hacı gürbüz
753 şiiri ve 2 yazısı kayıtlı Takip Et

Gözlerine sevdası



GÖZLERİNİN SEVDASI

Allaha dua edip yattım,
Alın yazımı göster diye,
Gösterdi güzel bir kız;
Kuytuda kara iki göz...
Girdim o kuytudan içeri,
Orası oldu benim dünyam,
Çıkmadım bir daha dışarı…

Sabah ilk seni gördüm,
Elinde bir çubuk, yoldan geçerken,
Öyle bir bakış attın ki;
Ta o gün başladı,
Bende gözlerin sevdası…

Anlamadan geçti bir kaç günüm,
Neden mutluydum?
Sen de ne buldum…

Gözlerimiz ansızın buluştuğunda,
Sevgiyle karışık heyecan,
Kalıyordum telaş içinde...
Ilık ılık bir şeyler akıyordu içime…

Görmediğim saatlerde;
Görmek için delice yolları arıyor gözlerim.
Yaşadığım bu sabah, gittiğini düşünerek,
Bir sessizlik çöktü içime...
Konuşmadan oturuyorum,
Sen olmayınca suskun,
Anlamsız geliyor yaşadığım bu gün…

Sende düşünüyorsan niçin düşündüğünü bilmeden,
Konuşurken arkadaş, bakışırken sevgili.
Düşüncelerinde bir şeyler gizliyordun..
Konuşmadan duygularımızı bakışarak anlattık...
Temizdi sevgimiz, böylece bıraktık…

Teybim çalmıyor suskun,
Sigaram tatlı zehir olsun,
Hayal etmekte güzel,
Yeter ki senin hayalin olsun.

Yazmakla bitmez hislerim,
Ne haldeyim bilemezsin.
Gözlerim sevinçten mi yaş dolu?
Yazmıyorum, bu özlem bitsin…

Nereye doğru gittiğinin farkında mısın aslanım?
Kalbin ne söylüyor senin?
Az mı çektin, yetmedi mi?
Biri vurup, kırmadı mı?
Senin kanadını kolunu...
Düşündükçe göğüs geçirmiyor musun?
Her rüyasını gördükçe,
Sızlamıyor mu şu için?
Akıllanmaz mısın sen hiç?
Hadi bu ilkti, ya ikincisi?
Hem de hiç suçun yokken,
Sırf sevgi için, aşk için,
Mahkemelerde sürünmedin mi…

Sana kadar hiç duyulmuş muydu, bu köyde sevdi diye..
Hiç var mı mahkemelik olan..
Rezil olmadın mı cümle aleme...
Olmuyor işte olmayınca acı sonu,
Aynı alın yazın gibi silinmiyor…

Aldanmaman lazım bu sefer,
Hiç başlama çıkar at duyguları,
O yazları gelen biri, şehirli ceylan gibi,
Kaçar tutamazsın,
Sen var ya sen..
Tutulanları da sen tutmazsın…

Elinde ise bu sevdayı durdurmalısın...
Kalbinde sakla, şiir yaz,
Sevme bu sefer kalsın,
Bitmiyor, bitiremiyorum…

Hep gelip gidiyorsun,
Gittiğinde çok üzüyorsun,
Ne kadar sürecek bu bakışmalar?
Belki birkaç hafta, belki birkaç ay...
Kim bilir ki belki de bir ömür boyu…

Açılsan bana çok mu zor?
Hayallerinde şartsız, sevginde sonsuz,
Açık sözlü olmanı çok isterdim,
Olduğum gibi sevmeni,
Göründüğüm gibi kabullenmeni beklerim…

Ben buyum, böyleyim işte,
Engelli, sinekli bakkal….
Belki de bu ümit ve arzularım,
Hiç mi hiç gerçekleşmeyecek...
Gerçekleşmese de üzülmem,
İnsan yaşarken sevmeli,
Sevginin ne demek olduğunu,
Bizim gibi gözlerde olsa da,
Elin elime değmemiş kalsa da,
İçimizde hissetmiş olsak ta,
Kalbimin tertemiz bir yerinde,
Mutlaka kalacaksın unutma…

