tacettin yıldırım
69 şiiri ve 86 yazısı kayıtlı Takip Et

Hoş geldin aşık baba



HOŞ GELDİN AŞIK BABA

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 22.3.2014 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

2010 YILINDA YAYINLADIĞIM BU YAZIMI BÜYÜK OZAN İÇİN BİR DAHA YAYINLIYORUM SAYGILARIMLA

Evliya çelebi seyahatnamesinde: Çok şiddetli kıştı, bir kedi
damdan dama atlarken havada dondu, kaldı. Kışa sormuşlar,
Nerelisin diye kış da aslen Erzurum’ luyum ama Sivas’ta oturuyorum demiş. Kasabanın yaşlıları böyle bir kış görmedik
diyordu.
Şarkışla tarihinin en acımasız kışını yaşıyor. Sivas ve Kayseri nin tam ortasında tüm yolları kapalı. Dünya ile iletişimi kopuk. Şehir suyu donmuş. Karları eriterek su elde ediyoruz. Meyve yok, sebze yok. Elektrikler kesik. Tecrit edilmiş gibiyiz. Mesai radara çıkamıyor.
Nöbetçi arkadaşların ihtiyaçları, Diyarbakır’dan
gelen helikopterlerle havadan radara atılarak karşılanıyordu. Bir yokluk ki sorma.
Kasabada herkes istediğini değil bulduğunu alıyor.
Hasta olanın, vay haline.
Tüm hizmetlere kara kış ambargo koymuş. Merkez komutanlığında nöbetçiyim.
Kısa dalga polis radyosundan sesi bir alçalıp bir yükselen şarkıları dinliyorum. Dışarıda kutup soğukları, nöbetler yarım saatte bir değişiyor. Nizamiye görevlisi odama girip,
“ Komutanım birileri sizi görmek istiyor”
“ Kimmiş”
“ Tanıyor gibiyim ama”
“Gelsinler oğlum”
Sıcak odaya iki kişi giriyor. Tanıyorum Âşık Veysel ve oğlu
“Oooo buyur âşık baba hoş geldin hayrola bu kış kıyamette”
Tokalaşırken elim iki ellerinin arasında,
“ Sorma evlat ameliyat oldum. Ankara’dan, Sivas a oradan Hanlı köyüne kızakla da buraya geldim. Köyüme gideceğim”
Elleri buz, yüzü sapsarı
“ Otur baba sıcak bir şeyler ikram edeyim açmısın”
“ Sağ ol evlat beni köyüme götürün başka bir şey istemem”
“ Dur hele komutana haber vereyim misafirimiz ol”
Postayı çağırıp karınlarını doyuruyorum.
Sobaya yakın oturmak çok hoşuna gitti. Sohbet ettik. İkram ettiğim votkayı keyifle içti. Isınmış çokta rahatlamıştı.
“ Evlat sen buraların çocuğusun sesinden anladım”
“ Evet, âşık baba Sivaslıyım. Zara kazasından” Çok şaşırmıştım.
Durumu komutana telefonla kısaca anlattım. Hemen geldi. Makam odasındayız. Âşık yan taraf odada.
“ Tacettin tüm yollar kapalı mesai çıkamıyor”
“Evet, komutanım biliyorum ama bende kendisine durumu
Anlattım, çok istiyor köyüne gitmeyi”
“Allah, Allah onu birkaç gün misafir edelim”
“ Ameliyat olmuş bir an evvel köyümde, köyüm diyor”
Geldiği yerlerde çok ısrar etmişler kalmamış”
“ Hay Allah çattık desene”
“ Köyü ne kadar uzaklıkta”
“Yirmi dört kilometre”
“ Şaşırdım kaldım. Bu iş risklide”
“Haklısınız komutanım. Ama bu kişi Aşık Veysel bütün dünya bu adamı tanıyor kafası atar.
Bir şiir yazarsa, bizi elaleme reklam eder”
Bu sözüm komutanı endişelendirmişti. Kararsızlığı gitmiş. Birazda rahatlamıştı.
“Offf hadi yanına gidelim”
Karşılıklı sohbetleri devam ederken komutan tamam demişti. Bende kar makinesi şoförü, Cücük ustayı çağırtıp, ậşığı götüreceğimiz arabanın kontrollerine nezaret ediyordum. Tüm hazırlıklarımız tamamdı. Yanıma votka aldım.
Termosa’da çay doldurdum. Vedalaştıktan sonra komutanımız
“ Tacettin köye varınca beni ara, hemen dönün telsizde bizzat ben olacağım”
“ Emredersiniz komutanım”
Kar makinesi büyük bir gürültüyle çalışıp hareket etti. Ben aşık, oğlu ve şoförümüz onu takip ediyoruz. Bir tipi ki sorma göz, gözü görmüyor. Etrafımızda hiçbir canlı yok. Cam silecekleri yetişmiyor. İnip elle temizliyoruz. Karları önden alıp yüz, yüzeli metre ileriye savuran büyük kar dozerini çok yakından takip ediyor, biraz geride kalırsak amansız tipi yolu tekrar kapatıyordu.
Doldurduğum votkayı bir dikişte içen aşığa merakla,
“Âşık baba hayat hikâyeni birde senden dinleyelim.
Kendini yormadan anlat yolumuz çok uzun sürecek gibi”
Unutamadığım o eşsiz ses tonuyla anlatmaya başladı. Küçükken çiçek hastalığa yakalandığını, ölümlerden döndüğünü, bir gözünü kaybettiğini, diğer gözünün babasının kendisi için yaptığı ağaçtan
oyuncağı almak isterken sivri çubuğun batmasıyla kaybettiğini, çok yoksulluk çektiğini, üç telli sazını, Atatürk için yazdığı bir destanı bizzat kendisinin okuyup sunmak istediğini, ama bir türlü nasip olmadığını, askerlik yapamadığı için çok üzüldüğünü, renklerden bir tek kırmızıyı hatırladığını, yeşili hissettiğini, kendisini bırakıp kaçan hanımını, Sivas lisesi müdürü ünlü yazar Ahmet Kutsi Tecer’i, köy enstitüleri kurucusu
Hasan Ali Yücel’i ve onlardan büyük yardımlar gördüğünü, bakanlar kurulu kararıyla 1965 yılından beri güzel Türkçe’mize birlik ve beraberliğimize katkılarından dolayı, 500 lira maaş bağlandığını, köyüne yol, su, elektrik getirttiğini anlattı.
Bir dünya devi ile yan yanaydım. Çiçek hastalığından dolayı yüzünde, oluşmuş sayısız nokta büyüklüğündeki çukurları, kırış, kırış alnının altındaki görmeyen gözleri, aşığa ayrı bir gizem veriyor. Fötr şapkada bir başka duruyordu. Büyük ozan diliyle söylüyor. Yüreğiyle görüyordu. Hiçbir eğitim almamış. Kızılırmak gibi, coşup gönüllere çağlayarak akmıştı. Can kulağı ile dinlerken bir bardak votka daha verdim. Kızaran yüzüne neşe dolmuştu.

