Yaşamdan korkmayın çocuklar!!. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki. Dostoyevski [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Halamın Radyosu

Bir antika mağazasının önünden geçiyorum. Vitrinde seksenli yıllardan kalma radyolu bir kasetçalar... İçeriye giriyorum..

-Merhabalar..Çalışıyor mu bu radyo?
-Pilini takarsan çalışır abla...

Radyoyu incelemeye koyuluyorum. Paslı  anteni yerinde durmayan, düğmeleri epeyce yıpranmış, pillerin koruyucu kapağı düşmüş,  kasetçalar kısmının üstünde de bir tuş gevşemiş...

-Bozuk mu bu tuş ağabey?
-Yok be ablacığım bir kibrit çöpü tak araya.
-Deneme imkanımız var mı acaba, boşa para vermeyelim, hem ne kadar bunun fiyatı?
-İki yüz tl ver, yeter.
-Ağabey, doksan tl vereyim ben buna, kaset alacağım pil alacağım daha.

Beş dakika sonra, radyoyu çalıştırdık, sıkı bir pazarlık yapmanın sevinciyle ayrıldım ordan...

O gün dışarıda ki işlerimi jet hızıyla halledip bir an önce eve gitmek, anılarımla başbaşa kalmak istiyordum.
Aksilik bu ya ne zaman yalnız kalmak istesem, birden kalabalıklaşır çevrem. Aylarca aramayan insanların arayacağı tutar, gelmeyenlerin geleceği...
Büyük heveslerle aldığım radyoma iki gün  dokunma fırsatı bile bulamadım, misafirlerimiz gittikten sonra ilk işim radyoyu paketinden çıkartıp temizlemek ve hemen çocukluğumdan beri sakladığım kaseti bulmak
oldu...

Halamdan görürdüm çocukluğumda, bir pamuğa kolanya döker, ince ince özenerek silerdi her yerini.
Eskiden köy yerinde yaşıyorduk, orada her şey çok kıymetliydi. Eniştem, radyo ve televizyonun şeytan icadı olduğunu düşündüğü için; halamın bütün ısrarlarına rağmen eve sokmayınca, halam da ondan gizli para biriktirip bir radyo satın almıştı. Halam severdi müziği, en çokta türkü dinlemeyi. Kuzenim Selcan’la bana sıkı sıkı tembih etmişti
-Çocuklar, Ali gelirse hemen haber verin bana, ortalıktan kaldıralım radyoyu görmesin..

Küçük bir bahçemiz vardı, kapının hemen sağ tarafındaki duvara çaktığı kocaman çiviye asardı radyosunu.
Bahçeye piknik tüpünü çıkarır, üzerine genişçe bir kazan koyar, kaynayan suyu çamaşır leğenine döker, büyük bir keyifle türkü dinleye dinleye yıkardı beş çocuk, eniştem ve kendisinin çamaşırlarını. ..Hiç zor gelmezdi ona ev işleriyle uğraşmak,
radyo onun bütün dünyası, müzik ise ruhunun gıdası olmuştu.

Köye çerçiler gelirdi o zamanlar, bütün alışverişi ordan yapardı halam. En çokta pil alırdı radyosuna, mutlaka yedeklerdi pilleri. Pil olmazsa radyo çalışmazdı, radyonun çalışmaması halamı hüzne boğardı.

Halamın dışarda olduğu zamanlar biz de kuzenimle radyoya el atar, incelerdik. Bir gün yine radyoyu kurcalarken ses kayıt yapıldığını farkettik.
Cihazın içinde bulunan kasetteki şarkıyı silip, kendi sesimizi kaydetmeyi planlıyorduk.
Ben radyo sunucusu, Selcan da solist olacaktı.
Bizim işimiz halamdan daha zordu, çünkü hem halama hem de enişteme yakalanma riskimiz vardı. Ancak gizli saklı işler yapmak öyle tatlı öyle heyecanlıydı ki;
hemen başlamıştık sesimizi kaydetmeye.
....

Teybi iyice temizledikten sonra, kasedi takıp dinlemeye başladım.


-İyi akşamlar sayın seyirciler!
Hahahah (benim kahkaha sesim) Ayy olmadı bu ya silip baştan alalım
-Niye ki? Silme devam edelim hadi beni anons et ( Selcan)
- Ya izlenmiyoruz ki ahahaa
iyi akşamlar sayın ’’dinleyiciler’’ demem gerekiyordu. Tamam devam ediyorum. Şiştt!

-Mutluluk radyosu Ebruli fm’ desiniz.  Lütfen frekans ayarlarınızla oynamayın. Sırtınızı koltuğunuza yaslayın, kulağınız biz de olsun.
(Suskunluk)
-Ne oldu yine
-Ya belki evlerinde koltukları yoktur, yer halısında oturuyorlardır.
-Bırak nerde otururlarsa otursunlar, beni anons et hadi ebru, annem gelecek şimdii.

-Sayın dinleyiciler sizi ünlü assolist Selcan Aylan’la başbaşa bırakıyorum. Keyifli vakitler dilerim.

- Ahahaa ( Selcanın kahkaha sesi) Hangi şarkıyı söyleyeceğim şimdi?
-Ses kayıt oluyor söyle bir tane, ilk aklına geleni
-Annem geliyor ebruu ne yapacağız? Radyoyu koyalım yerine çabuk.
-Dur kaseti çıkaralım içinden




 Öyle  korkmuştuk ki halama yakalanmaktan, apar topar radyoyu duvarda ki çivisine asıp kaçmıştık.
Halam gelir gelmez çamaşır kazanına suyu doldurup ocağın altını açmıştı. O gün yine çamaşır yıkayacaktı. Sonra tam radyosunu keyifle dinleyecekti ki; daha elini atar atmaz radyo, su dolu kazanın içine düştü.
Halamın tek tesellisiydi o radyo, bizim çocukça zevklerimizin kurbanı... Aceleden sadece çivinin ucuna asabilmiştik radyoyu her şey bizim yüzümüzden olmuştu ve bunu hiç bir zaman itiraf edemememiştik halama....