Yoksun bugün,
Ben de bu küçük bakkalda, sıkışıp kaldım böyle.
Ekmek kavgası işte...
Resmini istedim,
Özlüyorum sen yokken gülümseyen bakışını.
Ürkek sesle konuşmanı, alakasız tatlı sohbetini,
Kestane karası gözlerini..
Bir söyleyebilsem,
Seni ne çok sevdiğimi…
Korkuyorum,
Utanırsın gelmezsen yanıma, bir daha diye...
Ya bu ilgin dostça ise,
Ölümden kötü olur, bu benim için…
Sevmediğin için değil,
Kötü biriymişim durumuna düşerim,
Söylersin dedikodu olur...
Seni beklemeliyim, arkadaş gibi de olsa.
Yan yana oturup, göz göze bakışlarımızla,
Aşkın sevginin derinliklerinde, kaybolsam da,
Yetinmeliyim bununla…

Bakışlarını hissetmediğim hayatımı düşünüyorum da,
Sevmek yok, özlemek yok, arzulamak yok, Hayal kurmak yok..
Bu güzellikleri unutmuştum,
Ölü gibi yaşıyormuşum, küsmüştüm hayata..
Sana kavuşup, kavuşamamak,
Mutlu olmak, elinden tutmak..
Kısmet olmasa bile, umrumda değil..
Sen; unuttuğum hislerimi hatırlattın ya,
Bu bile bana yeter…

Ben seni, oran buran güzel diye sevmedim,
Bakışlarına bıraktım gönlümü bu yüzden.
Duygusallaştırıp yazdırdı, düşüncem ve kalemim,
Şiir dilin de aşkımı anlattı…

Dileğim yüce Tanrı’dan;
Titreyen ellerimle elinden tutup,
Çekinmeden gözlerine bakarak,
Senin bende ki delice sevdamı,
Özlemle haykırmak isterim...
Seni seviyorum…!

Geldin gittin yine,
Bir kere baktım gözlerine,
Konuşamadık nedense.
Sevdan, içime derince yankı yapmaya başladı.
Sıktı.. boğacak…
Saklı bir sır gibi; kimseye anlatamıyor,
Kendime anlatıyorum…

Hayalini canlandırıp, yanımdaymışsın sanarak,
Üzüntümü saklayarak, güldürmeye çalıştığım yüzümle..
Konuşmak istemeyen dilimle,
Sen diye çarpan kalbimi,
Dokunsan ağlayacak gözlerimi,
Avutmaya çalışıyorum…

Ne garip bir duygu bu..
Kimsenin yanımda olmadığı,
Issız bir dere kenarında olmak isterdim şu anda..
Derince senin hayalinle...
Oysa tersini yaşıyorum...
Gündüz hep birileri, gürültü ve sorunlar..
Aşktan sarhoş olanlar, hep soru soranlar...
Hiç mutlu olan yok,
Bir başka dertli,
Ne gelir elden...
Bu ne biçim bir dünya?

İşte bu yüzden; akşamı iple çekiyorum.
benliğimi unuturcasına, yapayalnız kalmak..
Sensiz ısınmayan yatağıma uzanıp,
Işıkları kapatıp karanlık dünyamda,
Aydınlık düşüncelerimle,
Sessizlik içinde saatlerce,
Gözlerini seni düşünüyorum…

Rüyamda seni göreyim diye, uyuturum bu gönlümü..
On adım uzaktasın;
Uzatsan elini, tutarsın elimi…

Böyle yaşıyorum, seni sensiz..
Öyle yalnızım ki… Aklına bile getirmezsin..
Gözlerindeki sevdanla, oyun oynuyorsun benimle..
İçim doldu, boğazım düğümledi,
Hıçkırıklarımı tutamıyorum, ağlıyorum...
Dökülen bu göz yaşlarım;
Yaşayacağımızı umduğum mutlu neşeli günlerimizin,
Çiçeklerine hayat veren yağmur suyu olsun…