İlk ölen çocuğunun acısını hala unutamadığını, buruk bir ses tonuyla anlattı. Çok emeği geçen ellerinden tutup yıllarca gezdiren ablasından bahsederken sesi minnet ve şükran doluydu. Beni tanrı kör etti ama dünya ya da tanıttı derken çok mutluydu. Sevdim mi her şeyi görürsün ben en çokta toprak kokusunu seviyorum demişti.
Tüm şiirlerinde doğayı insan sevgisini işlemiş hiç bir akımın tarafında olmamıştı. Yirmi dört kilometreyi kazasız belasız dört buçuk saatte almıştık. Aşığın köyünde bir bayram havası vardı.
Epey uğraşılardan sonra köye geldiğimizi komutana telsizle ilettim. Geç olduğu için sabah gelin demişti. Bir eşi daha yaşanamayacak kadar muhteşem bir gece geçirdik. Tüm köy oradaydı. Saz çaldı. Türkü söyledi. Şiirlerinden okudu. Geç vakitlere kadar sohbet ettik. Çift döşekli yün yataklarda sabun kokan yorganlarda yattık. Tadını unutamadığımız köy kahvaltısını yapıp vedalaşırken elini öpmek istedim. Müsaade etmedi. İki elleriyle yanaklarımı okşayıp alnımdan öpmüştü. O, Günden beri nerede Âşık Veysel’le ilgili bir sohbet olsa kendimde bir ayrıcalık hissederim.
Bir gün Kayseri’ den, Sivas’ a giderseniz Şarkışla’ dan geçeceksiniz. Büyük ozan Aşık Veysel’ in köyü
Sivri alana gidiniz, müze olarak düzenlenen yaşadığı evi ziyaret ederken, aşığın size baktığını, üç telli sazının sesini ve büyük ozanın kokusunu duyar gibi olursunuz. Ruhun şad olsun koca ozan. 21 Mart 1973 Aşık Veysel’in ölüm yıldönümüdür.

