Düşmanlarınızı daima bağışlayın, hiçbir şey onların bu derece canını sıkmaz. Oscar Wilde [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Abilik Yüce Bir Duygudur

ABİ OLAN OĞLUM
Sevgili oğlum,
Önce duamızı edelim,
“Allah’ım, babama dahi abi olmayı nasip etmemişsin ama bana nasip etmişsin, sana şükürler olsun. Bana iyi bir abi olmayı nasip eyle. Amin”
Sevgili oğlum,
Arşivim karıştırırken tam 15 yıl öncesinde sana yazdığım ve o zamanın yerel gazetelerinde bir kaç kere yayınlanan mektuba rastladım. O mektubu geliştirerek sana yeniden bu konuda mektup yazmaya karar verdim. Bu mektubumuzun konusu abi olmak.
Sevgili oğlum,
Allah herkese abilik nasip etmiyor. Üç ablam olmasına rağmen bana abi olmayı nasip etmedi. Ama sana nasip etti. Demek ki insan kendisine nasip olan şeylere bakarak ona sahip olmayanlara bakarak şükür etmeli. Şükretmek o şeye sahip olunanın zekatı gibidir bence. Bu şükrü dahi edemeyen insana ne demeli? Bu yüzden sende şükrederek kardeşine iyi abi olmaya bakarsın inşallah. Belki de kardeşine de abla olmak nasip olmayacak.
Sevgili oğlum,
Abi olmak veya abla olmak sanırım büyük bir sorumluluk duygusu gerektiren bir şey. Yani sorumlu olduğun kardeşini her konuda bilgi sahibi yapmak, derslerinde yardımcı olmak, yanlış yaptığı zaman ona yanlışını küçümsemeden kırmadan anlatmak ve doğru olarak ne yapması gerektiğini de onun anlayacağı dilde ve ayrıntılı olarak anlayana kadar anlatmak abiliğin veya ablalığın gereği olmalı.
Sevgili oğlum,
Sen her ne kadar yaşça büyük olsan da kardeşinin her şeye rağmen bir birey olduğunu unutmadan doğruları bile dayatmadan anlatmak anlamak istemiyorsa ısrar etmemek en güzel şey.
Canım oğlum,
“Sen abi olmadın bunu nereden biliyorsun?” diyerek soracak olursan, sana derim ki “ Evet ben biyolojik olarak abi olmadım ama sorumluluk duygusu olarak akrabalardan veya komşulardan tanıdıklardan, benden yaşça küçük olanlara fahri olarak abilik yapmaya çok zaman talip oldum. Bunu uygulamaya baktım. Ama çoğu ya anlamak istemediler ya da anlamadılar gerçekten, yahut da anlayamadılar. Ben ısrar ettikçe de ters tepki yaparak bize küsen, darılan çok insan oldu. Dost kazanalım derken bir de bakmışım ki düşmanlara sahip olmuşum. Bu yüzden bu konuya çok dikkat etmek lazım.
Canım oğlum,
Sorumluluk duygusu güzel ama zor duygudur. İnsan sorumlu olduğu insanların hep hatayı az yapmasını, güzellikleri daha çok yapmasını ister. Ama hatalar ve güzellikler kişiden kişiye değiştiği için ve kimse altta kalmak istemediği için çok zaman çatışma çıkar. Kardeş kavgaları işte bu yüzden “Adem’in çocukları” zamanından bu yana var olmuştur. Bizim görevimiz karşımızdaki insanı ikna etmek değil, ona doğruları anlatmaktır. Bir alime sormuşlar “O kadar alimsin de bir cahili ikna edemedin” Alim cevap vermiş, “70 yıllık ömrümde ilim öğrendim ama halen öğrenemediğim çok şey var ki, yani ilmim sınırlı,70 yılda öğrenebileceğim kadar öğrendim. Ama cehalet ve densizlikte sınır yok o adam cahillik ve densizliğin sınırsızlığını cömertçe kullandığı için onu ikna edemedim” demiş. Aynen böyledir. Biz ne kadar haklı ve bilgili olursak olalım karşımızdaki kapasitesi kadar alıyor. O yüzden sende kardeşini ve insanları ikna etmek için sinirlenme kavga çıkarma. Sakin ol. Ben de çok zaman sinirlenirim ama sinirlenmenin ve öfkenin cezasını ben çekerim hep. Çünkü öfke ve sinirlenme şeytanın en büyük azığıdır. İnsanı sinirlendirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Yani çatışma yoluna girmek yerine ikna edemediğin zaman tadında bırak.
Canım oğlum,
