Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. EFLATUN [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ÖLÜM SENİ BEKLİYOR BÖLÜM-5

ÖLÜM SENİ BEKLİYOR BÖLÜM-5









Serra’yı evinin önüne bıraktıktan sonra, apartmandan içeri girerken, arkasından seslendim,
‘’ İyi geceler dinlenmeye bak ortak. Seninle daha çok işimiz var.’’
‘’ Sana da iyi geceler ortak, sağda solda oyalanma doğru eve git.’’
Gaza basıp hareket ederken hala kapıda el sallayıp duruyordu. Trafiğe takılmadan, kazasız belasız eve geldim.
İçeri girdikten sonra, kapıyı kilitleyip biraz divana uzandım. Dalmışım, bir tıkırtıyla uyandım. Bende alarm zilleri çalmaya başladı. Sarhoşluk falan kalmamıştı birden ayıldım. Silahımı elime aldım, sessizce kapının yanına giderek duvarın dibine sindim. Eğer düşündüğüm gibiyse kapının dışında en az üç kişi vardı. Gürültü yapmadan mutfağa geçerek, Asayişi aradım Karşıma Vedat Komiser çıktı,
‘’ Vedat, Ben Baş komiser Cahit devriyede kimler var?’’
‘’ Kirli ve ekibi var baş komiserim.’’
Hemen aceleyle evin adresini verip yönlendirmesini söyledi. Salondan bir sandalye alıp kapının iki, üç metre uzağına bırakıp silah elimde oturdum. Dışardaki serseri sabırsızca davranarak susturucu takılı silahını ateşleyerek kilidi parçaladı. Kapı yavaşça aralandı, adımını içeri atarak acemice içeri girmeye çalışınca tetiğe bastım. Çığlık atarak yere yuvarlandı kapı ardına kadar açılınca tetiğe ikici defa dokundum. Arkasındaki çam yarmasının beyni parça, parça oldu. Üçüncü hergele tazı gibi kaçmaya başladı. Dairenin ışığını açıp, yaraladığım ite baktım, acıdan kıvranıp duruyordu. Yakasına yapışıp suratına iki tokat patlattım. Acıdan inlemeye başladı.
‘’ Konuş ulan sen kimin köpeğisin?’’
İt oğlu it geberecek hala bana tehditler savurmaya devam ediyordu,
‘’ İkinizde öldünüz, üzeriniz çizildi. Yanında gezdirdiğin orospu da ölecek.’’
‘’ Sen kendi derdine yan, bu gece senin son gecen olacak. Seni üzerime kim saldığını söylersen, acı çektirmeden öldüreceğim. Yoksa sabaha kadar benden çekeceğin var.’’
Bu sırada merdivenlerden gelen gürültünün ardından içeriye ilk giren Kirli oldu.
‘’ Yaralandın mı Cahit?’’
‘’ Yok, be Kirli İtin biri zıbardı, diğeri yaralı. Ambulans çağırında adam gebermesin. Adamın yaşadığı bilinmemeli, bu kadarını halledersin artık.’’
‘’ Orası kolay, Aynınur ambulans çağır. Hansa, Heval, Cansın sizde apartman sakinlerini yatıştırın.’’
Birden aklıma Serra geldi. Kirliye seslendim,
‘’ Kirli Serra’yı ara hayatı tehlikede olabilir?’’
Biraz sonra Serra’nın iyi olduğu haberini alınca derin bir nefes aldım.

2


Serra, Asayişten içeri girerken, olağan üstü bir hareketlilik dikkatini çekti. Heval’in yanına giderek,
‘’Ne oldu, bir şey mi var Heval?’’

