Kalem, acemi avcıların elinde hedefini şaşıran bir ok da olabilir.-- Baraccio [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Sözün Etkisini Bilen Oğlum

SÖZÜN ÖNEMİNİ BİLEN OĞLUM
Sevgili oğlum,
Yaratılanlar arasında tek konuşan varlık olan insana neden konuşma kabiliyeti vermiş Yaradan hiç düşündün mü? Hayvanlara beden dili ile kısmen kendini anlatması için yetenek veren Yaradan buna ek olarak düşünen ve konuşan varlık olarak neden insana bunları vermiş? Çok insan bu konular üzerine düşünmez ve düşünmek dahi istemez. Gel bu konuda seninle bu mektupta bir “fikir kasırgası” yapalım. Olumlu ve olumsuz düşünme üzerine kafa yoralım.
Sevgili oğlum,
Düşünürüm de Allah’ın insanı yaratma gayesini şu hadiste özetle görürüm. “İnsanların hayırlısı (iyisi) insanlara yararlı olandır. İnsana konuşma kabiliyeti veren Yaradan faydalı olmayan sözü de yasaklamıştır. “Ya hayır konuş ya sus” hayır konuşmak, yani faydalı olanı konuşmak. İlk emir “Oku” tüm bunları bir arada düşündüğümüz zaman şuna varıyorum. Okuyacağız öğreneceğiz, öğrendiklerimizi bir şekilde gerçek manada öğrenmek isteyen eşimiz, çocuklarımız, akrabalarımız, iş arkadaşlarımıza öğreteceğiz. Ama faydalı olmak şartıyla, maddi durumumuz iyiyse maddi, değilse de gülümseme ile bile olsa insanlara sevgi göstereceğiz. Ama ne tarafa gitsek asık suratlı insanları gördükçe insan insanlığını sorgular hale geldi. Hele de engellileri seviyoruz deyip de alay edenleri, ürettiklerini küçümseyen insanları gördükçe onlardan kaçası geliyor insanın ve gerçekten de koşa koşa kaçıyoruz artık. Çünkü onlar fayda sağladıklarını sevgi gösterdiklerini sanıyorlar. Buna da inanıyorlar maddi güçleri olduğu halde yardım etmiyorlar. “En iyi insan benim” der gibi tavırları da tabii ki insanı sinirlendiriyor. Burada “söz” ün önemi ortaya çıkıyor “söz ve davranışların, verdiğin imaj birbirini desteklemiyorsa inandırıcı olamıyorsun” Çok insan düşünme melekelerini de yerli yerinde kullanamayınca bunu da göremez halde adeta kör oluyor. Bu durumda bizlere daha fazla zarar vermemeleri için bize düşen uzak kalmak. Çünkü başkalarının egolarını şişirmek de yasaklanmış bir şey insanoğluna.
Canım oğlum,
Bazen bir insan hakkında derler ki, “ o ne iyi insandır, başkalarına zararı yok” . Halbuki “insanların iyisi insanlara faydalı olandır” Yani zarar vermemek bir iyilik değil asıl iyilik faydalı olmaktır. Faydalı olacağım derken de ona şirin görünmek için yalan söylememek inanmadığımız sözü söylememek gerekir. Derler “söz ağızdan çıkana kadar senin esirindir, ağızdan çıktıktan sonra sen onun esiri olursun” . Fatih SULTAN Mehmet de “Yerinde söz söylemesini bilen özür dilemek zorunda kalmaz” der. Ama hata edenlerin çoğunda ego o kadar şişkindir ki özür dilemeyi küçüklük sanırlar. Özür dilenecek yerde özür dilemeyince insanlar arasında iletişim sorunları yaşanır. O yüzden ağzımızdan çıkana dikkat etmek lazım ne dediğini bilmeyen insan için “ Ağzından çıkanı kulağı duymaz” derler. Ne güzel sözdür. Boş anlamsız ve gereksiz konuşmaları ile insanı bıktıranlara “keşke dilsiz olsa” derler dilsiz olanlar vücut dili ile öyle güzel sözler söyler ki anlayan hayret eder. Dil sussa vücut konuşur ” “güzel söz söylemek asil adamın işidir. Bilgili adamın işidir” Kötü söz söylemek şer kişinin işidir. Anlamsız ve faydasız konuşmak her kişinin işidir. Faydalı ve etkili güzel konuşmak er kişinin işidir” kim er, kim her, kim şer var sen düşün. Ama toplumumuzda herkes er geçinir. Bunları da toplum er veya geç anlar. Anlamakla kalmaz gereken değeri verir. Bir zamanlar kral geçinenler caddeye çıksa selamını alacak adam bulamaz.