Bir pazar sabahının, erken saatleriydi,
Gördüm uzaktan; inekleri sürüyorsun, elinde çubuğun.
Büyüdün mü ne?
Bayılıyorum senin bu yollarda gezmene…

Hazırlanmaya başladım; süslenip püslenmeye..
Saçlarımı taradım, kolonya sürdüm,
Başladım beklemeye...
Kalbim ve yüreğim bir telaş içinde,
Her gördükçe;
Senin telaşın, senin heyecanın,
Benim bedenimde, senin için çalışıyor..
Esir işçi misali..
Tarla işleri çıksa da, sen bana kalsan keşke…

Zaman su gibi geçiyor, vakit ise azalmıştı,
Her gün bir kaç kere gelirdi,
Akşamları gelemiyor pek…

Bir kere daha olsun görebilseydim bugün.
Pencereden yollarına bakıyordum,
Kanadı kırık kuş gibi, çırpınıyordum..
Bekledim bir zaman daha,
Çok geç olmuştu artık,
Kalbimin telaşı dinmiş, gelemeyeceğini hissetmişti…

Dağlara duman çökmüş,
Yağmur yavaştan yavaştan yağıyordu;
Yanan yürekleri sularcasına…

İstekle bekleyiş bitmiş,
Sıkıntı bedenimi kan ter içinde bırakmıştı,
Kendimi kaybedecek kadar…

Nedir bendeki bu;
Dünyam batmış,
Güneş bir daha doğmayacak gibiydi,
Karanlıkta kalmıştım...
Sevdiklerimi hırpalıyorum..
Bana neler oluyordu?
Kız sen bana ne yaptın?
Çözemiyordum…

Duygularımdan hala haberin yok,
Bu iki yıl içinde iyi tanıdım,
Tanıdıkça çok sevmeye,
Sevdikçe korkmaya başladım…

Dün kaç yaşında olduğunu öğrendim,
Şaşırıp donup kaldım..
Daha on altı yeni bitti...
Aklımın ucuna bile gelmemişti bu kadar küçük olacağın...
Aramızda yaş farkı var ,
Büyük görünüyordun gözüme..
Ne olacak şimdi küçüğüm?
Ne olacak, ne yapacağım çocuk?
Seni kandırıp kendime aşık etmek, benim aşkıma ihanet olur ...
Sende bir şeyler hissetmelisin,
Senin aklın hala daha yiyeceklerin son kullanma tarihinde..
İşte bu yüzden korkuyorum,
Elim ayağıma dolaşıyor..
Allah’ım biliyor ya,
Seni ne çok sevdiğimi,
Tarif bile edemiyorum…

Sevip, zor günler yaşayıp, derin yaralar açacağım.
Gönül yarası…

Seni sevdiğimi söyleyemezsem;
Kar yağacak üstüme,
Dallarım kırılıp, yapraklarım dökülecek,
Boynu bükülmüş çiçeklerim solacak…

Yaşayan bir ölüden, yaşanmamış bir aşk kalacak.
Aşkım bitmeyecek,
Şiir olup dillerde, dalga dalga gönüllerde,
Asırlar boyu söylenecek, gözlerdeki sevda diye…

Unutmaya çalışacağım,
Kader işte bu kadarmış ..

Sen bir yerde, ben bir yerde
Senin benden haberin yok, benim senden..
Gönüllerimiz bir olsa,
Dünya ile ahiret bile, uzak olmazmış aşka,
Mutlaka buluşurlarmış.
İşte bu yüzden deneyeceğim…

Zaman ilaç derler, desinler bakalım,
Saracak mı yaramı?
Niçin bunlar var?
Dere ile tepe,
Zengin ile fakir,
Güzel ile çirkin,
İyi ile kötü...
Sen güneş, ben ay;
Biz bir araya gelemeyiz…

Seni unutmalıyım,
Hem sen çok korkaksın...
Zamanla çıkarırım kalbimden, yüreğimden,
Silmeliyim beynimden…

