Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. Çünkü o kurşunların gittiği yoldur. Jerzy Lec [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

bir delinin gündeliğinin son sayfası ya da özeti hayatının


Soytarının anlamı söylenmeden önce muhakkak şaklabanın anlamına sözlükten bakılmalıdır.

Tanrısız sokakların gecesinde en sevdiğim imge; Şeytan’la Melek’in dansıdır.

Bir Akıllının Güncesi’ni yazmaya yeltendikçe kalemim, içimden dökülen sözcükler utanmadan ısrarla Bir Delinin Gündeliği’ni karalıyor bir fahişenin karşısında.

Yazar, kalemiyle muhalefet olmaktan ziyade muhalif olmalıdır gerektiğinde kendine bile.

Tuttuğunuz partinin lideri ve ekibi yolsuzluk bataklığına batmış ve özgürlük alanını daraltmışsa oyunuzu yine o partiye mi verirsiniz sorusunu cevaplarken lütfen, şike olaylarına karıştığına en azından vicdanen inandığımız üç büyüklerin taraftar sayısını da göz önünde tutunuz.

Yazar, aynı zamanda Erk’e muhaliftir Erk’i destekleyenlere ya da oy verenlere değil.

Ben bu soruya cevaplarken kendime şöyle dedim. Eğer tuttuğum partinin lideri ve ekibi yolsuzluk bataklığındaysa ve toplumun özgürlük alanını kısıtlamışsa ben o partiye oyumu vermem. Ya inandığım yöndeki mevcut başka bir partiye oy veririm ya da boş oy atarım. Kesinlikle bulunduğum yönün diğer çizgisine geçmem.

Keşkeler; ama kuyularına attığımız belkilerin en insancıl intiharlarıdır.

Ölüm anımdı. Gözlerinde yitirilmek istediğim an.

Sözüm Meclisten Dışarı deyimini ilk bulan muhterem zat, bir fahişenin kollarında eminim Sözüm Meclisten İçeri deyimini de bulmuştur.

Fransız Saraylarında; sarayın ileri gelenlerin b.kunu diğerlerinden ayırmak için başına dikilen tüyler; Türk siyaset tarihine, ‘’Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek’’ deyimine alet olacaklarını bilselerdi, muhakkak Havva’nın Âdem’in elinden o elmayı yememesi için ellerinden gelen her şeyi yaparlardı.

Ahlâk genellikle minareleri gördükçe dipçik diye kendini takdim eder. Dipçik ise minareleri gördükçe yanına bayrağı ekler kalkınmayı kaldırma olarak algılayan toplum coğrafyalarında.

Taraf, tarafsızca ağlamasını bildiğindendir insanların en çok sabahları kahvaltılarında gazete okumalarının sebebi.

Biz en çok Tanrıları ve siyasetçileri severiz. Melek ve Şeytan’ın yüzü tek olmasına rağmen Tanrılar ile siyasetçilerin yüzü bizim gibi çoktur.

Ret etmeden önce neden kabul ettiğimizi öğrenmeliyiz.

Bir kurşun, kendini en çok çıplak ruh görüldüğünde aratır. Bir de yokluğunda.

Aşk; tutkularımızın evcilleştirilmiş halidir. Ya da hayvanlıktan önceki son insan halimiz.

Evliliklerde; kadınlar erkekleri anlamak için uğraşırlar, flörtlerde ise tam tersi. Hâlbuki tam tersi olsaydı dünyada mutsuz erkek kalmazdı. Kadınlar zaten mutsuzluğa mahkûm etmişler kendini. Yapacak fazla bir şey yok.

Bildiğimiz şeydir, kadınlar giyinmesini, erkekler ise soyunmasını severler. Kadınlar giydirmesini, erkekler ise soymasını. Keşke, Şeytan’ın saklı bahçesinde yapılan bu ritüeldeki felsefe, hayatın tüm evrelerinde uygulansa.

