İnsanlar kötülüğü, arzuları kuvvetli olduğundan dolayı değil, vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar. JOHN STUART MiLL [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Aynada görünmeyen güzellik

Aynada görünmeyen güzellik

Giriş
Sadece saçını taramak veya tıraş olmak için aynaya bakan bir insan bile günde ortalama 3 veya 5 dakikasını ayna karşısında geçirmektedir. Hiç aynaya bakmayanlarla her gün saatlerce süslenenler hesaba katıldığında, insanların ayna karşısında günde ortalama kaç dakika geçirdikleri hakkında henüz bir bilgiye rastlamadım. Ancak, Hollanda’da insanların süslenmek için ne kadar para harcadıkları hakkında bilgiler mevcut.

Beden bakımı
Hollanda Kozmetik Kurumu olan NCV’nin yaptırtmış olduğu bir araştırmaya göre 2007 yılında kozmetik ürünler için 2.25 milyar Avro harcanmış. (Bu rakama, cilt, saç, tırnak ve benzeri bakımların yapıldığı salonlarda yapılan masraf veya estetik ameliyatlara verilen paralar dahil değildir.) Bu ciro bir yıla öncesine göre yüzde 6 oranında artmış. 2.25 milyarlık harcamada 472 milyon Avro ile aslan payı cilt bakımına ait. Bunun yanı sıra saç bakımı ve esanslar için verilen miktarlarda bir hayli yüksek; 380 ile 400 milyon Avro arası. Yapılan diğer bir araştırmada ise kozmetik mamulleri kullanımının toplumun her kesiminde (gençler, yaşlılar, kadınlar, erkekler vs) yaygınlaştığı ortaya çıkmıştır.
Kozmetik mamullerin toplumda yaygın bir halde kullanımının geçmişi herhalde yüz yılı bulmaz. Kaldı ki, temizliğin, diş bakımının veya güzel koku kullanmanın halen lüks yani lüzumsuz görüldüğü nice toplumlar veya ülkeler bulunmaktadır. Halbuki, sevgili peygamberimiz (s.a.v.), temiz ve sade giyinip güzel kokular sürünürlerdi. Dişlerini o kadar çok misvaklarlardı ki, ümmetine farz olacağından korktuğu rivayet edilir. İnsanların karşısına çıkmazdan evvel saç ve sakalını mutlaka düzeltirlerdi. Yüce peygamberimiz temizliğe o kadar çok önem verirlerdi ki, temizliğinin imandan olduğunu söylemişlerdir. Kısacası, peygamber efendimizin ( s.a.v.) giyim ve görünümdeki sünneti: temiz, sade, bakımlı ve güzeldi.

Günümüz insanının ise sadece temizlik ve güzellik için kozmetik ürün kullandığı söylenemez. Milyonlarca insan, temizliğin ve güzelliğin yanı sıra daha genç görünebilmek için de kozmetik mamuller kullanmaktadır. Bu davranışı yaşlılığa açılmış bir savaş olarak da niteleyebiliriz. Gençleşebilmek için kullanılan ürünlerden biri de, saç boyalarıdır. Saçların ağardığını göstermemek için boya kullanımı, özellikle sanatçılar arasında, yaygındır. Yüzdeki kırışıklıkları örtbas edebilmek için elvan çeşit kremler denenmektedir. Yaşlılığa savaşta dozu kaçıranlar, estetik ameliyatlarla yüz derilerini bile gerdirmektedirler. Estetik ameliyatlar için harcanan paraların Hollanda’da yıllık tutarı 100 milyon Avro civarındadır. Yaşlılığa savaş açmak ölüme çare aramak kadar saflıkken, insanların hem de defalarca estetik ameliyat yaptırarak yaşlanma ile mücadele etmeleri ancak zavallılıktır. Estetik ameliyatlar sonucu gençleşmek veya güzelleşmek şöyle dursun, eski haline nazaran tanınmayacak kadar değişmiş olan Michael Jackson veya Bülent Ersoy gibi ünlü sanatçılar bulunmaktadır!

Neticede, kozmetik ürünlerin hepside insanın dış görünümü ile yani bir gün mutlaka kara toprağa verilecek olan beden içindir. Peki, iç dünyamızın güzelliği veya temizliği?

İç dünya
Her ne kadar aynada veya röntgen filminde insanların iç dünyası görünmese de, bir de iç dünyamız vardır. İç dünya ile kast: böbrek, dalak, ciğer veya bağırsak gibi iç organlar değildir elbette! İç dünya ile kastedilen insanın manevi yönü yani ruhudur. Maneviyatın güzelliği, bakımı veya temizliği için galiba yılda milyarlarca Avro harcanmıyor. Halbuki, yaşlanması ve bir gün toprağa verilmesi kaçınılmaz olan bedenin bakımı için devasa miktarda para harcanırken ebedi olan manevi yönümüz ihmal edilmektedir. Maneviyatımızın güzelliği bize ebedi mutluluğu, saadeti, huzuru kazandıracakken… Tersi; maneviyatın ihmali (kirliliği, çirkinliği, kötülüğü v.b.) ebedi azaba, acıya, pişmanlığa sebep olabilecekken…. İnsanların vicdanlarını bu denli ihmal etmeleri anlaşılır gibi değildir.