Düşünüyorum da şöyle;
Seni sevmekten vazgeçersem,
Kalbimin bu telaşı dinerse,
Yıkım olur bu benim için...
Hayalin gözümün önünde geçti de,
Bana cehennemi aratmıyor,
Yardım et ne olur, tut ellerimden…

Bakma sen bu kalemin yazdığına,
Gönül ferman dinlemiyor,
Seni diyor, seni istiyor...
Bağlasalar elimi, telimi,
Kesseler de dilimi, yine de…

Çivileseler dünyayı dönmese de,
Seni unutmam, sen unutsan beni..
Kırık kalbimde iz,
Mavi gözlerimde yaş,
Yürekte sen olacaksın…

Bu gece bir rüya gördüm;
Seni gördüm rüyamda,
Çırılçıplaktın karşımda..
Utanıyordum sana bakmaya..
Sevdiğinden utanır mı insan dedim kendi kendime..
Döndüm baktım yüzüne,
Gülümsüyor, konuşuyordun karşımda..
Fark ettim ki;
Duvarda bir çerçevenin içindesin,
Bir tabloydun, tablodan farkın canlıydın içinde.
Elimi dokunmak istedim,
Çerçevenin kenarı soğuktu, elimi buz gibi etti,
Dokunamadım...
Çerçevenin camından dokunmak istedim,
Sıcaktı yaktı elimi.
Çerçevenin ipi boynuna geçmiş gördüm,
Soluk alamıyordun,
Seni kurtarmak isterken,
Tablo yanmaya başladı,
Çığlık atmaya başladın, kurtar beni diyordun..
Çırpınıp didiniyordum, sana ulaşamıyordum.
Boynundaki ip yandı,
Çerçeve yere düştü kırıldı, çıktın içinden,
Kanlar içinde kıvranıyordun..
Kucağıma aldım, uzunca yere yatırdım,
Kalbini dinledim, atmıyordu..
Ölmüştün sen…

Avazım çıktığı kadar,
Delice, bağırıyordum Tanrıya;
Beni de, beni de öldür diye!
Ölmek istiyor, ölemiyordum…

Sesime, kocaman patlak gözlü, bir kartal geldi;
Koca pençeleriyle..
Bir pençesine beni, bir pençesine seni aldı,
Gökyüzüne yükseldi.
Bir tepenin üzerine bıraktı.
Kalabalıktı ora,
Tanrının cennetiymiş..
İkimizde ölüydük, ölüydük amma,
Beraber mutluyduk…

O anda uyandım;
Yastığım sular içinde kalmış, bense yorulmuştum.
Anladım ki rüyaymış;
Yüzümde tebessüm...
Gözyaşlarım süzülmeye başladı,
Güneşin ilk ışıklarıyla…

Gündüz hayalimde, gece rüyalarımdasın..
Konuşuyoruz göz göze,
Oturuyoruz saatlerce..

Kendimi zorluyorum,
Olmuyor işte olmuyor böyle..
Sever mi bu kız düşündükçe,
Seviyorsa söylemiyor niye?
Büküyor boynumu, yakıyor içimi..

Güzel yüzlüm, tatlı dillim, esmerim..
Seni düşündükçe,
Geçiyor günler, beklerim senelerce.
Çok mu zor anlamıyorum?
Bir söylemediğim kaldı,
Şiirlerimi okutuyorum anlamıyor,
Gözlerine dalıyorum öyle anlamıyor,
İma ediyorum anlamıyorsun..
Taş bile anlardı şimdiye,
Beni bir o anlamıyor…

Birazdan çağıracaklar gideceksin,
Tik bile yok bakışmalardan başka,
Nefret ediyorum sen gelince,
Her beş dakkada bir,
Sana bağırmalarına..

Aşk kaldı herhalde,
Benim ulu divana.
Sıktı iyice boğacak,
Yavaş yavaş ölüyorum..

Görüştüğümüz bir kaç saat günde;
Bir sürü ümit besleyip,
Ümitlerimin yok olduğunu gördükçe,
Anlatmaya ne gerek var..

