15
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1892
Okunma

Dün ( 2 Kasım 2012 ) İnternette dolanırken gözüme bir haber ilişti:
’Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Özgür Demokratik Alevi Derneği ile cemevlerinin de içinde bulunduğu 50’ye yakın Alevi örgütü, yarın (3 Kasım) Kadıköy’de "asimilasyona karşı eşit yurttaşlık" mitingi düzenleyecek.
Aleviler, hükümetin, asimilasyon, inkar ve baskısına karşı, "eşit yurttaşlık" talebinde bulunacak, asimilasyon politikasının somut bir ifadesi olan "Cami-cemevi projesi"ni protesto edecek.
Yani 3 Kasım için, bu gün için Kadıköyde aksiyon var...Eh aksiyon demek ben demek, ben demek aksiyon demek olduğuna göre, demek ki 3 Kasımda yani bu gün ben mutlaka Kadıköy’de olmalıyım.
Sabahı zor ettim dersem yalan olmaz. Kalkar kalmaz hemen hafif bir kahvaltı, akabinde caddeye indim minibüs bekliyorum. Günlerden Pazar olduğu için nasılsa boş gelecek minibüs. Ohhh Rahat rahat giderim diye düşünüyorum.
Neyse ki fazla beklemeden geldi minibüs. Gelmesine geldi ama el ettim, göz ettim, ıslık çaldım, durmadı. Mübarek konserve kutusu gibi dolu. Haydaaaa...Bir daha geldi. O da transit geçti. Yok böyle olmayacak. Cazibemi kullanmam lazım.
Pantolonun paçalarını sıyırdım yukarı doğru. Bu bacaklara da durmazlarsa gari hiç bir şeye durmazlar. Nitekim de öyle oldu. Üçüncü minibüsün şoförü, yolcuların ’ Yahu daha nereye alıyorsun itirazlarına rağmen benim kıllı bacakların cazibesine dayanamadı, durdu. Minibüs öylesine dolu ki anlatamam...Arkamdaki bayan o değirmen misali kalçalarını benim sırtımda taşıtırken, önümdeki anaç bayan da montofon memelerini taa gırtlağımın içine sokmuştu.
Neyse sütü seven ineğine katlanırmış...Pardon yaa..Gülü seven dikenine katlanırmış. Hem kendim kaşınmıştım sabah sabah...Neyse ki artık mitingler eskisi gibi çok kalabalık olmuyordu. Nitekim görmüştüm 29 Ekimde. Minibüs rahat rahat kendi durağına kadar gitmişti. Biraz sıkılacaktım ama aha da Yenisahra, Optimum, Göztepe Köprüsü, Metrobüs, Salıpazarı derken şunun şurasında Kadıköy’e ne kalmıştı ki?
Salıpazarını geçtik..Az daha ilerledik. Üsküdar-Kadıköy yol ayırımında şoför ’ Buraya kadar’ Demez mi? ’Lan etme eyleme, oradan taaa Kadıköy İskele Meydanına kadar nasıl yününür? ’
Normalde yürünmez lakin polis yolları kapatmış araç trafiğine. Mecbur yürüyeceğiz. Orada bir park vardır köşede..O parka doğru ilerlerken bir baktım mühiş bir kalabalık var. Millet akın akın ilerliyor Haydarpaşa Numune yönüne..
Anlayacağınız Cumhuriyet Bayramı kutlaması bu mitingin yanında bizim okulun bayram töreni gibi kalmış. Müthiş bir kalabalık var ve hâla akın akın gelmekte insanlar.
Gözüme ilk çarpan şey bazı insanların başlarındaki bantlar oldu: Yeşil ya da kırmızı zemin üzerine ’ Medet Ya Ali ’ Yazan bu bantlarda Hz. Ali’nin resmi olduğu söylenen resim ile yine Hz. Ali’nin kılıcı olan çift çatallı Zülfikar’ın resmi vardı.
Biraz daha ilerleyip Numune Hastanesi önüne vardığımda artık gruplar, bayrak ve flamaları ile iç içeydim.
İlk gözüme çarpan grup en arkadaki ilginç bir gruptu. Grubun başındaki ve en ön sıralardaki insanlar kesinlikle Türk’e benzemiyorlardı tip olarak. Ellerindeki bayrakları da ilginçti. Yeşil zemin üzerine iki çapraz bir de onları ortadan bölen üç sarı ok resmi vardı bayralarında ve bayrağın altındaki yazıda da ’Cherkessia ’ yazıyordu.İşin doğrusu bunun Çerkezya olabileceği o anda hiç aklıma gelmedi nedense...Eve geldikten sonra araştırırken buldum. ( Kendime de bir tokat attım nasıl orada bulamadım diye..Sanırım yorgunluktan olsa gerek. Ama niçin adam gibi ÇERKEZYA değil de CHERKESSİA yazıldığını da merak ettim çünkü Türkçe konuşuyordu bu gurup. )
Hemen ilerisinde ise oldukça kalabalık bir grup olan DHF ( Demokratik Halklar Federasyonu ) Gitmekteydi ki daha sonra asıl alana indiğimizde de alana en fazla hakim olan üç grupan birinin bu grup olduğunu gördüm.