Şimdi evimin baş köşesinde eski bir radyonun içinde çocukluk sesim, özlemim, pişmanlığım, paha biçilmez anılarım var...

EbRu //





Etiketler:

 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 

20 Ağustos 2019 Salı 14:18:42


Anılarla dolu bir güzel yazı okuttunuz Ebru Hanım.Yazı alıp götürdü benimde buna benzer anılarıma.Çok güzeldi.Sevgimle.


    [ Cevap yaz ]    

muslumbayram  | müslüm bayram
20 Ağustos 2019 Salı 13:11:00


Yazıyı okumaya başladığınız gibi bitiriyorsunuz, işte yazının gücü diyorum ben bu tarz yazılara

yazı kendini okutuyorsa yazı olmuştur
bu yazıda olduğu gibi
akıcı duru sade ve hoş bir dil
daha ne olsun
konusuyla da beni aldı götürdü ta 80 li yıllara
dolu dolu anılara dalarcasına bir seyirdi gözlerimde
nice tebrikler imle kardeşim


    [ Cevap yaz ]    

Serap IRKÖRÜCÜ  | Serap  Irkörücü
16 Ağustos 2019 Cuma 23:09:06



Anıları çağrıştıran bir şeyler her zaman vardır. Hele gördüklerimiz bize neler çağrıştırır, neler...

Çocukluk yıllarımızın tertemiz anıları içinde haylazlıklar da olsa, amacından dolayı her türlü affı hak eder.

İşte böyle bir anı...

Anlatım dilinin sadeliği ve akıcılığıyla kendini okutan bu güzel öykünü ve Günün Yazısı değerlendirmesini kutlarım Sevgili Ebru...

Daha nicelerine... Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

15 Ağustos 2019 Perşembe 13:18:26


Tebrik ederim Ebru hocam.
Saygılarımla


    [ Cevap yaz ]    

15 Ağustos 2019 Perşembe 11:33:29


yaşanmışlık ve anlatım o kadar içten ve akıcı ki iki gözüm kapalı okudum... elbette o dönemleri yaşamış olmak yazının içinde kalmamıza daha çok yetti...

teşekkürler paylaşıma...



    [ Cevap yaz ]    

15 Ağustos 2019 Perşembe 11:04:45


Sonra televizyon, bilgisayar, internet geldi.Gelmese iyiydi diyorum bazen...

Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

14 Ağustos 2019 Çarşamba 23:54:40


Radyo için üzüldüm ama yazı o kadar eğlenceli geldi ki anlatımın doğallığı samimiyeti hele o replikler ses kaydının yapıldığı bölüm dört dörtlüktü. Gldürürken dşündürdü.Çocukken bile en doğru şekilde konuşarak anons etmeyi sunuculuk mesleğine yatkınlığı önce düşünmek sonra konuşmak gerektiğini..Ne çok şey var yazı hakkında söylenilecek.Bu kadar mı içten bu kadar mı güzel yazılır. kaleminiz hayranlık uyandırıcı sevgili Ebru hanımcığım .Güne geldiği için çok sevindim. Seçici kurul iyi ve doğru bir tercih yapmış. Tebrik ediyorum sevgilerimle


    [ Cevap yaz ]    

Gülüm Çamlısoy  | Gülüm Çamlısoy
14 Ağustos 2019 Çarşamba 20:28:16



Çok sıcak bir esinti idi günü ve yürekleri kucaklayan.
Mutlu bayramlar sevgili Ebru Hanım.
Sevgim siiznle


    [ Cevap yaz ]    

14 Ağustos 2019 Çarşamba 16:53:33


Müzik benim en büyük alışkanlığımdır, belki babamın çocukken yasaklamasından kaynaklanıyor olabilir. Evim hiç sessiz olmadı şimdi bile gece gündüz açıktır sesler bilgisayarda televizyonda. Belki de olumsuz düşüncelerimle başbaşa kalmamak için bir korunma yöntemim olmuştur bu alışkanlık. İnternete ve bilgisayara ulaştıktan sonra radyo ve kasetçalar dinlemeyi bıraktım, teknolojinin rahatlığını tercih edenlerdenim. Yasaklara isyan etmek her zaman bana heyecanlı geldiği için radyo ile de kasetçalar ile de çok anım olmuştur, eskilere götürdü yazınız, belki biraz hüzünlendim ama beğendim de yazınızı teşekkürler.


    [ Cevap yaz ]    

14 Ağustos 2019 Çarşamba 14:03:44


Dün bu yazıdan sonra halamı görmeye gittim dedemin radyosu duruyordu konsolun önünde. ne güzel duruyordu. böyle çocukluğumda geçen bütün anılar içinden dökülüyordu sanki. çalmıyordu belki ama öylece duruyor olması içimi ısıtıyordu. Halacim bu radyoyu bir süre alabilir miyim dedigimde yüzünde bir hüzün oluştu. kıyamadım.
o artık halamın radyosuydu. çok teşekkür ederim Ebru. kutlarım bu güzelliği


    [ Cevap yaz ]    


 « Önceki 10 eleştiri   1   2   Sonraki 10 eleştiri » 




Halamın Radyosu başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.



Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 14.8.2019 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
13.8.2019 11:44:37
Toplam 18 yorum yapıldı
558 çoğul gösterim
209 tekil gösterim

Diğer Makaleleri