Her ayrılış, ölümün önceden alınan bir tadı gibidir, tekrar bir araya geliş de yeniden dünyaya gelişin önceden alınan bir tadı gibidir.-- SCHOPENHAUER [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM

Çölü Geçen Nehirler ' Savruluş'

Birinci Fasıl: "Savruluş"





Su yürür…
Nehirler akar yatağında
Dursa,ola ki dursa :ölür nehirler,ölür yatağında…

Niyet ettim: Kaynağıma...!
Bu iştiyakla dursam olmaz.
Yatağımda kalsam olmaz.
Ötelere akan sularıma artık “dur!” desem durmaz.

Yolcuyum, bütün yolculuklarım sana.
Niyet ettim:Eşiğine!
Ayaklarına döküleceğim.
Gözlerinin aynasından eğilip kadehkadeh ab-ı hayatı içeceğim.
Nasıl ki dağların uçurumları var,nehirlerin alınyazısı bu: biliyorum çölden geçeceğim.
Yolcuyum sana, gurbetten hicret edeceğim.

Akıp giderken kuşluk vaktine doğru, soluğunu kesen bir düşle uyandı.
Kalpleri ikiye bölen bir düş. Böyle uyandınehir :suları kabarmış yatağında daralmış
O vakit, bir salkım söğüdün gölgesinden geçiyordu nehir.
…

Hayretle :
“Rabbim dedi
Hayrolsun ,bir düş gördüm:
Çölden geçiyordum, avucumda çizgiler derinleşmiş.
Yüzümden hüzün döküyordum.
Kederli ve düşünceliydim
Henüz gençtim .
Alınyazımdan ürktüm.”

Üşüyerek baktı sularına.
Yıkadı yüzünü;yokladı yüreğini.
Alnından avuçlarına kuruyup bir şeyler döküldü.

“Rabbim dedi:
Yola çıkmadan başladı sanki yolculuğum.Sularımda koşup duran kim?
Kendimi çöle doğru gider görüyorum.Gidiyorum Rabbim.
Kader kervanını hazırlamış, benden önce yoladüşmüş yazgım.”

Kalbine aktı bütün gün.Özleyecek miydi doğduğu büyüdüğü bu yerleri…?
Baktığı her köşeyi , aktığı bucağı ,gündüzleri, geceleri…Bozkırın susuz dudaklarını,yeşerttiği bahçeleri…
“Bilmiyorum” dedi. “Ayrılırken bir yerden ,bir şey bilmiyorum…
Hiç bilmiyorum” dedi usulca.


Söğüt ağacına doğru aktı yüreği süzülerek:
“Gidiyorum …”dedi.

Telaşlı ve korku dolu bir sesle:
“Biliyor musun ben gidiyorum !”

Söğüt şaşkın bir sesle :
“Nereye ?”

Eliyle kapatıp yüzünü :
“Acı ve gözyaşı diyarına gidiyorum. Ayrılık hasret diyarına”

Söğüt iyice büküp belini, baktı gözlerine :
“Gözyaşın hiç kurumuyor nedir derdin?”

İçlenerek dedi ki nehir :
“Bilmiyor musun , sudur benim tabiatım.
Ağlamaz bilirler beni oysa bak kalbime kanıyorum.”
“Gidiyorum” dedi içlenerek bir daha. “Gurbetime gidiyorum:uzaklara,çokuzaklara,oraya : çöle…”
“Yazgım tutmuş yakamı bırakmaz, ayrılık vadisine gidiyorum.”

“Kalsan ,gitmesen dese kayısı ya tutsan elimi salkım söğüt ya bana yoldaş olsa iğdenin dalı…”
Diye diye…aktı akşamın koynuna.

Gece sıfır üç olunca “Suların Rabbi" dedi nehir.
"Gecenin yıldızları yağıyor sanki saçlarıma,sanki azalıyor sularım yatağımda
Bir yol açıldı, yaka paça çekiyor beni kollarına.Üstelik yalnızımbu yolda.
Sen beni yağmursuz koyma ve esirgeme rahmetini!
Susuzluktan sana sığınıyorum.”

Gecenin karanlığından sessizce sıyrılıp doğmadan güneş , çıktı yola .
Ardında heybesini düşürmüş fakat gitmek zorunda bir atlı gibi giderken dedi ki:

“Birazdan bozkırın dağlarına aydınlık dökülecek,birazdan gecenin şahitleri kanatlarını çırpa çırpa göğe yükselecek,siyah çözülecek.
Birazdan yeryüzündeki bütün nehirler uyanacak,ceylanlar su içmeye inecek kıyılarına.Oysa dedi ben gidiyorum şu dağların ardına.”

“Rabbim!" dedi:
"Bir rüzgarınpeşinden ben böyle akıp gittim.
Henüz gençtim,alınyazımdan ürktüm.”

Eylül, saçlarını dökerken ağaçların , bozkırın gözlerinden öpe öpe savrulup gitti nehir.




CananKoksal





Etiketler:


5 Ekim 2017 Perşembe 17:30:44


Okuyanı derin düşüncelere sevk eden şaheser bir yazı.

Belki her okuyanın kendinden bir şeyler bulacağı, anlamlar yükleyebileceği sıra dışı bir kişileştirme ve öykü...
Her insan aslında bir Nehire benzer: Doğar, gelişir, hızlanır ve etrafına hayat vererek sonunda bir denize, okyanusa karışır. Yolculuğu sırasında etrafına hayat verir, küçüklü büyüklü her türden canlının tanışmasına kaynaşmasına da vesile olur...

Buharlaşan sulardan yeniden kaynağına dönen su, yeni bir başlangıçla döngüsünü tekrar yaşamaya başlar, yeniden küçük pınarlardan derelerden doğarak nehirlere, oradan da okyanuslara varmaya devam eder...

Her canlı gibi nehirler de kaderini yaşar.

Kutlarım, saygıyla...




    [ Cevap yaz ]    

26 Şubat 2015 Perşembe 23:19:02



yağmurlar bütün topraklara.. denizlerinse kıyıları bağ. yalnız nehirler inebilir çölün derinlerine..

yeniden geleceğim demiş idim.




    [ Cevap yaz ]    

nesoylesem  | ne soylesem
30 Eylül 2013 Pazartesi 17:05:37


çölü geçen nehir.. başlık yetti bir defa.
eğilip bir avuç su aldım. yeniden gelmek için..



    [ Cevap yaz ]    




Çölü Geçen Nehirler ' Savruluş' başlıklı yazıya eleştiri yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Bilgi
Yayınlanma Tarihi:
30.9.2013 14:33:45
Toplam 3 yorum yapıldı
595 çoğul gösterim
547 tekil gösterim