Hayatta en şanslılar kuşkusuz cenindir. Niçin sorusu, hadi len demek kadar saçmadır.

İçindeyim.

İçimdesin.

En değerli sözcüktür hangi çengele asarsan as…






ersin başeğmez
23 mart 2014 19:13 _izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz



























Etiketler:


2 Nisan 2014 Çarşamba 14:39:08


Bir insanın tuttuğu parti veya futbol takımı utanılacak birşey yapmışsa diğerlerine inat onu daha çok sahiplenmek sanırım yalnız Türkiye'ye has bir davranıştır...
İkinci dünya savaşından galip çıkan İngiltere'de zaferin başbakanı Churchill savaştan sonraki ilk seçimi kaybetmişti.
Savaşı başlatan ne İngiltere'ydi ne de Churchill...
Her nasılsa İngiliz Halkı onu cezalandırmak için bir sebep bulmuştu...
Muhtemelen bu ekonomik bir sebepti...
Aynı durum Türkiye'de olsaydı, savaş kazanan parti oyları silip süpürürdü...
İster ekonomik kriz olsun, ister yolsuzluk ister çalma ister anasına küfür...
AKP'nin oylarında düşüş endişesini onlar da yaşadılar...
Tek çare kalmıştı, Suriye ile savaş...


    [ Cevap yaz ]    

1 Nisan 2014 Salı 19:54:51


Birey olmayı beceremeden toplumsal yaşayan bir milletiz.
Hayatın her aşamasında resmi yapmadan önce çerçeve seçtigimizi düşünmüşümdür hep.
Çerçeveyi alırız ve içine ne kadar resim sığacagını düşünmeden yapmaya başlarız.
Ônemli olan nasıl bir resim olacağı değil, çerçeveye uygun olmasıdır.
Tabi deneyimler arttıkça resim renklenir ve büyür ama çerçeveyi değiştirmek neredeyse imkansızdır.
Ya da resimle uyumsuz.
Okul, iş, evlilik bazen....
Kendimizi bile bir çerçevenin içine sığdırmaya çalışırız.
Ne kadar olduğumuzu, ne olduğumuzu sınamadan.
Sınırsızlığımızın farkına varmadan.
Hic bir sey oldugumuz kadar, her şey de olduğumuzu düşünmeden....

Ve evet ne guzel demişsiniz.
İçindeyim
İçimdesin.

İçiçeyiz..

Selamlar...


    [ Cevap yaz ]    

26 Mart 2014 Çarşamba 16:51:53





içim

için

işte ki...


:)




dostluğumla daima...


    [ Cevap yaz ]    

24 Mart 2014 Pazartesi 20:40:00


say ki ben okumadım bu yazıyı dostum
ve melek şeytan işine de karışmadım
ama yolsuzluk diyorsun
yetim hakkı diyorsun
erkten bahsediyorsun işte orda dur...
onlara bir çift sözüm var içimden geldiği gibi...................................
ve yazının sonuç bölümüne de
müdahil değilim.....
helal olsun kalemine dostum
selam ve saygımla


    [ Cevap yaz ]    

24 Mart 2014 Pazartesi 10:58:39


Hayatları boyunca seçme ve seçilme konusunda araştırma yapan insanlar vardır. Ama sonuçları çoğu zaman bir delinin bile şaşırabileceği türden çıkabilir.Erkek ve kadın kitlenin oy kullanma şekli alışkanlığını irdelersek en temel iki fark özetle şudur:

1-Seçilmek üzere seçimlere katılan herkes bir adaydır erkek için , oysa kadınlar bir aday ile ilgilenirler sadece ...:)
2-Oy pusulasını kadınlar hep oylarını vermeden önce karar anında kullanırlar, erkekler ise kaybedeceklerini bildikleri an oy pusulasını kullanma gereksinimi duyarlar...:)

