gülvediken
62 şiiri ve 11 yazısı kayıtlı Takip Et

Nabzını saymak da vardı hayatın



Yaşadığımız süre içinde kim bilir içimizde neler biriktirdik. Yaşamın anlamını çözmeye çalışırken nerelerde tökezledik ve her seferinde canı yanan biz olduğumuz için kimi zaman feryat figan kimi zaman sessizce gözyaşlarımızı kahır sarnıcına kim bilir nasıl doldurduk.
Ahh! O içimizden geçenler… Ahh! o kalbimizden sökülenler nasıl acıttı kim bilir bizi.
Bir yandan gerçekleşmesini isteyip de buna hayat veremeyişimizin acısını içimizde taşırken bir yandan da geleceğe ait umutlar biriktirdik. Hüzün bahşişlerinden bolca alacağımızı bile bile, attığımız tüm adımları aklında tutan bir tefeci olduğunu bile bile…
Çoğu zaman varlığımızın bir anlamı bile olmadı. Hele de akşamın tufanı kopup da gece azgın kederlerle örtüldüğünde karanlığın en koyusundan nasibini almış olanlar, niceden sonra yalnızlık namına uzandılar hatıralara, çıkınlarında ne varsa sererdiler önlerine. Gönülle göz arasına dalgalar girmeden önce sağlam bir dala tutunanlar da olmuştur elbet ya da tutunduğunu sananlar. Çünkü biriktirdiklerimiz bulunduğu yerde tüm ağırlığıyla aniden hayata dair her şeyi anlamsızlaştıracaktır, ufacık bir tökezlemede vuracaktır yüzümüze. Evet, içimizdekiler çok acıtan şeyler, hatta genellikle… Çoğunlukla acıtan şeyler. Bedelini ödeyemediğimiz borçlarımız gibi…
Farkına varmadan içimizdekilerle kuşatılmışız hep; ufacık bir dalgınlıkta bir düşman gibi çıkar karşımıza. Şöyle bir geçmiş günlere uzanalım desek orada belki az da olsa bir mutluluk vardır ama o mutluluğu değil mutluluğun arkasında gölgesi sezilen acıyı gösterir bize. Belki orada bir isyanın da şevki vardır ama o isyan için ödenecek bedelin ağırlığını hatırlatır. Hele de yeni bir sevdaya yelken açmaya gör, bu sevdanın arkasından gelebilecek terk edilme ihtimaline diker gözlerimizi. Yaşama yaklaşabilmek için bir adım olsun atma cesaretimizi alır elimizden. Belki mutluluk vardır diye geçirirsiniz içinizde o hemen ya sonra sorusunu dolar dilinize. Her hamlede bu sorudur silahı size karşı kullandığı. Bu yüzdendir yaşanacakların sonrasından korkmalarımız. Yaşanmamış bütün duyguların zehirli sarmaşıklar gibi ruhumuzu sarması bu yüzdendir. Sonrasını umursamayanlardan daha çok yara aldığımız da bundandır. Biz sadece içimizde biriktirdiklerimizin sayesinde günü kurtarma çabasındayızdır. Bizi güçsüzleştiren, çaresizleştiren ve değiştirebileceklerimizin üstüne gitmemize de engel olan budur.
Karanlıkların boşluklarında akıp giderken zaman bir gün fark edeceğiz yüreğimizin ne kadar üşüdüğünü bu birikimlerin yüzünden. Güneşin yavaş yavaş solduğunu, yürüdüğümüz değerlerin yolunda tutunabildiğimizin sadece susmak olduğunu, ve o zaman da unutulmuşluğun, yalnızlığın esvabı yapışmış olacak tenimize ve bir şafak vaktini daha toprağa gömerken, aynaya takılacak gözlerimiz. Derinleşen hayatın çizgilerinde korkularımız yürüyecek damarlarımızda. Acıyla ölümün çiftleştiği gözlerde yaşama hevesi silinecek, bir çırpınış sonrası teslim olunacak yokluğa, nefesimizin ağırlığından kurtaramadığımız duygularımız da gömülecek biriktirdiklerimize.
Oysa nabzını saymakta vardı hayatın, umutlarımızın avucunda. Geceden sonraki şafakla doğmak gibi, bilinmezlik, belirsizlik… Hayatta şimdi tek yanımıza kalan.


Beğen

gülvediken
Kayıt Tarihi:13 Mart 2014 Perşembe 15:32:39

NABZINI SAYMAK DA VARDI HAYATIN YAZISI'NA YORUM YAP
"NABZINI SAYMAK DA VARDI HAYATIN" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış.

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.