Şiir, zeka ülkelerinde uzun ve üzücü yolculuklardan sonra doğan şeydir. BALZAC [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

ÜÇÜNCÜ YOL

Bugün bir ortamdaydım. Benim bulunduğum ortama sevmediğim biri gelmiş yan odadan sesini duydum hemen ortamdan topukladım çıktım.
Birini seviyormuşum gibi yapamıyorum. Mizacıma ters. Sevmiyorum arkadaş zorla değil ya .
Nasılsın iyi misin ?
İyiyim. Ya siz nasılsınız ?
Ben de iyiyim. Falan filan.... Laf olsun torba dolsun diye kimseye tebessüm edemem ben . Bu davranış biçiminden oldum olası nefret etmişimdir. Yapmacık olamıyorum . Yapmacık olmaktan ve klişe cümleler kurmaktansa bulunduğun ortamı terk etmek bana daha değerli geliyor. Bence bu nefret değil olsa olsa içinde bulunan riya duygusunu ortadan kaldırmaktan başka bir şey değildir.
Yapmacık davranışlar olsun diye insanoğlu ruhuna eziyet etmemelidir. Velev ki sevmediğim kişilik ile aynı ortamdayım. Yapmam gereken iki yol var ya ortama uyum sağlayıp yeni kişiliğe bürüneceğim ya da kavga edeceğim. Ortama uyup sağladım diyelim başlar içinde bir kavga. Kendi kendini yer bitiririm. İçimdeki güç bir sağ kroşe bir sol kroşe ve bendeniz nakavt olmuşum. Eve döndüğümde inanılmaz bir iç huzursuzluk, yorgunluk ve agresiflik.
Diyelim ki yine ortamı terk etmedim ve sevmediğim kişilik de halen orada. Birinci davranış biçimini sergileyemedim ki bence bu davranış biçimini sergileme özel beceri gerektirir ve herkes beceremez ben de beceremem. Geriye ikinci yol olan kavga gürültü yolu kalıyor. Kavga dediysem sadece fiziki kavga olmaz sözlü kavgalar da olur. Ben vurdum o vurdu ; ben sövdüm o sövdü ve geriye benden ruhu yaralanmış bedeni morarmış biri kalır. Kavgayı da sömeyi de beceremem aslında çoğumuz da beceremez .
O halde Zihinsel ve fiziksel yıpranmaya değer mi ?
Cevabını ben vereyim değmez.
Peki ben ne yaparım bu tür durumlarda ? Kendime bir yol daha edindim. Bu yol Üçüncü yoldur. Üçüncü seçenektir.
Şöyleki ;
Sevmediğin ortamda bulunmaktansa ortamı hemen terk etmeyi yeğlerim. Ne yapar ne eder bir çıkış yolu bulur hemen kendimi sokaklara doğaya atarım.
Sokaklara doğaya kendini atınca bir arayışa girmeye gerek yoktur. İyi bir gözlemci olmak yeterlidir. Sokaklar en önemlisi doğa var olan nimetleri sana bana sunacaktır.
Sokaklara doğaya akarım....
Sokaklarda masum yüzlü bir çocuğa tebessüm ederim. Çocuklar bebekler dünyanın en masum varlıklarıdır. Onlara gözlerimle merhaba der sevgimi hissettirim onlar da bana tebessüm ederek merhaba der. Mutlu olacak paye bulurum.
Hayat tecrübesi her halinde belli olan bir amcaya bir nineye bakar ve onlara da gözümle gerekirse sözümle merhaba derim. Sonra kendime sessizce seslenirim " Hey ademoğlu gününün kıymetini bil. Hayat bir gün bitecek ve mutlu olmayı becer" derim. Burdan da mutlu olacak payeyi bulurum.
Sonra bir nehir kenarına mümkünse deniz kenarına giderim sonsuzluğu hayal ederim. Dalgaların sesinden enstrümanlar yapmaya çalışırım ve bir martıya bakar özgürlü düşünürüm ve özgürlüğümün tadına varmaya bakarım. Burdan da mutlu olacak payeyi bulurum.
Sonra İlkbaharı ve Sonbaharı hayal ederim. İlkbaharda yeşeren ovaları dağları Sonbaharda Sararan ovaları dağları düşünürüm. Ve iç sesimden gelen komutla kendimi doğaya bırakırım. Patika yollara veririm kendimi ve benliğimi bir nefes çekerim yükseklerden. Yürürüm yürürüm en yükseklere kadar yürürüm sonra dönerim bir bakarım gerisin geriye uçsuz bucaksız yeşilin bana sunmuş olduğu manzaraya dalarım ve sonrasında bir mavilik görürüm mavilik de ne mavilik denizle gökyüzünün raksı gözümün ödündedir. Muhteşemdir herşey doğada. Denizle gök yüzü benim için senin için birleşmiştir yükseklerden bakınca . Bir yerlerde bir bulut kümesi yükselir ve boşaltır senin için içindekileri. Sana dökülüverir herşey. Nisan yağmurlarında ıslanmak gibisi yoktur aslında. Mor menekşenin uyanışı mucizedir. Her kışın uykuya dalan doğanın uyanması kelimelerle ifade edilebilecek bir şey değildir. Ancak bu uyanış görmekle hissetmekle olabilecek bir şeydir. Burdan da mutlu olacak payeyi bulurum.
Ve sonrasında gördüklerini hissettiklerini ölümsüzleştirmek isterim ( sende istersin ) Elime bir fotoğraf makinası alırım. En güzel manzarayı bulmak için yürür de yürürüm. Bir bakmışım ki kilometrelece uzaktayım. Bedenen yorgunum ama yüzümde doyumsuz bir tebessüm. Haliyle mutlu olacak payeyi bulurum.
İşte bu tebessümü mutlu olunacak payeleri yaşayabilmek için üçüncü yolu tercih ediyorum. Ne dersiniz değmez mi ?





Etiketler: sayfam ,




ÜÇÜNCÜ YOL başlıklı yazıya henüz eleştiri yazılmamış.





ÜÇÜNCÜ YOL başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
14.8.2018 10:35:44
Toplam 0 yorum yapıldı
192 çoğul gösterim
187 tekil gösterim