Ayrıca belirtmeliyim ki,
Adaylar rock yıldızı gibidir her zaman her yerde olamazlar bu sebeple kendini temsil eden delegeler en yakın dostları, hayranlarıdır ki herkesi adayları sevmeye ikna etmeye çalışırlar. Ama bazen bu işe girdikten sonra bazen kendileri de seçilebilirler :) çık şimdi içimden, çıkmalıyım içinden kötü his diye de çırpınırlar :)

Ne zaman demokrasiden söz etsem bende duygu patlaması olur, gözlerim yaşardı yine :)

Var olunuz Ersin Bey,

Her daim dostlukla


    [ Cevap yaz ]    

24 Mart 2014 Pazartesi 10:19:39



gerçekten de kadınlar olmayı geçin insan olarak pek çok şeyi başarabilirken
mutlu olmayı kendimize yakıştıramamış,hayatımıza katamamış olmamız ne garip
oysa teker teker yaşantılarımıza iliştirip, iliştiremediklerimizin tümü bizim seçimlerimiz
işte tam da bu yüzden etrafımıza ve her şeye daha açık bir gözle ve farkındalıkla bakmalıyız hepimiz etrafa, dünyaya...
belki de en çok buna ihtiyacımız var gerçekten de...
her daim okunası ve güzel yazılarınız için sonsuz teşekkürler
saygı ve dostlukla


    [ Cevap yaz ]    

24 Mart 2014 Pazartesi 09:27:27


"Keşkeler; ama kuyularına attığımız belkilerin en insancıl intiharlarıdır. "


tamamen çok güzel ve anlamlı
lakin burası

binlerce şiire, yazıya, belkiye, keşkeye girizgah...



gönülden tebriğim

saygı dua ile


    [ Cevap yaz ]    

23 Mart 2014 Pazar 23:44:36

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.


hayatı,olayları,insanları,erkekleri,kadınları ve tabiki bireyin kendini irdeleyen bir deneme olmuş. ve ne çok şeyi irdelemiş yazar?
ama en çok aşağıya kopyaladığım son bölüm etkiledi beni.ve yazarın dediği gibi çengellere asmaya başladım :)


Hayatta en şanslılar kuşkusuz cenindir. Niçin sorusu, hadi len demek kadar saçmadır.

İçindeyim.

İçimdesin.

En değerli sözcüktür hangi çengele asarsan as…

ve zıtlık ve mualif olma durumu yazının başlığına da iliştirimiş ve daha da çekici kılmış yazıyı.bunu hep yapıyorsunuz zaten.
saygımla denize sevdalı yürek


    [ Cevap yaz ]    

23 Mart 2014 Pazar 23:25:34


Evliliklerde; kadınlar erkekleri anlamak için uğraşırlar, flörtlerde ise tam tersi. Hâlbuki tam tersi olsaydı dünyada mutsuz erkek kalmazdı. Kadınlar zaten mutsuzluğa mahkûm etmişler kendini. Yapacak fazla bir şey yok.

Bak bak erkek beyni işte:)))

Sanıtım bu dediğiniz yanlış:)) Erkek milleti kadını hiç bir zaman anlamaz..Tek sorun bu:))

Yazı mı ağlanacak halimize yine güldüm:)


    [ Cevap yaz ]    

glenay  | nazik gülünay
23 Mart 2014 Pazar 22:23:35


Yazar kişi kalemiyle muhalefet olmaktan ziyade muhalif olmalıdır, gerektiğinde kendine bile..

Anlamlı sözlerle yazılmış yazı, düşündürdü..

Gerçekten sözüm meclisten dışarı diyen, sözüm meclisten içeriyi de demiştir. Bir fahişe yanındayken mi
bilemem:)

Tebrikler düşündaşım,

okunası bir yazı,

selâm ve saygılarımla..


    [ Cevap yaz ]    




bir delinin gündeliğinin son sayfası ya da özeti hayatının başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
23.3.2014 19:55:10
Toplam 10 yorum yapıldı
1004 çoğul gösterim
848 tekil gösterim