Cahil cesur olur. Hz. Muhammed (S.a.v) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Asansör

Asansörün tepesindeki panelde, yeşil ışık -2’yi gösteriyordu. Bunun anlamını bilecek kadar tecrübe edinmiştİm. Her katta dakikalarca bekleyecek, ineceği kata gelip de kapıya en uzak noktada kalmış olanların homurtusuyla öndekiler kabinden inip, onlara yol verecek, sonra tekrar bineceklerdi. Kapı her açılışında; mutlaka birileri başını uzatıp gitmek istediği istikameti duymayı arzulayarak; “Yukarı mı?” ya da “aşağı mı” diye soracak, asansörün gecikmesine katkı sağlayacaklardı... O hengameyi sağ salim atlatıp en üst kata ulaşmayı başaranın çiçeklerle karşılanması gerektiğini düşünmüşlüğüm vardı...

Gözlerim paneldeki -2’ye sabitlenmişken duydum, sedye tekerleklerinin küçük rampada çıkardığı gıcırtılı sesi. İri kıyım bir hasta bakıcı, üstü beyaz örtüyle kapatılmış bir ölü ile gelip durdu yanımda.

Kuvvetle muhtemel, benimkiyle aynı yılgın bakışları dikmişti panele. Benim dikkatim ise, gelip sol yanımda duran ve aşağı yukarı bel hizasında bulunduğumu tahmin ettiğim ölüye kaymıştı. Bir iki adım gerileyip hasta bakıcının hizasına geldim. Şimdi yan yana, iki kişilik bir saygı duruşunda gibiydik. Sessiz, kıpırtısız...

Gayri ihtiyari, iri kıyım hasta bakıcıya kaydı gözlerim. Yaradılıştan hüzünlü bakışlarımla;

- Senin de işin zor be abi
Dedim

- Biz neler gördük, bu ne ki
Bakışıyla karşılık verdi bakışıma

Önümüze döndük. Bir ölünün ayak ucunda dikilirken, çok konuşulmazdı elbette. Gözlerle bile olsa...

Ona “ölü” dediğim için kendimi kınadım bir ara. Ama, yaşarken sahip olduğu tüm somut sıfatları kaybetmişti, ne yapabilirdim! Saçlarının, gözlerinin, teninin rengi, boyu, yaşı, hatta cinsiyeti... Hepsi tek bir sıfatta toplanmıştı artık. En azından, hayattayken onu tanımayanlar için.

Hastane, yaşamdan çok ölüme ihtimam gösterdiğini ispatlarcasına, bembeyaz, lekesiz bir örtü örtmüştü ölünün üzerine. Ya da belki, yaşayanlar kirletiyordu tüm beyazları. Bu konuyu ayrıca düşünmek için not ettim aklıma.

Göğsü olduğunu kestirdiğim bölgeye odaklandım önümde uzanan bedende. Belki de ölmemişti ve belki de nefes alıp verdiğini görebilirim diye düşündüm. Öyle ya, annemde görmüştüm mesela! Onun örtüsü hareket ediyordu. Evet, evet! Nefes alıyordu mutlaka ki, göğsü inip kalkıyordu. Yanılmışlardı işte, ölmemişti!

- Durun, bi yanlışlık olmuş, bakın yaşıyor işte, nefes alıp veriyor görmüyor musunuz!

Diye tepinmemi dikkate almadıkları gibi, karga tulumba uzaklaştırmışlardı beni yanından. Oysa emindim; bi yanlışlık olmuştu!

Şimdi aynı müjdeyi, ölünün yakınlarına verebilirdim. Ah kim bilir ne kadar sevinirlerdi!

Yeşilçam hepten uydurmuş olamazdı, belli ki yaşanan örnekleri vardı. “Bir yanlışlık olmuş, filmler karışmış” demiyor muydu o yüreklere su serpen replik?

Tüm dikkatime rağmen hiçbir hareket göremedim. Bu ölü, kesinlikle ölmüştü, hiç kuşku yoktu. İyi ki yakınlarına “sizin ölünüz gerçekten, tamamen ölmüş” demek zorunda olan ben değildim.

Nihayet, asansörün kata geldiğini bildiren ince melodiyi duydum. Kapı açıldı. İçeride alt kata inebilmek için her şeyi, hatta en üst kata kadar çıkıp geri inmeyi göze almış birkaç kişi vardı. Karşılarında birdenbire görmeyi bekledikleri en son şeyin, sedye üzerinde bir ölü olduğuna bahse girebilirdim. Sırtlarını kabine iyice yaslayıp sedyeye biraz daha yer açarak, ölüye; belki de yaşarken hiç görmediği saygıyı gösterdiler.

İri kıyım hasta bakıcı, ölüye gösterilen saygıdan payelenerek ağır ağır asansöre doğru sürdü sedyeyi.

Ben de üstüme düşen nezaketi gösterip yine sadece, yaradılıştan hüzünlü bakan gözlerimle;

- Önden buyurun lütfen
Dedim. Sanırım hasta bakıcının gözleri teşekkür etmeyi bilmiyordu...

Her neyse, ben yaşıyordum, nezaketsizlikleri hoş görebilir ve asansörün bir sonraki seferini bekleyebilirdim. Henüz vaktim vardı. Oysa, ölünün zamanı bitmişti. Hem artık yanında bulunmama da gerek yoktu, emin ellerdeydi. İyi adamdı iri kıyım hasta bakıcı. Birlikte dakikalarca beklemişliğimiz vardı sonuçta.

Yavaşça kapandı asansörün kapısı. Gri, parlak metalde gördüm yansımamı. Hala saygı duruşundaydı bedenim. Yürüyerek inmeye karar verip merdivenlere yöneldim. Hem belki yorulursam, ölüye kendimi biraz olsun affettirebilirdim yaşadığım için.