Ben sende önce sevmemişim hiç meğerse..
Ben seni sevdiğimde anladım.
Bu gerçeği ne yapsam olmuyor anla işte..
Unutmam, unutulmamak dileğiyle…

Sende seviyorsun beni,
İnanıyorum o gözlerine,
İlgin sevgin yürekten…

Bu gece saatlerce saklambaç oynadınız;
Mahallenin gençleri, kalabalıktını.z
Oturdum balkonda seyrettim,
Saklanmaya yanıma doluşuyorsunuz,
Yanıma oturup sokuldun,
Saçlarına elimi ilk defa dokundum,
Bir kaç dakika omzuma yaslandın,
Saklanmak amacıyla mı yaklaştın? anlamadım..
Kalbim duracaktı dokunduğunda…

Sabah etmek kolay mı bu geceyi?
Yürüyor olsaydım belki de,
Pencerenden girerdim yanına,
Uyurken sabaha kadar seyrederdim seni..
Ne aşktan ne de sevgiden konuşamadık,
İki inatçı keçi gibi;
Neden susuyoruz?
Neden sır o gözler?
Bakıyor sevgiyle,
Ayrı mı dünyalarımız…

Zaman, yıllar gelip geçiyor,
Gidecek koyacaksın beni buralarda..
Nasıl dayanacağım küçüğüm?
Tazeyken çiçeklerimiz kurutmayalım,
Eser bir deli poyraz;
Sevda yapraklarını,
Yağarsa götürür, deli bir yağmur,
Aşkı, kumunu, çakılını, taşını…

Seni gurbet, beni azrail olmasın böyle.
Yazsam da deli deli,
Mutluyum, yine de belli.
İnsan, küçük şeylerden mutlu olmayı bilmeli.
Ya gerçek aşk, sevgi dedikleri buysa?
Delice sevip, evlenen bilirim;
Bir kaç yıl sonra,
O evde beklerken,
Bu köhne kahvede,
Bir paket sigaraya,
Sabaha kadar oyun oynayan..
Çok gördüm ve düşündüm,
Onun döşünde uyumak varken,
Bu insanlar mal mı niye buradalar?
Uğruna ölünen kutsal aşk nerde diye..
Otuz beş liralık sigaraya satıldı mı?
Sevdiğine kavuşunca kaybediyor mu?
Düşüncesi bile kötü, ben yapmam, yapamam…

Yemin ediyorum bak Tanrıya,
Söz veriyorum daha,
Başlamadan başta,
Gözlerimizdeki sevdama, sevdaya…

Geldiğini gördüm,
Sabaha kadar bile çok özlemişim.
Sözler deli bir ırmak gibi coşarken,
O kadar zor ki hoş geldin demekle yetinmek..

Yakında gidiyorsunuz yaz da bitiyor,
İki gündür çok geldin benim yanıma,
Kalabalık insanlar etrafımızda,
Yardım da ediyorsun bana arada..
Halden anlayan yok ki vicdansızlar,
Yalnız kalabilsek ne güzel olurdu ya…

Bu da benim işim,
Müşteri her zaman haklı, ilgi istiyor,
Benim ilgim hep sende gözlerinde.
İçimden bir karar bile verdim,
Dayanamıyorum..
Söyleyeceğim olan sevgimi, ilgimi.
Nasıl yaparım bunu?
Bilmiyorum şimdi…

Olmazsa yardım isteyeceğim birinden,
Bu gün olmaz, yarını beklemeliyim.
Doğru düşünüp bir karar vermeliyim,
Yüz yüze olmaz, konuşamam, titrerim..
Tepkin ne olur tahmin edemiyorum..