Köprüden otobüs duraklarına inerkenki grupta üçüncü bir grup olarak PDD bayrakları taşıyan bir grup gördüm ama PDD nedir bulamadım ( Google Pirinç Değirmencileri Derneği diyor ama ne alaka? Sanmıyorum ) Daha ileride ise EÖC ( Emek ve özgürlük Cephesi vardı.
Mitingin Kadıköy İskele Meydanında yapılacağını sanıyordum ama değil.. O kalabalığı İskele Meydanı almazdı zaten...Miting belediye otobüs duraklarının olduğu yerde yapılıyor. Platform orada kurulmuş.Platformda Atatürk, Pirsultan Abdal ve Hz Ali resimleri yan yana.
Alanda hakim bayrak o an için TKP ( Türkiye Komünist Partisi...Alana hakim ikinci grup... ) Bayrağı idi ama Bahariye tarafından akın akın yeni gruplar gelmekteydi. TKP yanında KESK ( Kamu Emekçileri Sendikası ), SDH ( bunu da bulamadım ), CHP ve ODAK ( Bu bir dergiymiş ) Bayrakları da vardı alanda.
Bu arada tabii ki sloganlar atılıyor,çeşitli mesajlar içeren pankartlar taşınıyor vs...( Onlara sonra geleceğim yine )
Ben İş Bankası önünde yeni gelen gruplara bakıyorum.
KALDIRAÇ , KÖZ ve ALINTERİ Yazılı flamalardan sonra AKA DER ( Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği ) alana doğru ilerlemeye başladı.
Lakin benim içimde bir boşluk var. Millet bağırıyor ’ Tek yol Devrim, Tek yol Sosyalizm ’ Diye ama ortada ne Lenin resmi var ne de Mao...Hadi onları geçtim asıl olması gereken resim yok ( Kim olduğunu anlayacaksınız az sonra.)
Keşke Allahtan başka birşey dileseydim; daha doğrusu aklımdan geçirseydim. Ben daha ’Lenin nerde?’ Diye düşünmemi tamamlamıştım ki pat diye arz-ı endam etti koskocaman bir afişle birlikte... BDSP ( BAĞIMSIZ DEVRİMCİ SINIF PLATFORMU ) Adlı bir grup hem Leninin resmini taşıdı alana koskocoman, hem de kendisine karşı olan AK Partinin de kendisini desteklemeye gelmiş olan CHP nin de gözünün içine soktu mesajını: ’DERSİM’İN HESABINI CHP DEN, TAKSİM’İN HESABINI AKP DEN SORACAĞIZ’ yazılı pankartıyla. Kendi kendime AKP nin işi daha kolay..Ondan sadece dokuz kişinin hesabını soracaklarmış. CHP yandı. Devletin resmi rakamlarına göre 13.800 Kişinin hesabını nasıl verir kim bilir?’ Dedim.
Bunlar ’ Hüseyin, Mahir Ulaş, Kurtuluşa Kadar savaş ’ Sloganlarıyla yürüyünce kendi kemdime ’ Oh beeee..Özlemiştim valla..1979da benim kafayı kıranlar da böyle bağırırlardı hep ’ Dedim.
Gruplardan birini bilemedim..Ellerinde -üzerinde hiç bir yazı ya da resim bulunmayan- kırmızı bir bayrak taşıyorlardı ve hayli kalabalıktılar. Bir ikisinin ellerinde ’ Kızıl Bayrak’ Diye gazeteler vardı.
Bunların Peşinden ÖDAD ( Özgür demokratik Alevi Derneği. ) geldi alana Bu derneği biliyordum. Anneler günü münasebetiyle DERSİM adlı gazetelerinde şöyle bir haberlerini okumuştum:
[ÖDAD, ANNELER GÜNÜNDE ŞEHİT GERİLLA ANNELERİ İLE BARIŞI KONUŞUYOR…( Şehit (!) Gerilla anneleri? )
Özgür Demokratik Alevi Derneği, Gazi Mahallesi’nde Anneler gününde şehit anneleri ile barışı konuşacak. Anneler günü programı konusunda açıklamalarda bulunan ÖDAD Eşbaşkanı Elmas Çalışkan ve Kadın Komisyonu üyeleri.....Haberin devamına sanırım gerek yok. ]
ODAD dan sonra DHF nin Bahariye tarafından gelenleri ve PARTİZAN Grubu alana doğru yürümeye başladı. Bu sefer çok eski dostlardan birisi daha arz-ı endam etti alanda. Kim diye soracak olursanız. Kim olacak canım bizim Mao Amca... Mao Zedong... İbrahim Kaypakkaya resimleriyle birlikte Mao Zedong Amcam da alana geldi. Ama hâla çok çok büyük bir eksiklik var.
