Utandım. Sonra bakıp da görmeyi bilmediğimiz her şeyden.

Pembeden.

Sarıdan.

Maviden.

Yeşilden.

. . .

Davidoff / 23 / 03 / 2016


Beğen

Davidoff
Kayıt Tarihi:23 Mart 2016 Çarşamba 01:23:49

HAYAT AĞACI SELIN KUTUCULAR YAZISI'NA YORUM YAP
"HAYAT AĞACI Selin Kutucular" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Bedri Tokul
5 Nisan 2016 Salı 00:32:40
Sen güzelliği bulamazsan güzellik seni buluyor.
Bu güzel yazı benim defterden zorunlu ayrı kaldığım günlerde yayınlanmış demek ki!
İşte çıktı karşıma.
Yüreğim duygulandı, beynim tatlandı.
Sağ ol kardeşim.
Selam ve Saygılarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 6 Nisan 2016 Çarşamba 21:41:35

Başka bir konu olsaydı kimsenin okuması çok önemli değil derdim.

Ama bu yazı ve bunun gibi yazıları ne kadar çok kişi okursa o kadar önemlidir. Okuyun, okutun ve yazın isterim. Geç ya da erken hiç önemli değil.

Teşekkür ederim.
AYSE 09
4 Nisan 2016 Pazartesi 18:50:28
yine güzel bir öyküydü
kutlarım saygım sevgilerle

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 6 Nisan 2016 Çarşamba 21:35:26


Hoş geldiniz Ayşe Sultan.

Beğeniniz için çok teşekkür ederim.
AYSE 09 6 Nisan 2016 Çarşamba 22:15:14
oyy nasıl beyenmem sen yazarsında
glenay
31 Mart 2016 Perşembe 13:30:55
Öykü daha devam edecek derken bitti ama
anlatılmak isten anlatılmıştı.

Görmeyen bir kişinin nasıl yemek pişirdiğini düşünüyorum.
Her halde göz kararı, yani el ve zaman kararı diyeyim.

Öyküyü okuyayım derken hep gözüm ondayken kaçırdım.
Yorumlarda David of ismini görünce geldim :)

tebrikler,

sevgiyle..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 6 Nisan 2016 Çarşamba 21:34:24

Teşekkür ederim Sevgili Glenay.

Sağ ol arkadaşım.
su_misali(Gülhun Ertilav)
25 Mart 2016 Cuma 23:51:23

"sahi, renkler nasıl anlatılır ki"

çok güzeldi öykü satıcısı :)

güne ve yerine çok yakışmış

kutlarım

sevgilerimle



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 22:16:38

Bu sorunun cevabı gök kuşağında. . .!


Emine UYSAL (EMİNE45)
25 Mart 2016 Cuma 22:33:25
Ne güzel bir anlatım sevgili Davi, utanacağımız o kadar çok şey var ki, en başta şükürden aciz olduğumuz için utanmalıyız.

Bakmakla görmek arasindaki farkı çok güzel anlatmışsın.

Tebrik ederim, sevgilerimle.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 22:19:06

Çok Teşekkür ederim Emine Hanım.

çöldeki kelebek
25 Mart 2016 Cuma 12:40:39
Bir çok filitreden geçip ekrandan yansıyan bir programı bile gönül gözüyle gören yaşayan ve anlatan
biri canlı yaşanmışlıkları insanları olayları durum ve halleri tüm beyazlığı karanlığı pembeliği kırmızılığı görür.. Ondan saklanılamaz.

Takdirlerimi bırakarak
Çok sevgiler beyaz gözüm

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 22:22:42

Gözün bile göremediği en ince filtre, yürektedir.

Teşekkür ederim, yüzümün ve yüreğimin diğer yarısı.


mymartin
24 Mart 2016 Perşembe 19:51:53
Hayata dokunmayı bilenler,hayatın tek düzeliğinden bizi alıp çıkartırlar, başka renklerin başka tatların varlığından bizi haberdar ederler, tıpkı sizin gibi.

Görüp te bakmayı bilmeyenler ısrarla bu sarı diyenler bir yana ama renklerin tadına varmak isteyenlere küçük bir ışık gerekir bazen.Bu güzel bir ses, güzel bir yazı olur bazen.

Bakıp da gören gözünüze sağlık. Sevgiyle......


mymartin tarafından 3/24/2016 7:56:26 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 22:40:43

Hep birlikte görmek dileklerimle.


Teşekkür ederim.