TACETTİN YILDIRIM


Beğen

tacettin yıldırım
Kayıt Tarihi:21 Mart 2014 Cuma 08:25:50

HOŞ GELDİN AŞIK BABA YAZISI'NA YORUM YAP
"HOŞ GELDİN AŞIK BABA" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
GÜLDESTE
22 Mart 2016 Salı 20:38:39
hayırlı akşamlar tekrar tekrar okunacak çok güzel çok anlamlı bir yazı gönülden kutluyorum edebiyat defterinin nazar boncuğu sevgi ve saygılarımla

Cevap Yaz
Son Damla
5 Haziran 2014 Perşembe 17:36:31
Güzel bir yazı anlamı kadar içeriği de enfesti duygulanmamak mümkün değil beni böylesi yazılar etkiler der daim nasip olsa da gitsek görsek dedim ALKIŞ İLE

Cevap Yaz
AZAP
10 Mayıs 2014 Cumartesi 10:47:14
bizler dost onun yüzüne gönlüne nasıl bakarız o birliği dirliği biz ayrılık şarkısı çaldık söyledik o son güzellikti türkiyede...kutlarım güzel yüreğini kal esenlik içinde...

Cevap Yaz
Bir tutam hayat
5 Mayıs 2014 Pazartesi 08:48:53
Önce çokça özürlerimizi bildirelim komutanım.
21 mart tarihi, biliyorsunuz Nevruz bayramıdır.
Azerbaycan'ın en büyük bayramıdır bu ve bir hafta tatil vardır.
İşte bu nedenle fabrikamızı tatil ettik,
on günlüğüne memleketimize döndük tüm Türk arkadaşlar ile.
Dolayısı ile internet ile bağlantım kesildi.
Kendi evimde, ailemle birlikte iken, internetle ilgilenmiyorum.
Bunun iki sebebi var.
Birincisi, çok az beraber olduğum aileme çok zaman ayırabilmektir.
İkincisi,
benim yakınlarım, nedendir bilinmez, bu yazı yazma işime hiç sıcak bakmıyorlar.
Bu nedenle Bir tutam hayat ismi altında yayınlıyorum zaten.
Bilmezler bu defterde yazdığımı.

İşte bu nedenle,
bu muhteşem yazınızı kaçırmışım.
Tesadüfen okudum bu gün ve çok keyif aldım.
Yani,
Aşık Veysel gibi bir büyük ozan ile böyle bir anı yaşamak,
her Allah'ın kuluna nasip olmaz.
Çok şanslısınız, çok.
Kıskanmadım desem yalan olacak.
Çok da güzel kaleme almışsınız anınızı.
Zaten siz yazdınız mı, pir yazarsınız.

1972 yılının sonbaharı idi.
Lise birinci sınıfta idim sanırım. Ya da lise iki, hatırlayamıyorum şimdi.
Bir bayan edebiyat öğretmenimiz vardı.
Şöyle demişti bize bir gün;
''Çocuklar, çağımızın en son gerçek ozanı ile, Aşık Veysel ile aynı çağda yaşıyorsunuz.
Bunun kıymetini bilin.''
Çok zaman geçmeden büyük ozan vefat etti.
Şimdi ne zaman adı anılsa,
o öğretmenimin sözlerini hatırlarım.