Bir kızdan yardım mı istesem acaba?
Senle kim iyi arkadaş ki? onu düşünüyorum.
Şu kız güzel mi dedim;
Dalgamı geçiyorsun,
Gözlerin iyi görmüyor galiba, dedi.
Anlatamam bir sevindim, bir sevindim.
Sanki kıskandın beni,
Kola içtik beraber,
Gıcık gıcık eti pufun, bisküvilerin son kullanma tarihine baktın.
Bilmiş bu ya gönlümün belası,
Alıştın bu yıl gözlerin gözlerime,
Kaçırmıyorsun pek, ben kaçırıyorum,
Dayanamıyorum…

Gecelerde hayalimde kalıyor bakışların,
Yanlış yapmaktan çok korkuyorum,
Senden değil dilden dile düşmekten
Zamparaya çıkarttılar benim adımı,
Pişti oynadık, şansın yoktu,
Sana yazdığım şiirlerimi okuttum,
Anlamadın, kendine olduklarını.
Aptalsın birazcık canım ya olsun..
Bir resmini verdin sonunda nihayet,
Hayalinle resminle yerin gönlümde...

Ertesi gündü saat on,
Seni görüyordum ben, merdivenlerin üstünde,
Sobanın yanına tünemiştin,
Bakıyordun öylesine karşı çamlığa doğru,
Hep merak ettim ne düşünürdün?
Hangi hayalleri kurarsın acaba?
Ne yapıyorsun diye bağırdım,
Evde avluda kimse yoktu,
Yalnız benim kuşum bu gün,
Gel yanıma sana bir şey diyeceğim dedim,
Geldin hemen hadi de, ne diyecektin?
Sıkıştırıyor söyleyemiyorum..
Kıskandığın kız çıktı yoldan,
Şu kızı bana ayarla dedim,
Ağzımdan bir kez çıktı işte sadece,
Sinsi sinsi güldün,
O aptalımı seviyorsun? dedin.
O yazdığın şiirler onamıydı?
Yok sana bütün şiirlerim,
Seni seviyorum ben, diyemedim…

Ondan vazgeçmemi söyledin,
Başka kız mı yok bak etrafına işte,
Bir sürü kız var, gelen giden dedin,
Kendini kastediyorsun diye düşündüm,
Takıldı kaldı günlerce kafama.

Pencereden hep görüyordum,
Yollarda beraber konuşup geziyorlardı,
Bu iş hoşuma bile gitmişti,
Beraber daha sık geliyordunuz.
Bir kaç gün sonra;
Sormuş, aldı geldi kızı yanıma,
Kahveye, masaya oturdu söylemiş,
İçeriye gelir misin diye seslendim;
Yavaş yavaş geldi oturdu yanıma,
Arkadaş söylemiş duygularımı,
Bir şey dememişin de,
Baktım kız titriyordu,
Bu konuda artık tek kelime bile etmem.
Arkadaşız yinede, sen bilirsin artık...

Gelip gitmeyi sakın kesme olur mu? deyip,
Konuyu tamamen kapattım.
Çok saf bir kızdı bu, masum.
Büyük yanlış yaptığımı anladım.
Şuramdan bir şey koptu,
Bu şakayla haksızlık etmiştim.
Gider ayak, yarime birini ayarlatmış oldum.
Kıskandıracağım diye neler yaptım.
Ben seni seviyorum ya,
Beni unutma…

Gitmişsin..
Bir sabah ansızın..
Vedalaşmadan…

Ne güldüm, ne de tadım var;
Anasını kaybetmiş kuzu gibiydim öyle,
Meledim içimden,
Kimse bilmedi..

Kara sevdaya tutulmuşum,
Öyle çok sevmişim ki, özledim seni.
Gideli iki ayı geçti nerdeyse,
Şairin oldum senin;
Dert ortağım kağıt ve kalem,
İyi ki onlar var,
Olmasalar ne yapardım bilemiyorum.
Artık mektuplar yazıyorum,
Cevaplarını bir türlü alamadığım..
Sevgimi, aşkımı, özlemi,
Satırların, cümlelerin aralarına saklaya saklaya,
Annen baban okur diye korkarak,
O kadar çok yazıyorum ki,
Anlatmak, söylemek istediğim,
Halbuki iki satır ;
"Seni seviyorum" demek…

Kış yarıyı geçti artık,
İyi mektubunu aldım,
Ne çok sevindim,
Satır satır ezberimde.
Yazın gelince konuşuruz diyorsun,
Biliyor musun?
Güneş gibi her sabah;
Sende bana doğuyorsun,
Umutla, bu gönlüme..
Bir gelseydin…

Bahar geldi, yeşillendi ağaçlar,
Yaz geldi, döndü kuşlar, turnalar
Köy doldu boşaldı, gelen giden,
Güz geldi, döküldü yapraklar..

