Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. MEVLANA [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Sadece SANA

Bir otobüs camının kenarı oturduğum yer. Uzağa yakın yakına uzak. İçimde bayramlığı alınıp, elinde kınaları ile sabah olmasını bekleyen küçük bir kız çocuğu heyecanı. Elimdeki kınalarım ellerimi boyamış mı diye heyecandan gözlerini kapatıp şimdi sabah oldu olacak der gibiydi gözlerimi açtığımda baktığım saat bana. Cama uzanan gözlerime düşen koyu mavi sessizlikten anlıyorum ki günün üzerini örtmeye başlamış gece. Gitmekle tükenmeye gönüllü yollar mesafeleri kısaltır mı diyor heyecanlı kalbim. Susturmakda zorlanıyorum sesini, yanımdaki yaşamamaya dünden gönüllü kadının duymasından korkarak. Cama yansıyan terminal tabelasına takılıyorum bir an. Susup sana geldim diyorum bir harf adedince. Duran otobüsden inemeyen ayaklarım korkak. Gözlerim ürkek. Ellerim titremekde. Seni görebilmenin heyecanı basmışken kalbimi, hadi bayan diyen muavinin sesi getiriyor kendime beni. İniyorum. İnsanları oradan oraya taşıyan bir çok otobüsün arasına. Etrafımda dolanan yüzlerce kalp arasından seçmek zor olmuyor yıllar sonra kalbime denk gelen kalbi. Bir bakış usulca alevlendiriyor bedenime saklanıp küçük bir kıvılcım bekleyen ateşi. Öyle bir tutuşuyor ki yangınların içinde yangın. Öylesine kuvvetli. Öylesine alevli. Daha önce hiç yanmamıştı böylesi diye düşünürken içimden ellerimin titremesinden tutamazken telefonu ve yanarken tenim cehennem misali, utanıp kaçırdığım gözlerine değemedi gözlerim. Anlayabilseydin nasıl bir fırtına kopuyordu bende, yanında oturup bakmaya çalışırken sana. İliklerime kadar işlemişken sen, damarlarımda akan kan olup hayat verircesine dokundun kalbime. Yanımdasın ve ben uzanıp dokunabilecek kadar yakınken sana sessizim şimdi. Susup dinliyorum kalbinin kalbime seslenişini. Bu nasıl bir şiir nasıl bir ezgi. Daha dokunmadan yanıp tutuşurken tenim. Ellerime değen ellerin buluyor sevdanın ateşini. Şimdi diyorum ki özledim hadi tut elimi ve hiç bırakma beni. Kaybolduğum karanlığıma ışık. Talihsiz bahtıma doğan güneş ol. Huzuru bulduğum yanın hep yanımda olsun dedim ama sessizce ve içime. Duymadın... Duyamadın sen. Kelimeler düğüm olup aktı yüreğime. Daha çok susmak istedim. Neden mi. Sence. Korktu mavi peri dünyamsın desem şımarır mı diye. Yada kendimden çok seversem bıkıp bırakıp gider mi diye. Sorular dönüp dururken kafamda sesin tutuyor sessizliğimi. Bakıyorsun gözlerimin içine. Öylesi güzel, öylesi sevdalı ve öyle deli. Girdabına kapıldığım bir denizdeyim şimdi. Deli mavi dalgaların arasında çırpınmayı bırakmış kanadı kırık bir martı misali bıraktım sana kendimi. Sende kaybolup yine yazdığın mısralarda aşk olup karşına çıkan satır arasında gizli bir cümleyim . İster beyaz bir sayfaya yaz beni, ister yüreğinin içine işle sevgimi. Seninim sadece senin. Hemde hiç kimsenin olmadığı kadar senin... Demeyi çok isterdi dilim. Karşında durup konuşamazken ve bakamazken yüzüne kaçırdım hem kendimi hem gözlerimi senden. Susuyorumm.....
Yüzümü tutan ellerinin içine dokunan dudaklarım diyor ki sana olan sevdamı vurabilir miyim kelimelere. Sığdırabilirmiyim seni yirmidokuz harfe. Suskunluğumda dinle kendini. Gece bitip gün açtığında dünyama, uyanıp seyrederken seni göğsüne uzanıp senden öncesi yokmuş gibi. Sanki bundan sonrası seninle bitecek gibi. Bir şiirin orta yerine gelince susturup, ben gözlerini gördüğüm gün doğup senle var oldum şimdi diyerek kaldığın yerden devam etmek gibi. Okuduğun o şiirin son mısrası hiç gelmese dedim kendime. Bir dize sen bir dize ben okusam. Bir şiir tadında kalsa AŞK. Acılarını acılarım, yaralarını yaralarım diyerek sarıp sarmalasam ve masal diyarından çıkıp gelse mutluluk. Gözlerimizde biriktirdiğimiz umutlar çalsa kapımızı demek istedi yüreğim. Ama söyleyemedi. Sessiz bir bahar olmak istedim tomurcuklanıp filizlenmeyi bekleyen. Zamanı geldiğinde yeşerip çiçek açan... Karşılıklı oturduğumuz masa şahit seni gördüğümde gözlerime doğan huzura. Önümüzde durup içtiğimiz bardakdaki çayım bile anlamışken aşkla sana yandığıma. Konuşurken sen karşımda, ben ahh o ben sanki başka bir dünyada. Sözlerini duyamazken kulaklarım, etrafımda dönen dünya değil sanki sen. Dinlemek seni ve sesini, sanki en sevdiğim ezgiyi dinlemek gibi.
Yüreğinden yüreğime yağan ılık bir sevda yağmuru gözlerinde. Okuduğun şiir alıp götürüyor düşten bir dünyaya, İçime işleyen sevdammm diye haykırmak istiyor dilim. Bilsen nasıl bir nakış işledi sevdan kalbime.
AŞK sın dedin, AŞK sın dedim. İnsanın hayatında aşk kaç defa çalar kalbin kapısını ve çaldığında açmadan bilebilir misin ki yüreğine denk gelen o yüreği. Duyabiliyor musun karşında duran sevdanın beden giyen hali ile seslenen sesini. Hissedebiliyor musun uçurumlardan binlerce kere düşüp parçalara ayrıldığı halde yinede sevmekten vazgeçemeyen bu bedenin ateşe düşmüş halini. Saçlarıma taktığın rüzgar seni fısıldıyor kulağıma. Mühürlü dudaklarını getirip bırakıyor avuçlarıma, buzu son buluyor dudaklarının dokunuşlarında. Yüreğim yüreğinde doğuyor sil baştan bir aşkla. Senden öncesi ölümdü ve şimdi senden sonrası mahşeri diyerek uyanıyor rüyasından mavi peri. Anlıyor yolculuğunun bitmediğini. Kanatlanırken kozasından kısacık yolculuğuna bir kelebeğin ömrü kadar yaşanmadan tükenmeli miydi AŞK...





