mhrcck
127 şiiri ve 25 yazısı kayıtlı Takip Et

Mor beyaz



Saha betonu birleşim aralığında hayat bulup yeşeren fide, ofisime her giriş çıkışımda, sanki beni bu daracık beton aralığından kurtar, toprağa suya ihtiyacım var cılız kaldım gelişemiyorum der gibiydi. Önünden her geçişimde bu sesi duyar gibi oluyordum.

İçinde bulunduğumuz mevsim onu yerinden başka bir yere taşımaya müsait değildi. Onu bulunduğu yerden uygun zamanda kurtarmayı kafama koymuştum. Geçici olarak etrafının toprakla beslenip sulanması için serviste çalışan işçilere, etrafında ki betonun kırılarak genişletilmesini toprakla doldurulmasını söyledim.

O gün itina ile gövdesi etrafının betonu kırılarak yamyassı olan gövdesi rahata kavuşturuldu. Kırılan betonun yerine toprak doldurularak sallanmasın diye de gövdesi iyice sıkıştırıldı. Çıtalarla çevresi koruma altına alındı. Hafif esen rüzgarda rahatlığa kavuşmanın mutluluğuyla yerinde efil efil sallanıyordu. O yaz su ve gübre takviyesi ile gözle görülür gelişme kaydetti.

Bir yıl sonra;

Nisan başında fide yerinden sökülerek. Fabrika yemekhane yolu arasında, bordür taşları ile çevrili refüje dikildi artık gözümüz üzerindeydi.

Galiba rüzgarın sürükleyip getirdiği, yada her hangi bir kuşun düşürdüğü dut taneciğinden meydana gelen bu cılız dut fidesi, öyle toprağı suyu bol, bahçıvan gözetiminde gelişip meyve vermesi için bırakıldı.

O yıl sonunda servis işçilerinden biri, aşı zamanı olduğunu fidenin aşılanmasının gerekli olduğunu, müsaade edilirse iyi cins filiz ile aşılayabileceğini söyledi. O hafta sonu köyünden getirdiği iki adet dut filizini ayrı ayrı dallara aşıladı. Aşılardan birinin mor diğerinin beyaz dut vereceğini söyledi.

Bir yıl sonra bahar geldiğinde yapılan aşıların tuttuğunu gördük. Gövdesinden yükselen dallar, yaz boyunca gelişip serpildiler. Bir kaç yıl sonra mor, beyaz dut vereceğe benziyordu. Yaz boyunca gövdesi ile dallarının güçlendiği görülüyordu. O yılın sonbaharında tayinim çıktı ve oradan istemeyerek ayrılmak zorunda kaldım.

Beş sonra;

Emekli olalı bir yıl olmuştu aylardan haziran ortalarıydı. Tayin nedeni ile ayrılmış olduğum iş yerini görmek geldi içimden. Gittim ancak, tanıdıklarım ya tayin nedeni ile ya da emekli olmuşlardı. Orada bulunan memurlardan bir kaçını gıyaben tanıyordum, ama onlar beni tanımışlardı. Saat gündüz on iki suları yemek vaktiydi, rahatsız etmemek için onlardan müsaade istedim. Yemek vakti gitmek olur mu yemeğimizi beraber yiyeceğiz dediler. Yemek salonu birinci kattaydı. Fabrikaya bakan cam kenarında bizim için hazırlanan masaya oturduk. Gözüm bir an camekandan dışarı takıldı. Refüjden yemekhane camekanına yani bize doğru uzanan dala takıldı. Dal üzerinde hafiften sallanırken bir eliyle topladığını kovaya koyarken diğer eliyle dalı kavrayan biri dikkatimi çekti.

Yemeğimizi yedikten sonra, garsonlar masayı temizleyip yeni servis açtılar. Yemekhane şefi elindeki kaseden tabağımıza mor ve beyaz karışımı dut servis etti. Masada sözü dinlenen kıdemli memur, ürün kendi ürünümüzdür, biraz önce gördüğünüz gibi dalından toplandı. Lütfen buyurun dedi. Dutlar hem tatlı hem de mis gibi kokuyorlardı afiyetle yedik. Tebessüm ederek, ağacı dikenin, dikilmesine sebep olanın geçmişlerine rahmet diliyorum dedi. amin dedim.Yemek sonrası mesai saati yaklaşmıştı, yemek için teşekkür ederek yanlarından ayrıldım.

Anılarımı tazelemek dut ağacımı yerinde görmek için refüje doğru yürüdüm. Zaten geliş nedenlerimden biri de eski dostumu görmekti, gittim ve gövdesine yaslandım. Geride kalan o hüzünlü günlerini anımsarken bu gününün mutluluğunu yaşarken gölgesinde bir müddet soluklandım.

Bir an başımı yukarı kaldırdığımda, dut ağacımın suya, toprağa, güneşe ve özgürlüğe kavuşmuş olmanın mutluluğunu yaşadığını hissettim. Atlas yeşili canlı ve parlak yaprakları arasından sızan ışığın şavkında iri, mor ve beyaz dutlar sanki hakkındır ye bizi der gibi gülümsüyorlardı. 050216mcicek

Beğen

mhrcck
Kayıt Tarihi:6 Şubat 2016 Cumartesi 19:21:35

MOR BEYAZ YAZISI'NA YORUM YAP
"Mor Beyaz" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Oya gedik
6 Şubat 2016 Cumartesi 19:41:33
Gittiğimde işçiler atölyelerine dönmüş iş başı yapmışlardı kimsecikler yoktu. Çok özlenen sevgiliye kavuşurcasına gövdesine sarılıp derin bir nefes alarak gölgesinde bir müddet soluklandım. Gözlerim söküldüğü gün döktüğümüz yama betonda takılı kaldı, mutluydum.

Bende Sayın yazarımız bu anlam dolu doğa sevginizi ve merhametinizi okurken mutlu tebessümlerle okudum, bitmesini de istemedim. İsterim ki,bu yazınızın seçki alması, öyle güzel bir örnek ki, böyle güzel insanlarımızın çoğalması temennisiyle...

Kutluyorum kalben bu güzelliği...


Saygılarımı bıraktım...

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


mhrcck 6 Şubat 2016 Cumartesi 22:36:47
Sayın gedik, güzel olymlu yorumunuz beni sevindirdi. Teşekkür ederim.


mhrcck 6 Şubat 2016 Cumartesi 22:36:49
Sayın gedik, güzel olymlu yorumunuz beni sevindirdi. Teşekkür ederim.


Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.