12
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
1798
Okunma

dün akşam üstü, mesai çıkışı hava kararınca....:)
akşamüstünün loş fukaralığı öyle bir siner ki üzerime
her gün bin kez kılıçtan geçirirken edison’u
dünyayı aydınlattığı için de bin kez dua ederim aksine
gece üryandır her zaman, karanlık ise hain
aslında ikindiden konar omuzlarıma hüzün kuşları
ne ay ışığı kâr eder artık can sıkıntılarımı dağıtmaya
ne de şenliğe çıkmış gibi ışıldayan sokak lambaları
bugün buraları hiç sormayın, bir ayaz ki bildiğiniz gibi değil
esen rüzgâr dağdan mı, çölden mi, fark etmeyecek de
esiyor işte acımasız, hoyrat ve bütün sersemliğiyle
ne bileyim, belki de bir beni üşütüyortur bu ayaz
oldum olası sevemedim sert esen rüzgârları
yumuşak renklerim var benim, çocukluğumdan bilirim
hüzün yeşili zeytin yaprakları gibi çıtkırıldım
ayrıca siz bilmezsiniz ki bizim oraların poyrazını
bıçak gibi keser insanın yüz hatlarını
hele bir de kar yağmışsa inadına hoyratlaşır
inadına buz tutar, kurt gibi ulumaya başlardı çam dalları
ve gene çocukluğumdan hatırlarım
böyle poyrazlı bir günde yanmıştı
adliye yokuşunun başındaki hapishane
ne heyecandı ama, güneş düşmüştü sanki
gece karanlığının üstüne
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.