Sen ile kardeşin arasında 3 yaş 4.5 ay yaş farkı var. Bu yaş farkı fazla değil. Sen kardeşinle aynı yaşta sayılırsın. O’ nunla tartışacağın veya konuşacağın zaman empati yaparak onu anlamaya çalış, kendini O’nun yaşında olduğun zamanda düşün ve ona göre davran ve O’nu sevgi ile ve hoşgörü ile karşıla ki , o da ilerde senin abilik görevini yerine getirdiğini elinden geleni yaptığını belirterek seni sevgi ile ansın. Çocukları “Dayımız da abiliğini güzel yapmış, annemizi sevmiş” desin. Her insan zamanında gelecek nesiller tarafından sevgi ile anılmak ister. Bu yüzden sevgi ile anılmak isteyen insan sevdiklerine sertlikle değil sevgi ile davranır ve şafkat ve merhamet kanatlarını gerer.
Canım oğlum,
Kim olursa olsun ama özellikle kardeşine hep doğru olduğuna inandığın şeyleri sakin ve sevgi ile anlat. Her şeyi inandığımız gibi ama baskı yapmadan karşımızdaki insana anlatmalıyız ki, insanlar bizim hakkımızda yanlış kanılar edinmesinler. Yanlış anlasalar da biz doğrularımızı anlatalım aslında ama bizim yanlış anlaşılmaktan çok doğru anlaşılmaya ve insanlara doğrulukları aşılamaya ihtiyacımız var. Doğrular ne kadar çok olursa ve anlaşılırsa toplumumuzda o oranda doğruya gider. Doğru yeni doğruları yanlış da yeni yanlışları doğurur. Bu yüzden yanlışı az doğrusu çok olan insanları toplumumuz daha çok benimser ve sever. Seveni çok olmak demek toplumumuzun sevgi oranının da artması demek. Sevgiler nehirler gibi akacak, çağlayanlar gibi coşacak, denizler gibi kabaracak dalgalar gibi kalpten kalbe akacak ki sevgi toplum sevgide boğulsun adeta.
Canım oğlum,
İyi bir abi, kardeşini gerçekten seven , sevgisini de net ve açık ama abartmadan, nerede nasıl davranılacağını da bilerek gösteren insan gerçek abidir. Kavga olsa da kavgadan hemen sonra barışan, maddi şeylere değer vermeyen, zamanı gelince bir eş olsa da kardeş ve eş dengesini hiçbir zaman bozmayan insan olarak algılıyorum. Senin de bu dengeye riayet edeceğini biliyorum. Zamanında bu dengeyi sağlayamamış ve yakın çevremizdeki çok insanın çok sıkıntı çektiğini de bilerek geçmişe baktığım zaman üzüntü duyuyorum. Gerçekten de bir erkek insan eş ve kardeş dengesini sağlayamazsa en büyük sıkıntıyı bu alanda görüyor ve “zavallı insan” damgası yiyerek kötü bir isim bırakıyor. Umarım sen bırakmazsın böyle kötü bir nam.
Sevgili oğlum,
Mektubumuzu dua ile tamamlayalım.
“Allah’ım, beni bir abi olarak şereflendirdiğin için sana şükürler olsun. Bu görevin büyük sorumluluk isteyen bir görev olduğunu biliyorum. Senin bana vereceğin güç ile abiliği hayatta hakkını vererek yapacağıma inanıyorum. “Eş ve Kardeş” dengesini sağlamanın ne kadar zor olduğunu geçmiş nesillerde büyüklerimizin anlatmasından anlıyorum ve bu dengeyi sağlamaya çalışacağıma inanıyorum. Bu konuda bana en büyük gücü Rabbim olarak sen vereceksin. Abi ve abla olan herkese de “ eş ve kardeş” dengesi sağlayacak güç ver beni, ailemi ve ülkemi bağışla beni ve kardeşimi vatana millete faydalı barış içinde yaşayan insanlar yap. Sen bunu yapacak kadar büyüksün .Amin”





Etiketler: sayfam ,


Remzi ÖZKAN  | Remzi Özkan
29 Ocak 2019 Salı 10:39:19


Kaleminize ve o güzel yüreğinize sağlık üstadım. Harika bir yazı okudum. Başarılarınız sonsuz olsun.


    [ Cevap yaz ]    

27 Ocak 2019 Pazar 01:15:38


Bu güzel duaya binlerce amin.
Nasihat dolu okunası yazıydı .
Yüreğinize sağlık Turan ağabeyim
Saygılar


    [ Cevap yaz ]    




Abilik Yüce Bir Duygudur başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
25.1.2019 08:53:03
Toplam 2 yorum yapıldı
330 çoğul gösterim
323 tekil gösterim