Sevgili oğlum,
Güzel konuşmak için çok bilgi sahibi olmak lazım. Bilgiye de en ucuz ve en faydalı olarak okuyarak ulaşılır. Öyle ki okumak sağırı duyuran körü gören yapar. Boş adamı dolu, dolu insanı daha dolu yazarak konuşarak boşalacak hale getirir. O yüzden “Oku” emrine ben ve sıkı sıkıya bağlananlar bu mektupları yazacak hale getirir insanı. Okullarda konuşmaya davet edecek hale getirir. Seni dinleyen de “keşke bende böyle güzel konuşsam” der. İşte o zaman “oku” emrini biraz daha anlamış ve bunun zevkini yaşamış olur “İnsanların iyisi insanlara faydalı olandır” hadisine layık olmanın sevincini yaşarsın. Varsın senin çabalarına boş ve kıskanç insanlar “boş çabalar” olarak baksınlar. Sen “etkili söz söyleyen, faydalı söz söyleyen, insanlara umut veren insan olmaya devam et” Kimi sözün özünü ve etkisini bilmez ağzına geleni konuşur. Kimi düşünür, konuşmadan önce hazırlık yazar sözün insana özünü değiştirtecek özünü söyler. ”Sözün özünü” söyleyeceksin. Kime ne söyleyeceğini de iyi bileceksin ki hayat sana gülümsesin. Biraz daha ilerlersen hayat sana kahkaha bile attırabilir.
Canım oğlum,
Sözünü beğenmeyen çok olabilir. İnsanlar sonuçta beğenileri çoğu zaman çıkarlarına göre değişir. Kıskandıklarının sözünü beğenmezlerken yaranmak istedikleri insanların boş konuşmalarına bile alkış tutabilirler. Sen öyle tanı ki insanları samimiyetlerini gözlerinden anlayabilesin. Atatürk der ki: “Samimiyetin dili yoktur, o gözlerden anlaşılır” Sen de insanların samimiyetini gözlerinden anlamaya bak. Bunun için “beden dili okumak “ diye bir bilim vardır. İsteyen öğrenerek bu bilimden faydalanabiliyor. Ben kitaplardan az okuduğum halde çok faydalandım. Bu tür kitapları çok okusam çok faydalanırdım şüphesiz.
Canım oğlum,
Her türlü olumsuzlukların temelinde “kötü söz” vardır. ”Dedikodu “ vardır. Neden? Çünkü zamanını okumaya ayırmayan insanlar, bilgi sahibi de olmayınca kendini durmadan konuşarak ifade ettiklerini zannederler. Çevresinde çocuklarından başlamak üzere kimse ona yanlışını söylemezse, bu çocuklar güya Üniversite mezunuysa o insan boş konuşmalarını dolu zanneder, bir gün ona konuşmalarının boş olduğunu söyleyen olsa o insan onu hemen düşman ilan eder ve boş konuşanın çocukları da O insanı doğru söylediğini bildikleri halde sevmezler. Güya ebeveynlerin “saygısızlık” ettiğini düşünürler. Bunu nereden bildiğimi sorarsan tek kelime ile cevap verebilirim “Yaşadım” Okumadan öğrenmeden dinlemeden konuşan insanların eğitimli çocuk ve torunlarına ne kadar zarar verdiğini “Yaşadım” çünkü.
Canım oğlum,
“Laf lafı açıyor” derler de “ Söz sözü açıyor” demezler. Laf boş konuşma anlamındadır. Söz ise olumlu yani “güzel kelime” anlamındadır. Güzel kelime etkili olduğundan da birkaç güzel cümle söylesen karşındaki insan anlar o yüzden de “ söz sözü açıyor” demeyiz. Sözlerimize dikkat edersek uzun uzun konuşmamıza da gerek kalmaz. İş bitiren ve etkili insanlar az ve öz konuşan insanlardır değil mi?
Canım oğlum,
Bir mektubun daha sonuna gelirken “laflayan bir oğulun” babası olmaktan çok “sözü geçen bir babanın oğlu olarak seninle gurur duymak istiyorum. Ben istiyorum ama bunu gerçekleştirecek olan da ben değil sensin. Nokta.





Etiketler:


Ahmet Zeytinci  | Ahmet  Zeytinci
10 Mart 2020 Salı 17:37:34


Ne güzel nasihatler evlada hele de okumak ile ilgili olanı çok önemli ve değerli olmalı bir evlat için... Kutlarım...


    [ Cevap yaz ]    




Sözün Etkisini Bilen Oğlum başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
10.3.2020 14:07:35
Toplam 1 yorum yapıldı
333 çoğul gösterim
328 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.