‘’ Haberin yok mu? Akşam seni aradılar, bir şey söylemediler mi?’’
‘’ Hayır, sadece aradılar. Benimde tuhafıma gitti.’’
‘’ Dün gece Cahit’i evinde öldürmeye teşebbüs ettiler. Bir ölü bir yaralı var.’’
‘’ Ne Cahit’e bir şey oldu mu? Cahit nerede? Hemen onu görmem lazım.’’
‘’ Dur telaşlanma, Cahit’in bir şeyi yok.’’
‘’ Yok, yok kendi gözlerimle görmem lazım. Cahit nerede?’’
‘’ Sedat Amirin yanında, bu ne telaş deli kız?’’
Heval’in yanından ayrılan Serra, hızla Sedat Amirin odasına giderek, paldır küldür içeri daldı. İkisi birden kendine hayretle baktığını görünce,
‘’ Amirim, Cahit Baş komiseri çok merak ettim de burada olduğunu söylediler.’’
‘’ Gel Serra bir şeyim yok, çok şükür.’’
Sedat Amir,
‘’Şimdi ne yapmayı düşünüyorsunuz?’’
‘’ taksi şoförünü ziyaret edeceğiz Amirim.’’
Yanına başka adam almak istersen alabilirsin. Diye cevap verdi Sedat Amir.
‘’ Gerekirse yardım isteriz Amirim. Serra’dan memnunum.’’
‘’ O zaman burada vakit kaybetmeyin.’’
‘’ Hadi çıkalım Serra.’’
Bizim çocukların yanından geçerken, hepsinin bana manalı, manalı baktıklarını gördüm. Fesatlıkta hiç üzerlerine yok doğrusu. Hastaneye gelmemiz fazla uzun sürmedi. Tam kapıdan içeri girerken birden duraladım. Altıncı hissim yeniden devreye girmişti. Burası ölüm kokuyordu.
‘’ Acele edelim Baş komiserim, korkarım geç kaldık. Şoförden bize hayır yok.’’
‘’ Sana yukarıdan vahiy mi geldi kızım?’’
‘’ Soru sorma acele edelim.’’
Hızla şoförün yattığı odanın bulunduğu kata çıktık. Kapının önündeki sandalye boştu. Bir hemşirenin yolunu keserek, ‘’burada bekleyen polis nerede?’’ ‘’ Tansiyonu düşmüş acile götürdüler.’’
‘’ Allah kahretsin, çabuk ol Serra odaya girelim.’’
Geç kalmıştık, Hemen hemşirelerin bulunduğu odaya daldım.
‘’ Beyefendi içeri girmeden kapıyı vurun.’’
‘’ Başlatma beyefendine, 211 de yatan hastaya hanginiz bakıyordu?’’
‘’ Bir bakayım, Kutsal hemşire bakıyormuş onu bulun?’’
‘’ Orada oturacağına kaldır poponu hemşireni bul. Hastam öldürüldü haberiniz yok. Bunun hesabını nasıl vereceksiniz?’’
‘’ Siz kim oluyorsunuz da Benimle böyle konuşuyorsunuz?’’
Birden Serra yerinden fırladı,
‘’ Bana bak Arkadaşım Asayişten Baş komiser Cahit. Bende Komiser Serra. Şimdi sen kimliğini ver geri zekâlı.’’
Ortalık birden karıştı. Olan olmuş en önemli tanığımızı kaybetmiştik. Serra hızını alamayıp başhemşirenin yakasından tutup duvara yaslayarak, tercihini yap Şırnak mı, Hakkâri mi?’’
Kadın daha fazla dayanamadı, olduğu yere çöküp kaldı. Asayişe dönerken, Serra’ya bakıp güldüm.
‘’ Güzelim, sizinkilerin hepsi senin gibi zırdeli mi? Ama davranışın hoşuma gitti. Boy pos güzellikte var.’’
‘’ Oldu olacak beni Sedat Amirden iste, hemen nikâhımızı da kıysın.’’
‘’ Güzel fikir bunu da konuşmalıyım Amirinle.’’
‘’ Şaka maka iyi bir çift olduk.’’
Asayişe döndüğümüzde, kaza geçilen taksiden geri kalanları Asayişin bahçesine çekildiğini gördük. Serra’ya,
‘’ Sen Asayişe çık bizim olay yeri ekibine haber ver gelsinler.’’
‘’ Hemen haber veriyorum Baş komiserim.’’
Olay yeri ekibini beklemekten başka yapacak bir işim olmadığı için, kantine giderek kendime demli bir çay ısmarlayıp, bir de sigara yaktım. Bu sırada Büşra Baş komiser yanımda bitti.

‘’ Serra’yı bizden çaldın bu yetmemiş gibi çayı da tek başına içiyorsun. Bana da çay ısmarlarsan, yalnız içmemiş olursun.’’
‘’ Size iki çay feda olsun Baş komiserim. Aslında bende sizinle konuşmak istiyordum.’’
‘’ Söyle derdini dermanın olayım.’’
‘’ Dert hepimizin. İstanbul dolayısı ile Türkiye. Dün muhbirim bir isim verdi bana tanıdık geldi. Belki ilgilenirsin?’’
‘’ İlgileneceğim isim neymiş?’’
‘’ Bay Robert.’’
Büşra birden dikkat kesildi.
‘’ Sen bu ismi kimden duydun?’’
‘’ Dedim ya muhbirim söyledi, ama konuyla ne kadar ilgili bilemiyorum.’’
‘’ Şu konuyu bana iyice anlat belki senin ekibe bende katılırım.’’
‘’ Yarını bekle Baş komiserim, muhbirimle buluşacağım. Daha sonra size anlatacağım. Aklında bulunsun Karamürselliler hakkında bir şeyler bulursan paylaşalım.’’
‘’ Yarın muhbirinle buluşmaya, seninle bende geleceğim.’’
‘’ Bakarız.’’


Devamı var






Etiketler:




ÖLÜM SENİ BEKLİYOR BÖLÜM-5 başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





ÖLÜM SENİ BEKLİYOR BÖLÜM-5 başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
20.7.2019 18:58:06
Toplam 0 yorum yapıldı
174 çoğul gösterim
173 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.