Dedim ya..Bu gün keşke Allahtan başka şeyler dileseymişim. Ya da başka şeyler düşünseymişim. Ne düşünüyorsam anında gerçekleşiyor. Hoş benim düşüncemden değil, olmaması eşyanın tabiatına aykırı olur...
Evet..Sonunda geldiler...Hem de ne geliş. BDP nin isim değiştirmiş hali olan HDP de ( Halkların Demokratik Partisi ) zılgıtlar, alkışlar içinde alana doğru ilerlemeye başladı. Ellerinde yeni bayrakları ve tabii olarak Apo resimleriyle birlikte. Oldukça kalabalıklar.
Diğer tüm gruplar gibi bu grubun sloganı da aynıydı: ’ Bu daha başlangıç, Mücadeleye Devam’
Evet...Tüm grupların ortak sloganı buydu: ’ Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.’
Ha bir de ’ Faşizme karşı omuz omuza ’ Diyorlardı..Ulan benim etim ne budum ne. İçlerindeki en cılızı bile beni çiğ çiğ yer, kemiklerimi de kürdan niyetine kullanır. Bana karşı omuz omuza vermeye gerek var mı? Ama yok..Kafaya takmışlar bir kere...Allahtan o kalabalıkta benim farkımda değiller.
Derken bir grup daha yürüdü. Ellerindeki bayraklarda DÖDEF ( Demokratik Öğrenci Dernekleri Federasyonu) yazan bu genç grup yürüdü... Yürüdü...Ama ne yürümek ’ Biji Apo, Biji Serok ’ Sloganlarıyla...Yani: ’ Yaşasın Apo, Yaşasın Önderimiz’
Bir tarafta Atatürk resimli Bayraklarla yürüyen CHP liler, Bir tarafta Platformda Atatürk resmi, Öte tarfta ’ Biji Apo ’ Sloganlarıyla yürüyenler, Onlara Platformdan ’ Hoş Geldiniz ’ Diye seslenenler, onları alkış yağmuruna tutanlar, başka ortamlarda ’ hükümet teröriste boyun eğdi’ diye şikayet edenler, şikayet ettikleri teröristlerin en başının resimlerini o alana taşıyanlar, ’Önderimiz Atatürk’ diyenler, ’Yaşasın önder Apo diyenler’...Perhiz de lahana turşusu da hepsi oradaydı vesselam.
DÖDEFten sonra ÖDP , Gençlik Muhalefeti, Dev-Lis ve ne alaka olduğunu pek de anlayamadığım - üzerinde ’ Mülk Allahındır ’ Yazılı flamalarıyla Antikapitalist Müslümanlar da alandaki yerlerini aldılar. Çeşitli Alevi Konfederasyonları vs alanın içi de dışı da tıklım tıklım.
Platformdaki konuşmaları uzun uzun burada yazmayacağım elbette
Konuşmacıların en çok üzerinde durduğu bir kaç konu vardı:
1- Cem evi ile cami yan yana olmaz...Bence de olmaz. Zaten konuşmacının biri tam da ezan okunurken ( İkindi ezanı ) sordu: ’Yahu Allah aşkına hiç bağlama ile ezan aynı anda aynı yerde olur mu?’ Allah için yerden göğe kadar haklı..Olmaz.
2- Zorunlu Din eğitimi ve Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın: Bence de...Bu Ülkede hâla İskender Evrenosoğlu, Müslim Gündüz vb herifler kendilerini mehdi ilan edip bir sürü de mürid toplayabiliyorlarsa Diyanet ne işe yarıyor ki? Kaldırılsın... Din eğitimi de zorunlu olmaz yahu..Olmaaazzz. Bunu sünnisi de söylüyor alevisi de.
3- 4+4+4 Kaldırılsın...Bu gidişle kalkacak gibi görülüyor zaten..
4- Yavuz Sultan Selim’in ismi tamamen kaldırılsın..Hiç bir yere bu ad verilmesin...Niye ki? ’ Yavuz alevi katili..Bir sürü alevi katletti? ’ E hani Dersim’in hesabını soracaktınız? Sabiha Gökçen gül mü attı Dersim’in üzerine? Onun adı niçin bir havaalanına veriliyor da Yavuz Sultan Selim ismi bir köprüye verilemiyor?