Etiketler: sayfam ,


Serap IRKÖRÜCÜ  | Serap  Irkörücü
14 Şubat 2019 Perşembe 12:39:47


Yazarın sevdiğiyle yapılan içsel söyleşisinin yazıya dökülmüş hali. Kısa ve vurucu cümlerle anlatım çok etkili olmuş. Cevapsız sorular da okuyucuya yorum hakkı tanıyan bir algı oluşturuyor.

Kutlarım.

Sevgilerimle.

Serap IRKÖRÜCÜ tarafından 2/14/2019 2:34:23 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    

4 Ocak 2019 Cuma 13:27:14


duygularını ve sevgisin içtenlikle dile getiren bir mektuptu sanki, yalın ve gerçek , samimi ve yürekten , deneme yazısı mı olur, tür hakkında tam bilemiyorum ama çok güzeldi yazılanlar , kutluyorum bir kez daha yürekten kalemini sevgili mavi, selam ve saygımla


    [ Cevap yaz ]    

3 Ocak 2019 Perşembe 10:56:59


Dokunaklı bir anlatım... Güzeldi.

Sevgilerimle...


    [ Cevap yaz ]    

Recep OKATAN  | recep okatan
2 Ocak 2019 Çarşamba 17:19:20


" Kanatlanırken kozasından kısacık yolculuğuna bir kelebeğin ömrü kadar yaşanmadan tükenmeli miydi AŞK..."

Hayır asla tükenmemeliydi. Efendim bu çok güzel çalışmanızdan dolayı sizi çokça tebrik ediyorum...


    [ Cevap yaz ]    

syfttn  | Seyfettin TARIK
2 Ocak 2019 Çarşamba 16:55:29


Aşk bitmez sadece boyut değiştirir , öyle güzel yazmışsınız ki bir solukta okudum ve ama ne çabuk bitti hani devamı der gibi oldum.

Devamının olması dileği ile...

yüreğinize sağlık , sevmek her şeye rağmen karşılıksız çıkarsız sevmek hayatın gerçek tadı bu bence :)

selam ve saygılarımla


    [ Cevap yaz ]    

DemAN  | Zorgun  Devrim (K.YAY)
2 Ocak 2019 Çarşamba 15:12:03

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.

suya mı yazılmış yoksa yağmurlara mı? ne olursa olsun gönderilecek bir mektup olsun. 29 harften ibaret söylemlerimiz, aşka yazmalarımız ve içtenlikle konuştuğumuz her şey ama her şey aşka yürümüş gibiydi bu tüm yazılanlar.

şiirsel ve güzel ifadelerle yazılmış "sadece sana" adlı yazınız etkileyiciydi ve etkilendim

güzel yüreği içtenlikle selamlıyorum



DemAN tarafından 1/2/2019 3:51:45 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    




Sadece SANA başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
2.1.2019 14:27:45
Toplam 6 yorum yapıldı
464 çoğul gösterim
376 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.