ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
143 şiiri ve 175 yazısı kayıtlı Takip Et

İyi ki doğdun kuzum



İyi ki doğdun kuzum



Yukarıdaki resim, soldan sağa Kızm Gizem, Kızım Aslı, Oğlum Berat. Canlarım. Aslımın kınasında çekildi.

Yıllardan 1994 günlerden 6 Mart ve dışarıda kar savuruyor. Ben eltimin evinde elim belimde sancı çekerek salonda yukarı aşağıya yürüyorum. Yanımda eltimin küçük kızı eli belinde benimle birlikte sancı çekiyor. Doğum sancıma ortak oluyor. Saat öğleden sonra 3 ve ben artık sancıya dayanamıyorum. Artık hastane gitme zamanı geldi, iki gündür sancı çekiyorum ama sabahtan buyana sancılarım arttı. Zaten ben evde sancı çekip hastaneye doğum yapmaya gidenlerdenim.

Ramazan bayramına bir hafta vardı ve iyiki de bayram temizliğini yapmıştım. Büyük kızım Kurban Bayramında doğdu biraz daha dursa bunu Ramazan bayramında doğurabilirdim.

O zaman küçük bir marketimiz var ve eşim doğuma götürmeye gelmedi eltim ve kaynımla birlikte Ankara’nın nerdeyse bütün halkının doğduğu Büyük doğuma gittik. Hastane bir girdim ki şaşkınlıktan sancımı unuttum, her yer temiz, tek kişilik sancı odaları, hemşireler etrafında pervane. Oysa yedi yıl önce büyük kızımı da bu hastanede doğmuştu ve o zaman rezil bir hastaneydi aynı yere mi geldim diye tereddüt bile ettim.

Akşamüzeri saat 5.20 de akşam ezanıyla birlikte kızım Gizem dünyaya geldi. Doktorlarda oruç tutuyorlarmış ve doğum biter bitmez iftar yapmak için kokoreç söylemişler kokoreçleri gelmiş. Bir an önce oruç açıp iftar yapmak istiyorlar. Oysa bende iki gündür yemek yiyemiyordum ve çok açtım. Onlar kokareç dedikçe benimde canım çekmişti (o günkü yaşadığımdan her halde kokareçi çok sever).

Sancım bitti ya başladım doktorla sohbete
-Hastane çok güzel olmuş tertemiz, çok beğendim.
-Aman herkese söyle doğuran az hastaneyi görmek için doğursunlar
- Ne diye millete söyleyeceğim evdeki kız bu da kız seneye yine buradayım.

Ben 15 ay sonra yani 1995 de oğlumun doğumu için aynı hastaneye yine gittim. Doğum yapan kadın doğurduğu bebek kadar günahsız olurmuş. Allah da ağzımdan çıkanı gerçekleştirmişti. İkinci evladımın kız olmasından çok mutluydum çünkü her kızın bir bacısı olmalı derim. Dediğimde haklı çıktım şimdi iki kızım var ve en iyi arkadaşları birbirileri.

Kızım Gizem siyah saçlı, fındık burunlu, küçük ağızlı ve iri gözlü çok güzel bir bebekti. Bebekken beni çok yordu. Bir gün nerdeyse sürekli uyur diğer gün ise ayaklarımdan inmezdi. Uyuduğu gün ev işimi yapar, iki günlük yemek yapardım, ertesi gün ise sürekli ayağımda durmadan sallardım. Bütün gece beşik sallardım. Hatta bir gün üst kat komşumun yeğeni gelmiş ve halasına.
-Aşağıdaki çocuk çok ağlıyor galiba annesi yok?
-O çocuk hep ağlar annesi evdedir. Demiş.
Kral tv yeni yayına başlamıştı ve ben kızımla bütün gece o kanalı izlerdik. Kanal değiştirtmez uykusuzluktan başın düşse dürter ve uyumamı istemezdi. Bazen uyumadan sabah ezanı okunurdu,’’Hocam ben daha yatmadım, sen ne diye sabah ezanı okuyorsun’’ derdim.

Daha bir bucuk yaşına gelmeden kardeşi oldu ve kızım kardeşini kıskanmaya başladı. Sinirli ve asabi olmuştu, sürekli inat ediyor veya ağlıyordu. Kardeşi olduktan sonra kafasını yere vurmak gibi bir huy edindi. Kafasını yere vurmaktan alnı kızarırdı, biz ne yapacağımızı bilemzdik elimizi alnına koyar elimize vurmasını sağlardık. Bundan bir müddet önce oğlum.
-Anne bu kafasını yere vurduğu için böyle salak oldu.
-Oğlum o kafasının ön tarafını yere vuruyordu, ileri zekalı akıllı oldu. Sen fış fış kayıkçı yapmaktan kafanı arkaya vurmaktan geri zekalı oldun. Dedim.
İkisi de gülmeye başladı.

Kızım Gizem uykusu gelince evde kim olursa olsun, misafirde olsa herkese baybay yapar yastığını alır ve yatmaya giderdi. Kimseyi takmazdı. Oyuncakları çok severdi, küçük mutfak, salon, çamaşır bulaşık makinesi, tencere tabak bir evde ne varsa her şeyin küçük oyuncaklarını alırdım. Bir çok sindy bebekleri vardı. Hala daha bebeklerin biri durur, hatıra olarak saklıyor.