Bu arada kürsüye her çıkan Prof İzettin Doğan’a ateş püskürüyor. Bir alevi dedesi olduğu halde Fethullah Gülen’in Cami - Cem Evi projesini desteklediği için.
Ve konuşuyor vatandaş.
’Benim ibadethanem Cem Evidir. Benim köyüme cami yapma:’
Gurban..Ben 1989da İzmit’te göreve başladığımda orada Belenören diye bir köy vardı. Köy halkı tamanen aleviydi.( Hâla da öyledir ) Köyde sünni olan tek vatandaş köyün öğretmeni ve eşiydi. O köyde bir cami vardı. Alevilerin ibadethanelerine Cem evi dendiğini bile bilmezdik o yıllarda. Bu hükümet geldikten sonra öğrendik. Yalan diyen gelsin suratıma tükürsün...Yalan mı? O zamanlar aklınız neredeydi? Niçin çıkıp da ’ Ulan nedir bu? Biz aleviyiz, cami istemiyoruz demediniz? Haaa .O zaman sustuysanız bu gün de susmanız gerekmez. O ayrı konu. Ama sanki daha önce her köyünüzde cem evleriniz vardı da şimdi tek tek kapatılıp yerine cami yapılıyormuş gibi konuşmayın. Hem bu memlekette devlet cami yapmaz. Koskoca Cumhuriyet tarihinde devletin yaptırdığı sadece iki cami vardır: 1- Ankara Kocatepe Camii 2- İstanbul- Ataşehir- Mimar Sinan Camii. Diğer tüm camileri sünni halk yaptırmıştır. Elin sünnisi neden gelip de senin alevi köyünde cami yaptırsın. Başka derdi mi yok? Peki Belenören köyündeki camiyi kim yaptırdı o zaman? Öyle ya madem ki devlet ya da sünni vatandaş gelip de alevi köyünde cami yaptırmıyor, Belenören köyünde caminin işi neydi? İşi şuydu: Ya O cami aleviler oraya sürgün olarak gönderilmeden önce de vardı orada zaten. Ya da o zamanki hükümet hangisi ise o yaptırmıştı alevi köyüne camiyi. Bu hükümet değil.
Neyse yazı çok uzadı hâla başlıkla ilgili yere gelemedik.
Platformda söz alan konuşmacılardan biri benim bir konudaki merakımı da giderdi bir güzel. Aynen şunları dedi:
-Biz , Kürtler için ’ Hepimiz Kürdüz ’ Demedik mi
Alan inledi:
-Dediiiikkkkk
-Biz, Ermeniler için ’ Hepimiz Ermeniyiz demedik mi?’
Alan yine inledi?
-Dediiikkkk.
-Şimdi de ’ Hepimiz Aleviyiz’ Diyoruzzzz.
Hep merak eder dururdum. Hırant Dink’in ölümünü protesto etmek için kırk bin civarında insan yürdü ’ Hepimiz Ermeniyiz’ Diyerek..Oysa Türkiyede toplamda yirmi bin civarında Ermeni var. Kundaktaki bebeleri bile yürümüş olsa yine de yirmi bin açık var..Kim peki geri kalanlar..Kim yürüdü ’ Hepimiz Ermeniyiz’ Diye?
Öğrenmiş oldum bu gün.
Bu gün bir şey daha öğrendim:
Hep sorar dururdum. Yahu tamam bu hükümeti def edelim gitsin. İyi de neticede bir hükümet kurulacak ve onun da bir başı olacak değil mi? Peki kim bu yeni lider. Yani Çare kim?
Hoş bazı duvarlarda görürdüm zaman zaman ’ Çare Sarıgül ’ Yazılarını ama gördüm ki Sarıgül tüm Türkiye için değil, İstanbul için çare(!) olmaya soyunuyor...Bu arada hiç kimse de ne Kılıçdaroğlu, ne de Bahçeli’yi çare olarak görmüyor. Tayyip Bey zaten istenmeyen adam..Eeee..Çare kim?
İşte o sorunun cevabını da bu gün aldım:
Hayrettir ki bizim Çarşı Grubu bu gün yoktu alanda. ( Bir iki atkı dışında ) Miting Kadıköy’de olmasına rağmen Kanarya Grubu da yoktu...Ama Ultraslan grubu - çok küçük bir grupla olsa da - vardı alanda.( Başka zaman o şekilde gelseler temiz bir sopa yerlerdi )
Duman saçan bir meş’aleyle alana gelen Ulrtaslan Grubundan bir gencin elindeki pankartta yazıyordu çarenin kim olduğu:
ÇARE DROGBA
Evet..Bizdeki yerlilerle olmuyor..En doğru seçim Drogba...
Bence de Çare Drogba.