Daha önce belirtildiği gibi, manevi güzellik/çirkinlik veya temizlik/pislik aynaya yansımaz, röntgen filmiyle veya daha başka tekniklerle de görünmez. Buna rağmen, ebedi önem taşıyan iç dünyamızın görünümü hakkında elbette belirtiler mevcuttur. Bu önemli mevzu aslında bir kaç cümleyle izah edilecek kadar kolay değildir. Ancak, meselenin önemine binaen ruhun güzelliğine sadece işaret etmek bakımından şunlar söylenebilir diye düşünüyorum. İmanın tamlığı, itikatın (inancın) sağlamlığı, amelin salihliği (ibadetlerdeki ihlas ve samimiyet), ahlakın güzelliği (yani insanlarla olan sosyal, ticari gibi her türlü ilişkilerdeki samimiyet, doğruluk, dürüstlük) iç dünyamızın temiz ve güzel olduğunun belirtileridir.

Sonuç
Bedeninin sağlıklı ve temiz olması yanı sıra ruhunun da temizliğine veya güzelliğine dikkat edenler, hem dünyada hem de ahrette ebediyen mutlu olacaklardır.


A. Konuksever


Not: Platform Dergisinde yayınlanmış olan bir makalemdir





Etiketler: sayfam ,


12 Ekim 2018 Cuma 01:43:34


Kalp ve iç temizliği huy edep .İnsanların içleri dışlarına yansısaydı yüzüne bakılacak çok az insan olurdu.Allah u Teala c.c saklamış güzel bir surette yaratmış insanları..
Diğeride ne yer .içerseniz siz osunuz..
Her şey dış iç ve dış halini etkiler..
Temizlik imandandır .Temiz sade bakımlı insan kötülüklerden kötü kokulardan arındıkça kendisiyle barışkındır..
Kendisiyle barışık olunmadığında devreye estetik amaliyatlar benzerleri geçer..Kaza hastalıklar görünüşü çok bozan dışında gençleşme için onca masrafa ne gerek var anlamıyorum.Yüzlerini gerdirenler birkaç yılda aynı amaliyat gerekiyor yoksa cilt burun sarkıyor.Kırışıklarda bakıyorsunuz yüz amaliyattan botoksdan nerdeyse çatlayacak gülümseme istese matlaşan yüz ifadeleriHadi yüz amaliyat oldu kollar el diğer yerlerde kırışan yaşlılık belirtileri.Doğal haline razı olup temiz sade az hoş kokuyla yetinme en iyisi.
Fazlasına ne gerek var kimyevi içerikli herşey zamanla farklı hastalıklara davetiye çıkartmıyor mu..Günümüz sorunlarını anlatandı yazınız Selamlar


    [ Cevap yaz ]    

12 Ekim 2018 Cuma 00:32:04


Sevgili Abdullah.

Benim kardeşim Kozmetik ürünlerin plastik kaplarını, kutularını filan yapan bir atölyede çalışıyor. Yaptıkları ürünleri tabii ki kozmetik üreticilerine gönderiyorlar. Kozmetik üreticileri de çoğunlukla yurt dışına satıyor bunları. Peki yurt dışında bu ürünlerin en büyük alıcısı hangi ülke dersin? İran...Yani kadınların başları açık gezmelerinin yasak olduğu İran kozmetik ürünlerini en fazla ihraç ettiğimiz ülke...

Dediğin gibi iç güzelliğine önem vermek gerekir ama kime anlatacaksın ki. Bu sektörde çok çok büyük paralar dönüyor.

Selam ve sevgiler.


    [ Cevap yaz ]    

11 Ekim 2018 Perşembe 22:02:09


Hollanda vatandaşlarına ait istatistiki bilgilerle Hollanda'ya dair fikir verebilir de
Türkiye'de ki okur bu bilgilerden ne kadar faydalanır, ne işine yarar bilmiyorum. Keşke Türkiye'de ki kozmetik bilgilerini kullanabilseydiniz, daha isabetli olurdu diye düşündüm.

Ana fikrine katılıyorum, temizlik imandan gelir ki kişinin kendine saygısı ve dahi topluma saygısıdır bakımlı olması.
Sayın Hotamışlı, kaleminiz okuru yormuyor, gayet akıcı, sade; teşekkür ederim, emeğinize sağlık.


Sağlıkla kalın

Filiz Şahin. tarafından 10/11/2018 10:07:04 PM zamanında düzenlenmiştir.


    [ Cevap yaz ]    




Aynada görünmeyen güzellik başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
11.10.2018 17:33:56
Toplam 3 yorum yapıldı
145 çoğul gösterim
78 tekil gösterim