athena
0 şiiri ve 26 yazısı kayıtlı Takip Et

Bir serenad sonrası



Bir serenad sonrası

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 18.10.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bayramın 3.günü.Pastırma sıcakları ile yazdan kalma güneşli,sıcak iki gün sonrası böylesi gri,kapalı ara ara melankoliyi artıran ince ince yağan yağmurla kat be kat keyifli bir hal alan bir bayram günü düşünün.Hiç bir şey yapmak istemiyorsunuz.En azından bu havayı bi özümseyene kadar.Yenimi görüyorum tabiki hayır ama yinede her seferinde zor geliyor bu havayla barışabilmek.Yinede bayram bayramdır rutinlere devam.Misafir popülasyonunda azalma olmakla birlikte ev sahibesi iki kuşak geriden gelen büyükler olunca misafir kaçınılmaz.Belki bulutlar bu kadar iç karartıcı kostümlerini giymeyip sürekli ağlamak yerine daha şen kahkahalar atsalar bu sayı dahada artabilirdi.

Herneyse benim planlarda biraz aksadı.Sadece bayramda görebildiğiniz bir kısım akrabaları görmek bayramların nerdeyse tek getirisi olsa gerek.Uzaklardan gelen dayı,yenge,kuzenler.Kuzenlerin bu kadar büyüyüp sizinle kültür-sanat konuşmaya başlaması hatta öneriler almanız,vermeniz.Yine yeniden çocuk olmak,genç olmak ve birlikte büyük büyük sohbetlerinde ucundan kıyısından tadına bakmak...ve diğer akrabalar ve klasik akraba sohbetleri.Yılda bir bayramlarda yaşanası ritüeller.Eski bayramlara hiç girmeyeceğim onların daha farklı bir tadı vardı.Bunda çocuk gözüyle yaşanıyor olmasıda mutlak belirleyiciydi diyede düşünüyorum.Şimdi kapımızı aşındıran çocuk sayısı da daha az misafirde hatta bayram yaklaşırken bayramlık almamızada gerek olmuyor.Bize her gün bayram.Fakat annanne eli değen baklava işte bu her zaman yenmiyor bu sadece bayramda tadılan lezzetlerden.Hazır baklava olayına hiç girmiycem annannenin eline su dökemezler.Onlar içine sevgi katmıyor.O yüzden bir tane yedinizmi içiniz kıyılır.Akraba,eş,dost,komşu,tatlılar,sohbetler her şeyiyle bir bayram daha geride kalmak üzere uğurlamaya bir kala yine yeniden kavuşmak üzere ben şimdiden bir elveda diyorum ve yağmurun gözleri doldu yine yeniden ağlayacak gibi.

Gün karardı.Yağmur inceden yağmaya devam ediyor.Mevsim ağacımın yaprakları şimdi kırmızı ve kahve arası.Hala sonbahardayız.Yakında yapraklarımızı dökerek beyaz elbisemizi giymek için hazırlanacağız ama lütfen biraz daha sonbahar...giderek daha çok köşe kapmaca oynayacak olsakta evet biraz daha güneş ve toprak beyazla örtünmeden önce biraz daha yağmur...

Bu havaya ne yakışır.Misafirleri gönderdiğimiz bize kalan boşluklarda tabiki iyi bir kitap.Şanslıyım bitirmek için sabırsızlandığım bir kitap var elimde.Zülfü Lİvaneli,Serenad...ve her güzel şeyin sonunun olması trajedisi bu kitaptada yaşanır.Gözümüzde durdurmazsak akacak bolca yaş ve böylesi bir drama ortak olmanın verdiği derin bir hüzünle veda ederiz Max ve Nadianın hikayesine.Max’in Nadia için bestelediği serenadı dinleme imkanımız olmaz o yüzden Schubert’in serenade’ı ile bu kitabın hissettirdiği lezzeti özümseriz.En azından bugün elime başka bir kitap almaya niyetim yok.Max’in Nadia için verdiği mücadele ile bir erkeğin sevgisi için bıkmadan usanmadan nasıl savaştığını, aynı şekilde Nadianın sevgisi uğruna nasıl sabırla beklediğini masum insanların sırf devletlerin çıkar çatışması uğruna ya da adına ırkçılık diyeceğimiz utanç verici bir bahaneyle nasıl acımasızca ölüme terk edildikleri,katledildikleri ve bu utanç dosyalarının neden günümüzün insan hakları çığırtkanlığı yapan ama o zamanın bizzat bu utancı yaşamasında elini kana bulayan devletlerince üstünü örtmeye çalıştıklarını içinde bizim ülkemizinde olması utancınıda vicdanımdan silmeye çalışacağım.Tarihin yaşanmamış saymak isteyeceğimiz acı bir yüzünden trajik bir aşk hikayesi okuttu bize Zülfü Livaneli değerli kalemiyle.Serenad: Akşam müziği. Akşam yahut gece vakti, açık havada genellikle bir kadının penceresi altında söylenirmiş...Vakit akşam ve yeniden kulak vermek istiyorum ben schubert’e ama sadece max ve nadia için.

