Kişinin duyguları, bildikleri ile ters orantılıdır. Ne kadar az bilirsen o kadar çok kafan kızar. B.Russel [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

NOVELLA


NOVELLA

…
Hüzün benim yaşımdaydı.
Ben o zamanlar hüznün yaşındaydım belki de.
Hani ıslık yasa koysa beni bütün şarkıları üstlenecek kadar âşıktım.
Ay dolansa gecenin karanlık boynunda ben bütün mehtapların sahibi ilan edecektim kendimi. Çünkü ben âşıktım ve hüznün yaşındaydım.
Yada hüzün benim yaşımdaydı o zamanlar.

Nasıl ölmüştü karl marxsın kızı?
İntihar etmek bir komünistin kızına yaraşır mıydı?
petrusun isayı üç kez inkâr etmesi bana ders vermeli miydi?
Cem sultanın satranç oynayan maymunu mu vardı?
Albino insanlar
b-girller
35 inde ölen Mozart dantenin yaşındaysa,
Yahya kemalin gerçek adıyla yazmadığı şiirler ne kadar anlamlı olabilirdi.
ron ve ren nehirleri mezopotamyanın neresinde kalıyordu?
Ve hangi Hindistan da inekler kast sisteminin jürisiydi?

Hayır!
Ben âşıktım ve bu bilgiler onu kazanmamı sağlamıyordu.
Onu benimle karşılaştıracak bir tesadüfe ihtiyacım vardı.

O da sonuçta bir kızdı.
Memelerinde süt taşıyan herhangi bir kızdı.
Rasgele bir oluşum değildi ama…
Burnumu sürttüren göğüslerinin arasındaki haz geçiti olmalıydı.
Hayır, ona haksızlık edemem.
O farklıydı.
Bambaşkaydı.
Başkadan da başka.
”başka”nın karesi gibi…
İki kere başkaydı.

Saçlarını kansermiş gibi keserdi,
sanki cam kırıklarıyla yıkardı yüzünü.
Yüzü o kadar çizikti ki.
Kendisine sen öl der gibiydi.
Gözlerine bak denize mavi demekten utanırsın.
Saçlarını okşa başak tarlaları kurusun.
O tam bir ölüm kalımdı.
Onu bende farklı yapan da buydu belki.
onun için önemli olan ne zaman öleceği değil neden öleceğiydi?
mademki son da ölüm var neden kalıp onu bekleyeyim ben ona gideyim onun işini
kolaylaştırayım diye düşünüyordu.
gerçi ülkenin bir bölgesi de aynen böyle düşünüyordu
ama o aforoz edilmiş bir nesildendi ve Türkuaz bir hayat tarzını yaşıyordu.
uçta yaşamak.
marjinal olmak.
herkesten tamamen farklı olmak.
ben hüznün yaşındayken o da umursamayışın üçüncü ayına basmış olmalıydı.
onun asiliği,
gelenekselsiz giyinişi,
hazırcevaplılığı,
derslerindeki başarısı,
ve tüm fakültede sevilmeyen oluşu
onu tek yapmıştı benim gözümde.
kara çerçeveli gözlükler rüzgarda hasada bırakılan saçları…
seni seviyorum sevilmeyen kanser kız!
beynimde beslediğim urun adını novella koydum.
onun adı bir hastalık gibiydi.
aşk:NOVELLA!ydı.

hadi sen genişte kal
ben senin yerine dara girerim







Etiketler:


7 Mart 2007 Çarşamba 00:00:00


"Turkuaz yaşamak"... Zor...

Bal gibi öykü işte...

Neden iyi yazılara yorum yazpmak bu kadar zor ki?

Her sabah günlük gazetemi kahve eşlipğinde okumadan nasıl rahat edemiyorsam, yazılarınızı da öyle takip etmeye başladım...

Teşekkürler...


    [ Cevap yaz ]    




NOVELLA başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
5.3.2007
Toplam 1 yorum yapıldı
601 çoğul gösterim
599 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.