Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan uçurumdur. BALZAC [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Bir Hastanın Güncesi

Bir Hastanın Güncesi





Aslında o gün kâbus üniversite hastanelerinden birinden telefon ile randevu aldığım doktorun Allah’tan aynı ilde ama farklı bir üniversite hastanesinde olduğunu öğrenmem ile başladı. Neyse koşturarak taksiyle neredeyse bölümün kapısında inerek ulaştım. Ulaşmasına ama içerdeki ağır koku insanların adeta üst üste öğretim üyelerinden randevulu oldukları halde beklemesi ilk bakışta beni ürküttü. Sekiz tane öğretim üyemize 20li yaşlarda bir genç sekreterya işlerini yürütüyor kara düzen elinde bir kâğıt gelene adını soruyor ve hocanın kâğıdına güya sıraya alıyor.
Her sorana
- “birazdan size sesleneceğim” diyerek cevap veriyor.
İsmini sorarken aşağıda girişteki camlı bölmeye uğrayıp dosyanızı açtırın demeyi ise hiç ihmal etmiyor. Nitekim de sırası gelene “domates domates domates…” der gibi ismini seslenerek içeri girin diyor.
Bütün bu hengâmelerde aşağıya inip tekrar sıra için numaratöre yöneliyor hastalar.
Saat 09:20 numara 347 iyi diyorum içerde 320… Vay demez olaydım. 10 dakika geçiyor hala aynı sıra numarası ama içerden 4 kişi çıkıyor.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır düsturuyla umutla yönelip
-“randevu saatimin geçtiğini rica etsem… Lafını bile tamamlayamadan agresif bir sesle
- “ numara alıp bekleyin”.
Serde memuriyet var ya susuyorum beklemeye başlıyorum. 20 dakika geçiyor 323 ama içerden bu arada girip çıkanın haddi hesabı yok. Yine gülümseyerek açık kapıdan bakıp:
“hocamız bekliyor acaba” daha tamamlayamadan kaba bir şekilde
“demin dedik ya” susuyorum.
Ama saat 10 olmuş su bile içemeyen benim tüm kan değerlerim alt üst olmuş. Yukarda bekleyenler ve bir de kan verme işlemini düşündükçe ter sırtımdan aşağı boşalıyor. Zaten normal olsam hastanede işim ne.
İçeriye girip bu sefer “Pardon 323 numara hiç mi işi bitmiyor 25 dakikadır aynı kişi içerde bir numaraya basıldı ama sekiz kişi var” deyince güvenlik! Aslan kesilerek içerdekilerden tanıdık olmayanları dışarı çıkartıyor. Tabiki o zamana kadar sessiz sessiz bekleyenlerin de sesi cılız da olsa çıktı.45 dakikadır gelmeyen kuyruk 7-8 dakikada geldi.
Hocanın adını söyledim
“… Şu kadar” dedi verdim.
- “Dosya demişlerdi herhangi bir şey verecek misiniz?
-” Yok yok… sözüyle yukarı çıktım.
Gerisi mi? Nasıl anlatayım ki daha büyük handikap
-30 dakika sonra artık midem bulanıp gözlerim kararırken ulaşabildik dr.a .Bu arada saat 11:20
-“Şükür kavuşturana “ diyerek girdik içeri. Bu espiriyi bile anlamadı sonra anlattık neler olduğunu. –“Boş gözlerle baktı. Hastane yönetimini ilgilendirir!”
Dr göz ucuyla bakarak başka bir bölüme gitmem gerektiğini söyleyiverdi.
Sonrası ise yaklaşık 40 dakika süren bir polisiye senaryoya döndü.

İnsan sağlığına değer verelim.
Ha! Hastaneye de gidecekseniz lütfen sağlam gidin.





Etiketler: sayfam ,


hayrettin şahin(haysah)  | hayrettin şahin
22 Kasım 2017 Çarşamba 12:27:03


hasta olmayalım lütfen
:)


    [ Cevap yaz ]    

22 Kasım 2017 Çarşamba 10:19:04


EVET.....SAĞLAM GİDİP ....DÖNEMEMEK TE VAR....

DURUMLAR MALUM İŞTE...

YÜREĞİNİZE SAĞLIK ...DURUM ANALİZİ YAPMIŞSINIZ...


    [ Cevap yaz ]    

22 Kasım 2017 Çarşamba 00:21:26


Bu olay doktor veya hastane meselesi değil. Tamamen sistem meselesi. Söz konusu olan insan sağlığı ve tabii olarak hayatı.
Bir hastaneye gitmek zorunda olduğumda tüylerim diken diken oluyor.
Bu durum bir tek hastaneye mahsus da değil.
Adam gibi işini yapmayanlar ayıklanacak derhal ve gereği gibi hizmet verenlere yol açılacak. Fakat şu bir vakıa ki herkes birinin adamı. O bakımdan da rahatı ve güveni yerinde.
Bu anlatımdan tam da yaşlılarımızın ettiği bir lafa gelip dayandı mesele
Aynen şöyle derlerdi
"Borcun varsa vereceksin, derdin varsa öleceksin"
Çok acı değil mi?
Bu söz belki 50 veya 60 yıl öncesinin hastane ve doktor tanımayan ülkenin kırsal kesimlerinde söylenirdi.
Bugün doktor var. Hastane var. Üstüne bir de sağlık konusunda neler neler yaptık. Anlatsak kitaplara sığmaz değil mi.
Eskilerin bir başka lafı daha var.
"Bindik bir alamete, gideriz kıyamete"
Yüce Yaratan hakkımıza hayırlı olanı versin diyoruz da. Onu almak için hiç bir şey de yapmıyoruz tabii ki.
Önemli bir meseleye parmak bastığınız muhakkak
Selamlar



    [ Cevap yaz ]    

su_misali(Gülhun Ertilav)  | Gülhun Ertilav
21 Kasım 2017 Salı 23:46:20



korku filmi gibi

Allah kimseyi hasta etmesin

sevgiler



    [ Cevap yaz ]    

21 Kasım 2017 Salı 23:24:58


Ah be ablam bu sadece Türkiyede degil ki dunyanin cogu yerine botle doktor isim.var deyip cikiyo iki uc saat sonra geldigi oldu ben hastanedeyken hatta
Adamin biri esiyle gelmisti doktor geldiginde soylenirim dedi davul zurna getirelim mi hastalara bakmaniz icin.

Ikinci bi doktor baska bi bolum ay simdi hastaya bakamam ak bu iki kutu ilaci ver icip uyusun iyi olur benim viberde kobusmam gerek demesi birde sekiz mart eylencesi icin anlasmam getek nereye gidecez ne yapacaz iti olur demesi jadar can yakici bisey yok :(

Cebine parayi alinca tamam ama insan sagligina onem sifir
Vay ki ne vay zorumuz var
Sevgimle


    [ Cevap yaz ]    




Bir Hastanın Güncesi başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
21.11.2017 23:10:26
Toplam 5 yorum yapıldı
594 çoğul gösterim
551 tekil gösterim


Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.