Kemnur
24 Mart 2016 Perşembe 16:10:36
Sevgili Davi, anlattığın şahsı da, programı da tanımışlığım/izlemişliğim yoktu. Sinema kanallarından ve futbol maçlarından başka bir şey seyretmemenin normal sonucu... Sen yazınca tanıştık ve çok düşündük. Kalemine , yüreğine sağlık. Saygıyla

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:00:27

Şu erkek milletine sesleniyorum. "Dünya Yeşil Sahaların içindeki bir topun üstünde dönmüyor."

Kendinize gelin bu da bir oyun: Yirmi iki oyuncu ve siz.

Ama hiç bir oyundan sonra sizin alkışlarınızdan veya hayal kırıklıklarınız bahseden yok.

Oysa o sahalarda yıllardır en çok yıpranan kim? Etrafına bakmadan sadece topu izleyen kim? Kim bilir kaç top eskitti o gözler desem. . .

Ya da kaç fırtına, kaç kez yağmur yağdı, farkında mısınız?

O arada görme özürlü bir amatör aşçı bir tv.de çıkmış palamut buğulama yapıyor. Tabi ki göremezsiniz. Ben sadece size değil, eşime, babama, oğluma bütün kendisini 42.dk. da kalecinin topu kurtarması ile çayını bile farkında olmadan çay kaşığı ile içebilenlere kızıyorum kemnur abi.

Başka ne diyebilir ki.


Kemnur 27 Mart 2016 Pazar 02:08:57
şu erkek milletinin köküne kibrit suyu, der eşim sık sık, sırf senin gibi düşündüğünden... napayım, paralı kanala lig tv ve sinema kanalları için dünyanın parasını ödüyorum, boşa gitmesin... yazındaki içeriğe ilgisiz deyilim ama kötü bir izleyiciyim ne yazık ki... haklısın! eşimle birlikte haklısınız! ama alacağınız yok... :) yani bizi değiştiremezsiniz... can çıkar, huy çıkmaz dememişler mi?


Nar-ı Çiçek
24 Mart 2016 Perşembe 15:44:26


Bakmak ve görmek ayri seylerdir, bunu anlatisin ise apayri..

izledgim belli basli programlar var, kütüphaneler, tarih ve belgeseller gibi..

gülümsedim,
bazen kalpler ayni programda da habersizce birlesiyormus diye.

Sevgiler güzel yüregine..

Tebriklerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:03:01

Teşekkür ederim Nar çiçeğim.


Sevgilerimle.

Gülüm Çamlısoy
24 Mart 2016 Perşembe 13:42:33
Kaleminizin farkını hissetmemek mümkün mü değerli yazarım...
Can-ı gönülden kutluyorum.
Sevgimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:04:24


Can-ı gönülden tebriklerimle Gülüm.



Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
levent taner
24 Mart 2016 Perşembe 12:02:32
"Hayat Ağacı" başlığı ilk elde 80'lerin bir gençlik dizisini hatırlattı bana
Kelly Rutherford'un canlandırdığı Sam karakteri, hey gidi!

Kuşkusuz sizin andığınız "Hayat Ağacı" çok daha lezzetli, nefasetli
Hayatın her alanında ne kadar meziyetli de olsanız, böbürlenmeyen, belirli bir hiyerarşiye riayet eden saygı, sevgi kavramı insanı manevi planda güçlü kılar her daim
Elbette annem babam benden çok daha değer ifade eder ve hatta güzide insanlar asıl onlardır

Görmeyen birine bir şeyi anlatmak dedinizde aklıma meşhur besteci Beethoven'e atfedilen bir örnek geldi
Ünlü müzisyen anlatıldığına göre doğuştan sağır olmamakla beraber kulakları giderek artan biçimde duymuyor, günün birinde gözleri görmeyen bir genç kızla karşılaşır ve ona benden senin için bir şey iste der, genç kız: bana ay ışığını anlatır mısınız deyince o ortamda bulunan piyanonun başına geçerek ünlü eserini besteler, "Ay Işığı Sonatı"
Kuşkusuz bir yoksunluğun bir başka yoksunluğa tercüman olabilmesi bağlamında da enteresan olmalıdır


Nihayet
Güne gelen yüreğe, emeğe, kaleme, kelama selam ve saygılarımla hanımefendi...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:13:59

Beethoven'ın Dünyaca meşhur, "Ay Işığı Sonatı."

Nedeni ve niçini.
Anlatımınız ve yazımla ilgili benzetmeniz güzeldi Sn. Taner.

Bunlar sadece bildiklerimizden meşhur olanları. Ya bilmediklerimiz?