Osmaniye civarlarında çalıştım beş yıl kadar.
Trabzon'a ulaşmak için en kestirme yol Şarkışla'dan geçiyordu.
Osmaniye, K.Maraş, Göksun, Pınarbaşı, Şarkışla, Sivas, Erzincan, Kelkit, Gümüşhane, Trabzon idi rotamız.
Şarkışla, çorba içme durağımızdı.
Her zaman gittiğimiz lokantanın yaşlı garsonu da tanır olmuştu bizleri.
Arayı açsak, nerelerde kaldınız diye sorardı.
Hep aklıma gelirdi Aşık Veysel de,
köyüne gitmek hiç nasip olmadı.
Yolculuğumuzun hep uzun olması ve geceye kalmadan tamamlamak isteğinden olsa gerek.

Bu arada, Zara'ya da bir iki söz yazalım.
Normal güzergahımızda içinden geçmediğimiz için, pek bilgi sahibi değildik.
Ancak,
büyük kızım Giresun Şebinkarahisar'a atanınca, otomatikman yeni güzergahımızın göbeğine oturdu.
Zira,
artık Erzincan üzeri değil de,
Zara, Suşehri, Şebinkarahisar, Giresun, Trabzon üzeri yolculuk ediyorduk.
O meşhur Gemin belinde çok karlarla mücadele ettiğim vardır.
Suşehri inişi tarafındaki leziz suları da anmadan geçemeyeceğim.

Neyse...
Lafı uzattık.
Ozanımızı rahmetle anıyor,
güzel anlatımınız için de size teşekkür ediyorum.

Cevap Yaz
cemre2
7 Nisan 2014 Pazartesi 14:49:35
Ne mutlu size Tacettin Bey üstadla tanışma fırsatı bulmuşsunuz.. Ruhu şad olsun.Güzel bir anıydı.Paylaştığınız için teşekkürler.

Cevap Yaz
Şadiye gürbüz(zaralıcan
1 Nisan 2014 Salı 11:05:49
tekrar selam olsun veysel babaya ve size can abim kaleminiz nur olsun saygılarımla
zaralıcan

Cevap Yaz
YAKAMOZ ŞİİRLER
26 Mart 2014 Çarşamba 01:44:29
Herkese nasip olmayan güzel anılarınızla çok yaşayın komutanım .yüreğinize sağlık .
Sayenizde büyük ustayı yad ettik .mekanı cennet olsun .

Cevap Yaz
Oya gedik
25 Mart 2014 Salı 08:37:36
Aşık Veysel'imiz ölümsüzdür, ruhu şad olsun...

Sevgili Komutanımız sayfanızı keyifle okurken çok şey de öğrenmekteyiz ,yüreğinize sağlık efendim...

Saygılarımla...

AŞIK VEYSEl ’im !

Sivas denince !
Aşık Veysel
Gelir aklıma
Alır götürür beni
Sazıyla sözüyle
Diyarına
Dinlerim hayranlıkla
Anlatırım ozanımı
Oğluma ,kızıma
Yaşıyorsun Veysel’im !
Gönüllerimizin
Tahtında !



Oya Gedik

Cevap Yaz
canandemirel
23 Mart 2014 Pazar 18:55:34
Aşık Veyseli saygıyla anıyoruz. Duru bir yazı ile Veyseli anmış olduk sayenizde.
Kutluyorum. Selam ve sevgiler...

Cevap Yaz
glenay
22 Mart 2014 Cumartesi 22:47:57
Aşık Veysel'i anlatan güzel bir anı yazısı olmuş.

Tebrikler gönülden,

selâm ve saygılarımla..

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
22 Mart 2014 Cumartesi 19:44:24
Unutmaması gereken değerlerimize gereken değeri veren komutanımızı içtenlikle kutlarım..

Öyküyü kitabınızda da okumuştum tekrar okumakta hiç sıkmadı.

Tacettin komutanımın kalemine güç, değerli Ozanımız Aşık Veysel'e Allah'tan rahmet dilerim.