Gelemedin bu yıl, sevgili yar gelemedin,
Sen olmayınca ; tadı yok bu hayatımın,
Köyün, yaz tatilinin..

Sana iki metre uzunluğunda,
Mektup yazdım yolladım elden.
Olanı biteni, özlemin gitsin diye.
Okumuşsundur umarım sıkılmadan,
Arada telefonunuzu çaldırıp kapattım,
Hep annen çıkıyor genelde.
Artık kısa kısa yazıyorum,
Duyduğum hasret özlem dolu,
Şiir olup dökülüyor dizelere,
Benim sevdam gene kaldı seneye…

Elimde resmin, kalbimde sen,
Her yerde sen varsın.
Hayalimde dilimde ismin,
Her gece dualarımla seninleyim.
Beklerim yüz yıl olsa bile,
Beni unutma…

Yel esmiyor durgun,
Hava ise kapalı.
Yıldızlar görünmüyor,
Ay dede, bulutlardan görünüp kayboluyor.
Hüzünlü bir akşam,
Ağlamak istiyor sanki;
Uzakta sevdalısı olan..

Unutulmuş aşıkları andırıyor,
Vardır ya bilir misiniz;
Delice çok sevip,
Utanıp yüzü kızarmış,
Bir türlü söyleyememiş,
Biri yatağında uyurken,
Biri onu düşüne düşüne,
Sabahı, özlemiyle zor etmiş..
Yalnızca kendi sevmiş,
Delice bakan bir çift göz,
Sürüklemiş onu peşine..
Acı zor günlere doğru,
Kendimi anlatırken,
Binlerce insanı da anlatıyorum kim bilir…

Paylaştığım sır tutan arkadaşım,
En sadık dostlarım,
Beni yargılamadan dinleyen,
İyi ya da kötü demeyen,
Öğüt verip yönlendirmeyen,
İyi bir dost, kağıt ve kalem..

Keşke açılıp söylesem, söyleyebilsem..
Pişmanlık duyuyorum bazen düşündükçe,
Ya karşılıklıysa duygular?
Aynı şeyleri hissettiysek?
Aynı sevgiyi taşıyorsak yürekte…

Uçup giden zamanımıza acırım,
Güzel şeyler paylaşabilirdik.
Bir sürü fırsat vardı doğrusu,
Çok güzel günlerimiz olabilirdi.
Unutulmaz mutluklar yaşayabilirdik,
Mutluluktan kuş gibi uçardık ya,
Habersiz sevmenin de tadı bir başka..

Acı biraz ama,
Tertemiz bir sevgi;
İnsan saflığından çıkıp, arıtılmış düşüncelerin,
Karşılıksız ürünüdür..
Zordur ama, tertemiz bir sevgidir..

Sevdiğim bir türkü var;
"Güneş yine doğacak, sabahın şafağında,
Bahar yine gelecek, sevdanın doruğunda,
Ama inan ki bir tanem, benimde bu sevdada,
Güne duracak umut…"

Bu güneş kim bilir, ikimize doğar.
Ben nefes aldıkça,
Bir ümit için,
Acılar içinde olsam da,
Yaşayacağım.
Beni unutma…

Arabanın sesine döndüm baktım,
Gözlerim parladı, sevinç doldu içim,
Tam göremedim,
Sen de gelmişsindir.
Bu yıl söyleyeceğim,
Ne çok özledim ya..
Hayal ederken, zorluk çektiğim yüzünün şeklini,
Çocukça gülümsemeni,
Beynime kalbime,
Bir daha yazacağım.
Her ayrıntını, her çizgini,
Çizeceğim yüreğime..
Hayalinle avunmak zor…

Geldin ya işte, oh be!
Gelen birinden öğrendim,
Bu yılda gelmeyecekmişsin..
Aile sorunlarınız varmış,
Halimi anlatacak cümle yok…