Onları kimler ortaya çıkaracak? Yoksa hep perdenin arkasında mı kalacaklar.

Teşekkür ederim.

Maide Özgüç
24 Mart 2016 Perşembe 11:16:26
bu gözle izleyemediğimden utandım :)
muhteşem bir yazıydı/ hiç bir yemek programı bunca etkilememiştir kimseyi
tebrik ediyorum çok
selin kutucuları görünce yazınızı hatırlayacağım sanırım hep
harika! çok teşekkürler bizimle paylaştığınız için

sevgiler kocaman

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:19:51

Utanacak hiç bir şey yok aslında.

Hani bir el işareti var hepimiz bilir ve yaparız. Şık diye bir ses çıkar.

Bazı yazılar da tıpkı ona benzer.


"ŞIKKK. . ."





lacivertiğnedenlik
23 Mart 2016 Çarşamba 22:17:47
sanırım senin başka boyutta izlemen dikkatimi çekti. bakmak ve görmek..

'' pembe ne renk diye soramıyor insan.'

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:22:51

"Koyu olmayan" Pembe işte, bildiğin.

Hava gibi.
İpekyildiz
23 Mart 2016 Çarşamba 14:34:17
Ne tesadüf ki yayını saatinde izleyemesem bile sonradan muhakkak izlediğim bir programdan bahsetmiş olmanız beni çok mutlu etti. Hayat enerjisi yüksek olan ve bunu çevresindekilere yayan insanlara bayılıyorum. Selin hanım da öyle biri bence. Ve sizin yazılarınızda hep bana aynı etkiyi göstermekte.

Geçenlerde gözümü kapatıp yemek yapmaya değil( çünkü cesaret edemedim) sadece su koymaya çalıştım. Sonuç mu her yer göl oldu...sonra kulaklarımı tıkayıp ezbere bildiğim melodiyi piyanoda çalmayı denedim ve bu arada da kaydettim; sonuç pek fena değildi. Bunları düşünmeme denememe sebepte elimizdekilerle neler yapabiliriz ya da neler yapmıyoruzu sorgulamaktı.ben kendime de 10 yaşındaki kızıma da ders verdim bence çünkü beni gördükten sonra o halimle piyano derslerine de daha sıkı sarıldı, kendisi suyunu almaya da başladı. Hayata uzak kalmamak gerek , yapabileceklerimizi de ertelememek.

Teşekkürler yazı için

Sevgilerimle

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:24:25

Çok güzeldi :)

Teşekkür ederim İpek Hanım.
Umut Kaygısız
23 Mart 2016 Çarşamba 14:16:23
Final cümleleri her zamanki gibi... Bir kaç makas darbesi ama vücuda değil, ruhumuzu güzel göstermeye yönelik..

Tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:26:28

Teşekkür ederim beğeni için.

Sağ olun.
Semiray Sezgin Daylan
23 Mart 2016 Çarşamba 13:51:32
Selamlar hanımefendi,yazınızda öyle bir lezzet vardı ki ;yorum yapmadan geçemedim.Büyük adanın lezzeti ile aile olmanın güzelliği,yemek yaparken yapan hanımefendinin içtenliği ve renklerin hoş armonisi hepsi yazının içinde öylesine sarmaş dolaş olmuş ki tadından geçilmiyor.
Ustalıkla harmanladığınız bu lezzetleri hoş bir nesirle bizimle paylaşmanız güzel bir paylaşım olmuş.
Kaleminiz hiç susmasın.Esenlikler diliyorum efendim...saygılar,selamlar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 26 Mart 2016 Cumartesi 23:28:16

Güzel yorumunuz, beğeniniz için sağ olun Semiray Emre.

Teşekkür ederim.
Fatih Aydemir
23 Mart 2016 Çarşamba 02:43:12
Ders niteliğinde bir final oysa birçoğumuz değil soğanlı herhangi bir yemek yapmayı bir omlet yapmayı bile bilmeyiz.


Özellikle bayan kardeşlerimizin ilgi ile okuyacağı bir nesir...
not; Fakat yazının arka fon rengi biraz göz alıyor mat olsa daha iyi gibi olur sanki. ☺


tebessüm ile değerli insan

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Davidoff 23 Mart 2016 Çarşamba 08:26:00

Unutmayalım Xanthi, bugün dünyada ve tabi ki ülkemizdeki gurmelerin, aşçıların büyük bir çoğu beylerden oluşmaktadır.

Fon değişimi fikri için çok teşekkür ederim.

Sağ olun.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.