Mini Muese oyuncak çantası vardı, içine oyuncaklarını doldururdu. Oyun oynarken yere oturmasın diye birde paspas vermiştim, onu da sürükleyerek sitenin içinde arkadaşlarıyla birlikte evcilik oynarlardı. Komşular ve ben bazen yanlarına giderdik. Bize oyuncaklarınla yemek çay, içecek ikram ederlerdi. Kızım Gizem sitede oyuncaklarınla oynayan son nesildi. Gizemden sonra bilgisayar başından kalkmayan oyun değince bilgisayarda oyunları anlayan bir nesil oldu.

İlkokula başladığı ilk gün, okulun merdivenlerinden yuvarlanmış ve dudakları yarılmıştı. Hemen en yakın kliniğe götürüp dudaklarının kenarlarına 4 dikiş atıldı. Benimde dudaklarımın kenarlarında altlı üstlü dört dikiş var kızımda bana benzemişti. Derslerinde çok hırslıydı, fişlerini çalışırken yardım ederdim. Mesela okurken ‘’duvar saati’’ yazıyorsa ‘’saati’’ okur takılırdı, bende duvara vururdum. Hemen duvar saati diye okurdu. Anneannesi sabahı Erdek’ten gelecekti ve tam olarak okuyamıyordu. Anneannesine sürpriz yapmak için sabaha kadar uyumamış, çalışmış ve bir gecede okumayı sökmüştü.

Okul hayatı boyunca derslerinden yana beni hiç üzmedi. Veliler toplantısına gittiğimde, göğsümü kabarttı. Hocalarından takdirler, tebrikler alıyordum. Hocalarına, komşularıma, akrabalara yani herkese karşı iyi bir genç oldu. Aklı başında, mantıklı, akıllı bir kızdır. Onun bilgisine, aklına, fikirlerine her zaman saygı duydum ve dikkate almışımdır.

Aşk acısı çektiğinde başını omzuma koyar ‘’Anne çok canım acıyor, dayanamıyorum’’ diye ağlar beni de ağlatırdı. O zaman liseye gidiyordu. Şimdi büyüdü acıları küçüldü galiba.
Kızım üniversite sınavında da göğsümüzü kabarttı. Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliğini kazandı. İstediği bölümdü, ikinci tercihiydi. Hazırlık sınavını başarıyla geçti, şimdi ikinci sınıfta okuyor. Ama artık ders çalışmıyor, internetten ‘’LOL’’ diye bir oyun oynuyor. Üniversiteye gelene kadar ders çalış demedim, ama şimdi ders çalış kızım diyorum. Yinede sınavlarını veriyor, sınıfını geçiyor doğru düzgün okula gitmeden nasıl yapıyor anlamıyorum. Annesi gibi akıllı kızım benim.

Kızım 20 yaşına girdim değince şok oldum. Ben daha 18 girdi zannediyordum. Ne zaman bu kadar büyüdü, ne zaman kocaman kız oldu, yıllar nasıl bu kadar hızlı ve habersiz geçti anlamadım. Daha dün gibi onun doğduğu gün, ilk adımları, ilk anne değişi, ilk okula başladığı gün, bana oyuncaklarınla tavuk ve kola ikram edişi, çay fincanlarınla çay içirmesi. Küçüklüklerini özlüyorum.

İyi ki doğdun kızım. İyi ki benim kızımsın. Seni çok seviyorum. Allah’ım ruhundan huzuru, kalbinden sevgiyi, yüzünden gülümsemeyi eksik etmesin. Rabbim sana hayırlı, sağlıklı, uzun ve mutlu bir hayat versin. Ben evlatlarımdan razıyım Allah da onlardan razı olsun.

SENİ SEVİYORUM

Beğen

ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
Kayıt Tarihi:6 Mart 2014 Perşembe 01:45:47

İYI KI DOĞDUN KUZUM YAZISI'NA YORUM YAP
"İyi ki doğdun kuzum" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Hasan Özaydın
6 Mart 2014 Perşembe 16:39:14
anneler biraz daha düşkün oluyor çocuklara,babalar mı babalar pek belli etmezler sevdiklerini .Tebrik ederim saygılarımla.

Cevap Yaz
tacettin yıldırım
6 Mart 2014 Perşembe 10:59:01
rabbim sevenlerine bağışlasın ...saygılar

Cevap Yaz
Davidoff
6 Mart 2014 Perşembe 09:28:33


Allah kızınızı size bağışlasın Sevgili Eray.

Ona da kendisi gibi "Seni Seviyorum" diyebileceği, akıllı ve sağlıklı evlatlar nasip etsin.



*
Selamlarımla.



Cevap Yaz
AYSE 09
6 Mart 2014 Perşembe 08:06:36
ne güzel
rabbim hayırlı ömür versin inşallah güzel bir hayat yazmıştır yazısını

iyiki doğmuş iyiki var
saygımlasın can

Cevap Yaz
Yürükçü
6 Mart 2014 Perşembe 06:29:50
Allah hayırlı yaşayıp ,hayır üzere ölmeyi nasip etsin.Mevla güzel kul ,güzel evlat eylesin yavrularınızı.İyi ki varlar ...Beraber hayırlı bir hayat dilerim size ve evlatlarınıza .

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.