MaviArt
115 şiiri kayıtlı

İÇE DÖNÜK AĞIT

MaviArt
  5,0 / 3 kişi ·1 beğenme · 2 yorum · 1170 okunma

İÇE DÖNÜK AĞIT


İÇE DÖNÜK AĞIT

sesdim
.........küle döndüm
yalnız avazım kaldı
...dağların koyaklarında
o da harabe

tenin sıcaklığına ınat
saydam düşlerimin
gerçekliğine , ben biraz
daha yenildim

vah gözlerin
görmez konuşmalarına
aşkını duldalarsın
kendi gölğende

çöl susuzluğuyla
aşk ulaşılmazlığıyla büyür
öğrendin
yürek çeker
lal susmanın yükünü

kitaplar arası
kurumuş güller aşkına
öğüt suskunluğunu
har yürek
yalnız kendine inle

aziz küçük
bremen

KASABA SANAT
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İÇE DÖNÜK AĞIT şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

İÇE DÖNÜK AĞIT şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
17 Temmuz 2011 Pazar 16:28:54
Şiir, Kasaba Sanat'ta çıkmış. Bir Ege kasabasında edebiyat dergisi yayımlamak... Ne güzel! İnsana heyecan veriyor, umudumuzu gümrah kılıyor.
Tıpkı Avanos'ta çıkmakta olan "Şiiri Özlüyorum" dergisi gibi.
Gönlü sanatla/edebiyatla çarpan güzel insanlar... Onların sayesinde elbette bu özverili yayınlar.
*
Bu dergileri desteklemek; dayanışma içinde olmak şairin görevi olmalı.
İmece Ateşini hep harlı tutmak...
Bu sitede üç binden fazla üye var. Bu dergilerin satış sayısı (abonelik vs) ne yazık ki üç yüz'ü bile bulmuyor.
Sanalda yazıp çizen onbinlerce insan...
Dergilerden habersiz, dergilere ilgisiz...
Oysa, Şiirsel gelişim, ancak dergi(ler) izlemekle olasıdır. Ustaları okumakla.
Ülkemizde ortalama yüz civarında (aylık,iki aylık, üç aylık) edebiyat/şiir dergisi çıkmakta. Özverilerle.
Sanalın, delikli klavyesinden (hiçbir ön elemeden geçmeden) dergilerin eleştirisine yönelmeli şair adayları.
Has Şiirin kalbi oralarda atıyor çünkü.
*
Dergide yayımlanmış şiir(ler) için eleştirel not düşmek- belki- doğru olmasa da (ilerde kitaplaşma aşamasında yeniden ele alınır
düşüncesiyle)
teknik anlamda takıldığım birkaç yere dokunmak istedim:

1.bölüm


sesdim
.........küle döndüm
yalnız avazım kaldı
...dağların koyaklarında
(o da harabe)
**
Bu bölüm için daha "eksiltmeli" bir kurgu düşündüm:
sestim
küle döndüm
avazım kaldı
dağların koyağında
***
Bence, "o da harabe" ifadesi, kalıp bir söz. Şiire katkısı yok.
Sözcük seçiminde olabildiğince "tekil" hali yeğlemeli.
Yağmurlar yerine > yağmur
Kederler yerine > keder gibi
Peşpeşe gelen çoğul kullanımları, dengeli biçimde (çoğul/tekil gözeterek) kurgulamalı.
O nedenle (dağların koyaklarında) yerine > (dağların koyağında) olsa, daha akıcı.
**
4.bölüm

çöl susuzluğuyla
aşk ulaşılmazlığıyla büyür
öğrendin
(yürek) çeker
lal susmanın yükünü
*
Dördüncü dizedeki "yürek" yerine, başka bir sözcük. Belki "gönül" ya da benzeri bir sözcük. Çünkü son bölümde de
"har yürek" var. Sözcük tekrarı, şiiri zayıflatıyor.
**

son bölüm


kitaplar arası
kurumuş güller aşkına
öğüt suskunluğunu
har yürek
(yalnız) kendine( inle)
**
Son dizeye takıldım: İnlemek... Biraz arabesk/alaturka geldi. Çok kullanılmış söylemlerden kaçınmalı şair.
Belki har'ın zıddı gibi üşümek...
Öneri:
kitaplar arası
kurumuş güller aşkına
öğüt suskunluğunu
har yürek
kendine üşü
**
Necatigil'in şu sözünü hep yürek başımda tutarım:
"Şiir, kata kata değil, ata ata yazılır."

Yani şiir, bir sözcük ekonomisidir. Az sözcükle, anlatmaktan çok duyumsatmayı/sezdirmeyi yeğlemeli.
Elbette yeni bir hava, yeni şeyler (imge/buluş), çağrışımlar olmalı.

Bir de dize önlerindeki nokta nokta girişler olmasa daha iyi. (başka şiirlerde de var)
***
Sevgili Şairim,

"çöl susuzluğuyla
aşk ulaşılmazlığıyla büyür" demişsin ya;

Şiir de öyle.
, 5 puan verdi
17 Temmuz 2011 Pazar 07:31:58
Büyük yangınların ardından oluşan volkanik camlar vardır. Şiirleriniz onun gibi yoğun, keskin ve sert, sanırım burada bu tür şiirler için yeni bir terim üretmek gerekecek; Obsidiyen Şiir
Obsidiyen ilk insanlar için mezoolitik (Orta Taş devri) dönemde en stratejik madde idi. Obsidiyen sayesinde kesici delici, kazıyıcı aletler yapılmış, vahşi hayvanlara karşı savunma ve av silahları geliştirilebilmişti.

Obsidiyene bakınca, yanardağın lâv sıcaklığını, silikatın yoğunluğunu, saydamlığını, ağırlığını, bereketini bir arada görmek gerekli. Şiirin avcı gibi kuşanışını da unutmamak gerekli; volkan yüreğinizden dökülen her şiir adeta bir volkan bombası oluyor böylece; örneğin:

sesdim
.........küle döndüm
yalnız avazım kaldı

dostum sizi okumak şiir adına sevindirici çok.
Selam ve saygımla.

Şaban Aktaş tarafından 7/17/2011 7:35:04 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
Şiirin sahibiMaviArt , şiirin sahibi
17 Temmuz 2011 Pazar 13:15:37
sevgili siir kardesim ,ne güzel bir siir benzetmesi yapmissin ,opsidion siir, cok hos bunu düsünecegim
saygi ve sevgimle kal kardesim
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.