Hayır hayır, ağlamadım! Yaradılıştan, öyle, hüzünlü bakar benim gözlerim...









Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 

Serap IRKÖRÜCÜ  | Serap  Irkörücü
28 Kasım 2019 Perşembe 21:44:48



Bir anlık gözlemlerden ve yaşanmışlıklardan 'an'ı dondurabilirseniz bir yaşam öyküsü bile çıkabilir. Yazarın kalemi bunu yapabilecek yetide ama 'an'ı değerlendirmeyi yeğlemiş.

Çok başarılı bir durum kesit öyküsüydü. Anlatım diliniz de tertemiz ve çok akıcı..

Gecikmeyle de olsa yazınızın güne gelişini kutlarım.

Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 22:05:46


Tertemiz bir yazıydı, ölüm giyinen kefen kadar.
Hem duygusal hem gerçek hem de eflatunsu.


İsabella tarafından 11/27/2019 10:09:54 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 21:05:52


Ne desem fazla bir ifade etmez yazacaklarım. Farkındayım. böylesine hedefi 12'den vuran öyküler yazan bir değerli kalemle muhatap olmak bir şans benim için.
öykü o kadar etkileyici. Betimlenemez. Bir an kendimi aynı asansörde hissettim. Ölünün yüzü soğuktur. ve de ölümün. Tüm bu duyguları yaşadım.
Kutlarım algı gücünüzün enginliğini.
Emeğe ve sanata saygımla...


    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 14:16:55


"Gri, parlak metalde gördüm yansımamı. Hala saygı duruşundaydı bedenim."

belki tuhaf gelecek ama bu kısım daha etkileyiciydi..

ve haddim olmayarak küçük bir öneride bulunmak isterim ;

hasta bakıcının iri kıyım olması en başta belirtilip, defaten tekrar edilmesi anlatımın akışını bozuyor sanki



    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 13:14:46


Sen de ağlamadın bende şaire
zaten doğuştan buğulu gözler bizim değil mi

çok güzeldi yaşadım an be an kutluyorum yürekten


    [ Cevap yaz ]    

levent taner  | levent taner
27 Kasım 2019 Çarşamba 12:57:06


Merhaba

Korku/gerilim filmlerini izlerken uyanan bir merak vardır ya, gerilim tırmanır tırmanır ve "dağ fare doğurması" misali bir kedi miyavlar, süt dolu kâseyi devirerek uzaklaşır hızla, o kadar

Ben de ne hikmetse yazınızı okurken böyle bir merak duydum

Ne gelecek acaba arkadan!

Evet asansörler

Modern yaşamın parçaları

Cüneyt Arkın filmlerinde tehlike arz eder

Turgut Özatay'ın canlandırdığı karakteri bağırta çağırta ölüme gönderir hani

Abi yapma, yapma abiii! Diye bağıra çağıra, gırtlaktan bir senfoniyi dinletir insana

Asan söre dönüşür asansörümüz inceden

Bende ne anlatıyorum kalkmış ya!

Bu güzel yazının yanında kurusıkı Yeşilçam sahneleri, hayret bi şeyim yaa!

O değil de, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybedenler ya da yatalak kalanlar gelir aklıma kimi vakit

Allah saklasın öylesinden

Nihayet hocam

Yüreğinize, emeğinize, kaleminize, kelamınıza bereket

Gün başarınızı da tebrik ederim

Saygı ve selamlarımla...

levent taner tarafından 11/27/2019 1:07:50 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

Ethem_Namık  | Bay Buhar
27 Kasım 2019 Çarşamba 12:25:49


"Bu ölü,kesinlikle ölmüştü,hiç kuşku yoktu."

Üç kez okudum....
Korku filminden bir kesit gibi anlatımı var yazının.

Özür dilerim... Seçki Kurulu ve yorumcularla aynı fikirde değilim.


    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 11:51:35


Bazen sela sesleri yükselir,Allah rahmet eylesin der geçeriz.Bazen sorgularız kim,nası yani,neden ölmüş ki vs gibi sonra bir duraksarız ve deriz ki bu sela bir günde en sevdiklerimiz için hatta benim için bile verilecek.Buz kesiliriz yaşam ve ölüm arası bir solukla başlayan,bir solukta biten bir serüvende.Enteresan bir hisse kapılmamak mümkün değil tabi.Vakti gelen gidiyor.Kalanlarda sırasını bekliyor.
Çok anlamlı yazınızı beğenerek okudum.Yüreğiniz dert görmesin.Gidenler rahmet içinde kalsınlar.
sevgi ve saygılarımla


    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 10:25:28


Tevafuk mudur bilmiyorum,daha biraz önce apartmanın asansöründe üç -beş dakika kapalı kaldım.Allah'tan vurduğumda kapıyı duyanlar kapıcıyı çağırdılar sağ salim indik.Bir de böyle kalmalar var.

Hayatta bir asansör değil mi inişli,çıkışlı.. artılar yukarı ,eksiler aşağı...

Hele hastane asansörleri ömür törpüsü...ustaca anlattığınız bu olayı defalarca yaşadım.Bazen sedyede (Hasta olarak,diğeri olsaydı bu yazıyı yazamazdım😁),bazen sedye yanında.

Rabbim tüm hastalara şifa versin.Ölenlere rahmet eylesin.Tebrik ederim.


    [ Cevap yaz ]    

27 Kasım 2019 Çarşamba 10:19:12




Bir Eflatun Ölüm tarafından 11/27/2019 10:23:12 AM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   3   Sonraki 10 eleştiri » 




Asansör başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 27.11.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
26.11.2019 08:49:21
Toplam 23 yorum yapıldı
895 çoğul gösterim
459 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.