Beğen

athena
Kayıt Tarihi:17 Ekim 2013 Perşembe 19:20:00

BIR SERENAD SONRASı YAZISI'NA YORUM YAP
"Bir serenad sonrası" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Nizeral
25 Şubat 2014 Salı 22:10:49
"...Eski bayramlara hiç girmeyeceğim onların daha farklı bir tadı vardı.Bunda çocuk gözüyle yaşanıyor olmasıda mutlak belirleyiciydi diyede düşünüyorum" 6 yazı 4 seçki, oran muhteşem. Bu cümle de öyle. Bence daha uzun soluklu birşeyler denemelisiniz. Roman gibi, Yorucu olmayan üslubunuz ve ince tespitlerinizle bize de bir max ve nadia verebileceğinizi umuyorum.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


athena Yazının sahibi 26 Şubat 2014 Çarşamba 14:33:04
Zülfü Livanelinin kendine özgü,naif anlatımı, sakin ama ilgimizi hiç kaybetmememizi sağlayan zekice kurguları çok etkileyiciydi.Bir max ve nadia için ben biraz daha okuyup kendimi geliştirmem lazım.Çok teşekkür ederim inşallah bir gün diyerek dileğinize katılıyorum:)
Nizeral 26 Şubat 2014 Çarşamba 17:51:23
Konuşup, muhabbet edebildiğim insanların yazar olmasının benim için nasıl bir kıvanç olduğunu anlatamam. Zülfü Livaneli ile belki sadece platonik muhabbetlerim olacak. Hep bencilce o anlatacak ama burada sizlerle karşılıklı konuşabilmek, sizleri benim göümde ondan üstün kılıyor.
athena Yazının sahibi 27 Şubat 2014 Perşembe 15:12:11
Onur duydum.Konuşabildiğim insanların yazar olması gerçekten güzel olurdu.Bir kaç tane olmasıda şimdilik yeterli.En azından okur arkadaşımın daha çok olduğunu bilmekte güzel.Bir kitabı okur beğenirsiniz.Yazarıyla konuşamazsınız ama onu okuyan bir arkadaşınızla konuşunca o kitap birden canlanır,nefes almaya başlar.Yazmak ise bunun daha üstünde olan bir şey.Teşekkür ederim kalem kardeşliğinde henüz bir elin beş parmağı kadar insan olmasada hayatımda onlardan biri olarak senin kaleminide bu yazım yolculuğunda görmek,okumak,fikir alış verişinde bulunmak hoşuma gidecek:)
Nizeral 27 Şubat 2014 Perşembe 20:16:08
Aynı duyguları paylaşıyorum sizinle. günden güne belki bir yıl sonra katettiğimiz yola bakıp vay be ne mesafe gelmişiz diyeceğiz ve bunda hepimizin hepimize katacağı ne kdar da çok şey olacak. Şimdiden düşünüyorum da bir eser çıkartsanız bile burada oluşturduğunuz/oluşturduğumuz arkadaşlık saygıyla okuyabilecek ve severek okuyacak az da olsa bir insan kitlesi oluşturacak inşallah.
ersinbaşeğmez
25 Ekim 2013 Cuma 16:35:12
bayram nedeniyle siteye girmeyince

gözümden kaçan yazılardan biriydi

ama yakaladım geç de olsa.

hem de güne gelmiş.

sürükleyiciydi

hayattandı

okuması keyifliydi


tebriklerimle

Cevap Yaz
_Akif_
18 Ekim 2013 Cuma 22:26:01
Çok güzel bir yazı.
Kutlarım.

Cevap Yaz
Emine UYSAL (EMİNE45)
18 Ekim 2013 Cuma 19:26:16
Sıradan bir bayram ziyaretlerini böylesi güzel bir dille anlatmak yazıyı okunası yapıyor.

Bayramların olmazsa olmazı, anneanne baklavası. Onlar da günden güne azalıyor değil mi?

Şimdiki çocuklar, "Ah o eski bayramlar" demeyecek. Çünkü onlar bayramlıklarını yastıklarının altına saklamıyor. Artık bayramlık alınmıyor çünkü her gün bayramlık gibi giyiniliyor...

Tebrikler Hatice Hanım, sevgimle...

Cevap Yaz

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
Bir tutam hayat
18 Ekim 2013 Cuma 09:34:16
Bu yazıyı dün okumuştum.
hatta yorum yazmaya da yeltenmiştim ama,
demek araya bir şeyler sıkıştı, kaçtı gözümüzden yorumsuz kalışı.
Doğruyu söylemek gerekirse,
konu,
günlük hayatımızdan derlenmiş bir kesit.
Güzel olan tarafı dili...
İnanılmaz güzel bir edebi dille sunulmuş.
Seçici kurulun da dikkatinden kaçmamış bu durum zaten.
Hak etmişti yazı şu anda bulunduğu yeri.

Yazının final bölümünde ise,
konu, ayrı bir esintiye kaptırmış kendini.
Bizim ilgi alanımıza girmediği için, o kısmı değerlendirmeyelim.

Sonuçta,
yazarının dili gerçekten mükemmel.
Çok şey öğreniyoruz onlardan, çok...

Cevap Yaz
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.