Saygılar komutanım.

Cevap Yaz
Yürükçü
22 Mart 2014 Cumartesi 09:45:23
Tebrik ederim güzel yürek :))

Cevap Yaz
Davidoff
22 Mart 2014 Cumartesi 08:58:24



"Evliya çelebi seyahatnamesinde: Çok şiddetli kıştı, bir kedi
damdan dama atlarken havada dondu, kaldı. Kışa sormuşlar,
Nerelisin diye kış da aslen Erzurumluyum ama Sivas’ta oturuyorum demiş. Kasabanın yaşlıları böyle bir kış görmedik. Diyordu."


Yazının şu girişi var ya Komutan, şu girişi... Beni ister oku, ister okuma diyor. Ben zaten yapacağımı yaptım. Çitiledim çamaşırları astım diyor yan pencereden bakan gamzeleri yanak çukurlarından içeri kaçan bir Sivaslı kadın.


Âşık görmeyen gözleriyle toprağın kokusunu alıp a l ı p nefesini üflerken Dünyaya, biz ne anlatır, kime ne anlatırız ki hâlâ?


Rahmetler ola...



Teşekkürlerimle.










Davidoff tarafından 3/22/2014 9:11:10 AM zamanında düzenlenmiştir.

Cevap Yaz
ASMEROZ-62(Gülşen Polat)
22 Mart 2014 Cumartesi 02:20:05
Büyük ustayla yaşanmış güzel bir anı, herkese nasip olmaz. O kocaman yüreği tanıyıp zaman geçirmek, bir ayrıcalık olsa gerek abim...


Akıcılığı, sade bir dille anlatılışı yazıya ayrı bir güzellik katmış, insanı duygularla bezeli güzel, vefalı yüreğinize kedere ve hüzün uğramasın...


Güne düşen usta kalemi ve yazdıran kocaman yüreğinizi kutlu/yorum, nice seçkilere selam ve saygılar can abim...



UMUT ve DOSTCA


Cevap Yaz
ummueytem
22 Mart 2014 Cumartesi 01:36:49
ne mutlu size

akıcı duygulu sade ve çok güzeldi

tebrikler

Cevap Yaz
Ozan İhlasi (Bekir Akbulu
22 Mart 2014 Cumartesi 00:53:33
yüreğine sağlık Tacettin hocam mekanı cennet olsun üstadın tebrikler

Cevap Yaz
Ahmet ÖRNEK
22 Mart 2014 Cumartesi 00:25:53
inanırmısın abican
dün okumuştum kitabından veysel babayla olan
bu hoş anıyı...
bu gün buralarda görmekte ayrı bir güzellik oldu
benim için
vefalı yüreğin dert görmesin
kalemin susmasın abican
her dem saygı ve selamlarımla

Cevap Yaz
ANSIZIN
21 Mart 2014 Cuma 22:20:24
Üstadımızın rûhû şad oldun. Vefalı Tacettin abinin de gönlüne sağlık.


Cevap Yaz
Gökhan KAVCI
21 Mart 2014 Cuma 16:56:42
bu hatıranızı okumuştum..gerçekten insan bazı kimselerin bıraktığı izi unutamıyor..inanın siz de biz okuyuculara böyle bir intiba bıraktınız..yine baba komutan sıfatınızı müşahede ettik.. ne mutlu size ki böylesine değerli bir ozanla aynı havayı teneffüs etmişsiniz..belki de şiirlerinizdeki bu müthiş hava Aşık Veysel ile aynı ortamı paylaşmanızdandır..tebrik ve saygılarımla sayın KOMUTAN ım..sağlıcakla kalınız..

Cevap Yaz
kadiryeter
21 Mart 2014 Cuma 16:43:25

"Postayı çağırıp karınlarını doyuruyorum. "

Bu satırı okudum ve üzüldüm... yedirilen ve içirilenler, mutlaka unutulmalı... hele de yazmak...

Doğrusunu Siz bilirsiniz.