Biraz safsın kafan basmadı,
Anlayamadın bakışlarımı.
Ne söylüyorlar çözemedin,
Yazdıklarımdan nasıl anlamadın?
Çözdün de bana mı demedin?
Yarim bir gelseydin..
Kulaklarımda sesin,
Arar her yerde seni
Gözlerinde gözlerim..
Ne yaparın ben Allahım?
Ne olur bana yardım et…

Dört yıl oldu; azalmıyor sevgim,
Her yıl daha da artıyor seviyorum.
Hasreti kavurdu içimi.
Gelmesen de yanımdasın,
Acı da olsa, tatlı da olsa,
Hüzünle karışık beklemeye alıştım..
Bir garip insanım,
Her baharı beklerim,
Yeter ki beni unutma..
Arkadaş olarak düşün,
Dost olarak düşün,
Beni mutlu edeceksen,
Benim düşündüğüm gibi düşün…

Buluştuğunda gözlerimiz;
Seviyoruz dediklerini, çırpınan yüreklerin,
Sakın unutma..
Yaz bitti, kışın ortası,
Soğuk, üşüyorum..
Bir beni ısıtan şu içimdeki ateş…

Ne dinmez sönmez bir şeymiş bu?
Yıllardır bir an bile sönmedi.
Seni hayal etmeden,
Bazen gülümseyerek,
Bazen ağlayarak,
Tek bir gece,
Senin hayalini koynuma almadan,
Uyutmadım bu gözümü, gönlümü…

Üzsen, kahrolsam bile,
Yeter ki sen mutlu ol diye,
Allaha her gece dua ettim, hep.
Gözlerin sevdasını kalbime çizdim..
Yaşarken yalan dünyada;
Duyguların götürdüğü dev dalgaların seliyle,
Bendeki sen, benim için sen,
Zemheride çiçek, çölde su kadar,
Ümidimdin sen..
Soğuk kış gecesinde,
Buz gibi o soğukta,
Kibrit alevi kadar,
Ateşimsin sen..
Ayın olmadığı gecede,
Zifiri karanlıkta kalıp,
Ruhumdan ruhuna saçılan,
Işığımdın sen..
Küçücük umutlarım da,
Her yer gurbet, hasretlik,
Bakıp hayaline daldığım,
Hasretimsin sen..
Hatırlarken seni,
Yüzümde tebessüm,
Gözümde dökülen,
Damlaydın sen..
Biliyorum yaşamın, bir de sonu olacak,
Üstüme atacağın,
Toprağımsın sen..
Belki de sen yoksun,
Duygularımın götürdüğü,
Hayal bahçemde büyüttüğüm,
Hayalimsin sen..
Hasretsin sen..
Yalnızlıksın sen..
Mutluluksun sen..
Acının rengisin sen…..

Hacı gürbüz. 10.02.1999

Beğen

hacı gürbüz
Kayıt Tarihi:21 Şubat 2014 Cuma 02:37:44

GÖZLERİNE SEVDASI YAZISI'NA YORUM YAP
"GÖZLERİNE SEVDASI" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Ya Nur
22 Şubat 2014 Cumartesi 19:34:28
çok güzel bir yüreğin var arkadaşım rabbim kadir bilen leri nasip etsin tebrikler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


hacı gürbüz Yazının sahibi 10 Ocak 2015 Cumartesi 15:23:29
Teşekkürler sultanım güzel yorumun için
Şadiye gürbüz(zaralıcan
21 Şubat 2014 Cuma 11:38:30
kuzen uzun bir ömür dilekleşmiş yüreğinize saglık kaleminiz varolsun
saygılarımla
zaralıcan

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


hacı gürbüz Yazının sahibi 21 Şubat 2014 Cuma 16:30:02
Çok teşekkür ederim kuzen Okudugun için
Bitmez bir aşk hikayesi bu :)
hacı gürbüz Yazının sahibi 10 Ocak 2015 Cumartesi 15:24:27
Teşekkürler kuzi :)♡
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.