17
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
2234
Okunma

I
Her geçen gün bir parça daha mutlu deniz — bize inat;
eski bir sandalda, eski sevdaların yorgun yolcularıyız.
Yalnızlığı tasvir eden her harf kırık cümlelerde buluştu,
tsunami gibi geçti sessizlik — her şeyi süpürürcesine.
II
Sahte gülümsemelerin soğuk avuçlarında uzadı geceler,
her gün yeni bir fırtına sensizliğin dalgalarıyla buluştu.
Yalnızlığın gölgesi bile kurak — kızıl bir çöle benzer;
sen ise bir başka mevsime sağanak olup yağarsın.
III
Kim bilir, belki gözlerin gözlerimle mahşerde buluşur.
Her geçen gün bir parça daha mavi okyanus — ömrüme inat;
kaç mahşer yaşar, kaç kıyamet görür bu deniz...
Oysa o akşam ufka bakan yorgun bir kelebeğin iç çekişleriydi —
bizse birbirimize hasretin sessizliğiyle bakarız uzaklara.
IV
Değişmez fısıltılı sessizlik, binlerce yılın menzilinde;
nefesimizi sevdayla savurur, ayrılığı derinliklere çekeriz.
Ay düşer geceye, hüzzamlı nameler buruk bir sevinçle buluşur —
her gün batımında yorgun düşlerin yalnız yıldızları.
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.