Selâm yolladım...

kadiryeter

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım Yazının sahibi 21 Mart 2014 Cuma 22:16:05
kadir bey ben yalın birisiyimdir olduğu gibi...... gecenin o saatinde yapılabilecek her şeyi yaptım.. orada samimiyet var yaptığımla övünmek yok sayfamda olmanızdan mutluluk duydum saygılarımla
su_misali(Gülhun Ertilav)
21 Mart 2014 Cuma 16:01:43

ruhu şad olsun inşallah

gıpta ile okuduğum bir yazıydı

kutlarım abim, saygılarımla



Cevap Yaz
Hicran Aydın Akçakaya
21 Mart 2014 Cuma 11:57:36
dünya şiir günümüz kutlu, büyük ozanımız Aşık Veysel Şatıroğlu'nun ruhu şad olsun.

ne kadar şanslısınız komutanım onunla tanışmış, muhabbet etmiş, yolculuk etmişsiniz...

sizin yazılarınızı bir başka seviyorum, hepsinde bir yaşanmışlık var ve okuyan da o yaşama bizzat ortak oluveriyor...

kutluyorum engin yüreğinizi saygımla...


Cevap Yaz
GÜLDESTE
21 Mart 2014 Cuma 10:35:02
off off sanki yaşadım inan hiç izi silinmeyecek muhteşem bir anı okurken çok duygulandım sevgi ve saygılarımla edebiyat defterinin nazar boncuğu kardeşim

Cevap Yaz
sami biberoğulları
21 Mart 2014 Cuma 10:04:32
Vay be abim...Dmek şk Veyselle tanışıyorsun. Tanışmakla da kalmamış ona büyük bir iyilik yapmışsın. Ayrıca onun evinde misafir olmuş, sohbetini dinleme bahtiyarlığına ermişsin.

Fena halde kıskandım seni...Ama bu güzel anıyı bizlerle paylaştığın için de çok çok teşekkür ettim.

Ellerin dert görmesin Can Abim..Çok çok sağ olasın var olasın:

Selam v sevgilerimle.

Cevap Yaz
Fethi
21 Mart 2014 Cuma 10:00:30
Gelmiş geçmiş en büyük halk ozanı. Vefatında ağlamıştık. Hala da yüreğim sızlar aklıma geldikçe. onunla böyle bir anısı olmak harika bir duygu olsa gerek.ne mutlu sana Taco. Tekrar paylaştığın için teşekkürler.

Cevap Yaz
zaralıeren
21 Mart 2014 Cuma 09:50:56
nur içinde yatsın ozanım duyarlı yüreğine sağlık komutanım saygılarımla

Cevap Yaz
Fırat Avcı
21 Mart 2014 Cuma 09:40:11
Unutmamış, unutturmamışsınız ne hoş. Çok etkilendiğimi söylemeliyim yazıdan. Tebriklerim ve saygımla.

Cevap Yaz
Fikret TÜRKER
21 Mart 2014 Cuma 09:32:45
Tacettin bey ; bize çok önemli bir kopya vermişsiniz bu çok önemli yazıyla. Sizin neden bu kadar çok sevildiğinizin kopyası bu. Siz âşık Veysel gibi çok değerli biri tarafından efsunlanmışsınız...
Tabii bunu fazlasıyla da hak etmişsiniz.
Şakayı bir yana bırakacak olursak - gerçek boyutu oldukça yüksek olsa da - çok güzel bir şans öylesine biriyle böyle güzel anıların yaşanmış olması. Herkese nasip olmuyor. Ölüm yıl dönümümde biz de yâd etmiş olalım bu çok değerli ozanımızı. Ruhu şâd olsun.
Tebrikler, selâmlar.

Cevap Yaz
Hasan Özaydın
21 Mart 2014 Cuma 09:27:20
Olmadı ki hayatımda böyle büyük tesadüfler,tebrik ederim abim saygılarımla.

Cevap Yaz
Hatice Dökmen
21 Mart 2014 Cuma 08:52:50
Ruhu Şad olsun. Anlamlı bir günde, anlamlı bir anı.
Paylaşım için teşekkürler Tacettin komutan.

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.