Leyla Demirli ( Usta )
134 şiiri kayıtlı

ANSIZ ZAMAN

Leyla Demirli ( Usta )
0 beğenme · 7 yorum · 914 okunma
ANSIZ ZAMAN

ANSIZ ZAMAN




Ansız geldi, zamansız gitti!
Ne gelişini duyan oldu
Ne de gidişini gören.

Sabahları severdi
Dalgalı sahil boylarında
Martı sesler ile
Uyanan sabahları.

Gök mavisi gözleri,
Âşıkken gökkuşağı misali
Yedi renge bürünürdü.

Bir bana ansız bakardı,
Ve
Zamansız çekerdi bakışlarını…

Leyla Usta

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
ANSIZ ZAMAN şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

ANSIZ ZAMAN şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
osman aytekin , etkili yorum yaptı.
11 Ekim 2009 Pazar 22:43:09
Leyla Usta’nın bir “ansız zamansız” şiiriyle baş başayız. Şiirin başlığı ve ilk kıtası ile son kıtası düşünceleri belki biraz bölecek, bölmese de an - zaman kavramı değil ama terimi açısından biraz meşgul edebilecektir. Bunun sebebi de an ile zamanın bir arada düşünülmesidir. Ancak an zamanın kısa bir parçasıdır. İfade ettiğimiz gibi lahza ile zaman birbiriyle ilintilidir ancak zamanın bir parçasıdır.
Şair’in birçok şiirinde olduğu gibi bu şiirin temasında da bir özleyiş hâkimdir. Sevgiye özleyiş, güzele özleyiş, güzelliklere özleyiş ama en önemlisi yitirilen-kaybedilenlere karşı hissedilen bir özleyiş…
Zaman geçiyor ve yaşadıklarımız geride kalıyor. Ve bizler de daima iyilikleri ve güzellikleri hep geride bıraktığımıza inanıyoruz. Bugün de elbette güzellikleri yaşıyoruz ama yaşadıklarımız, o güzellikler zamanın bir parçasında kaybolup gidiyor. Bunu çok az görebiliyoruz, hissedebiliyoruz. Dünya gittikçe kirleniyor. Biz de kirleniyoruz, Yara alıyoruz, darbe alıyoruz. Bu darbeler bizleri hep karamsarlığa sürükleyip götürüyor.
Her insanın duyduğu haz farklı farklıdır. Kararan, kirlenen hayatta o hazzı bir daha yaşayamayacağımızı değil ama doya doya yaşayamayacağımızı sanıyoruz. Bunda da haklıyız. Zira gerçekten de insanlar duyarsızlaştığı gün geçtikçe artıyor. Etrafımızdaki güzellikler de bir bir yok oluyor. Yüreğimizdeki sevgi zamanın karamsar yüzünde soluyor. Sevdiğimiz yanı başımızda olsa da içimizde bir özlemdir atıyor, bizi vuruyor. Kendimizi yetim kalmış bir yürek içinde görüşümüz bundandır.
Kendinizi bir yerde güzel bir yerde bırakın neler düşüneceksiniz? Bir an için o güzellikler içinizi saracak ama bu biteviye olmayacak, olamayacak. Siz de o güzelliğin içinde kaybettiğiniz bir ışığı arar olacaksınız. Duygularınız sizleri belki de bir aşkın ucuna götürecek belki de bir sevginin pırıltısına ve siz işte böyle bir anda belki mırıldanacak belki de göğüs geçirecek ve şöyle sesleneceksiniz:
Ansız geldi, zamansız gitti!
Ne gelişini duyan oldu
Ne de gidişini gören.
Artık böyle sessiz sedasız geliş ve gedişlerde yüreğimizdeki görmek istediğiniz düşünceler dolacaktır:
Sabahları severdi
Dalgalı sahil boylarında
Martı sesler ile
Uyanan sabahları.
Dediğimiz gibi bu bir özlemdir. Görmek istediğimiz duygulardır. Bu duygularımız düşüncelerle birleşerek tasvir edilmelidir. Bu huzurun sesidir. Ve bu ses yalnızlıkta insana rahat vermelidir. Hem de sabahın köründe. Hem de sahil boylarında… Huzur olarak aranan bir martı sesi belki sizi kendinize getirebilir. Kederli duygular sizi geceden sabaha bırakan bir huzur sesi olmalıdır ifade etmeye çalıştığımız gibi…
Ama siz huzuru her ne kadar bir martının sesinde arasanız da nafiledir bütün umutlar, avunuşlar. Zira siz martıdan ziyade “gök kuşağı gözleri” arıyorsunuz!
Gök mavisi gözleri,
Âşıkken gökkuşağı misali
Yedi renge bürünürdü.
Aşkın yedi renginde göz mavisi gözler…
Bir bana ansız bakardı,
Ve
Zamansız çekerdi bakışlarını…
Fani dünyada bir ömre sığabilecek kısacık bir mutluluk,bir sevgi, bir aşk için neler verilmez ki…! Doyumsuz duygular sevgiyle beslenmeli diyeceğiz ama dünyada sevgiler kısır döngüler içinde şiddetli bir geçimsizlik içindedir.Aşkların ömrünün üç günlük olduğu varsayımını da kabul ederseniz geriye ne kalır ki…?
Bütün sevgiler ve aşklar zamanın kanadında kısa mı kalmalı, anlık mı olmalı?...
Ne dersiniz?
Leyla Usta bizce böyle bir duygu sarmalında bizleri zamanın bir parçasında tatlı bir güzellik düşünde yaşatıyor. Tatlılık içinde. Ansız bakışlar sevgiye ulaşamamanın bir yüzüdür ama tatlı bir yüzü.
Zaman içre zamanda bir lahza değil bir ömür sevgiyle yaşamak ve kalmak ümidiyle diyoruz.
Avşarbey
22 Eylül 2009 Salı 18:20:57
Yüreğinize sağlık, saygılarımla.
Temel Ata
13 Kasım 2006 Pazartesi 08:23:11
Ansız geldi, zamansız gitti!
Ne gelişini duyan oldu
Ne de gidişini gören.


evet ansızın gelmek zamansız gitmek.. hep böyle olmazmı en sevdiğimiz anların hüznu.. belkide bunun için değerlidir.. doyamadığımız değerlere sarılmak... tebrikler.. yüreğinize sağlık..
iyimser
12 Kasım 2006 Pazar 20:23:08
değerli gönül dostu Leyla hanım güzel bir şiir okudum lakin tam manası ile içime sindirebilmek için biraz zorlandım değerli dostumbiraz imlaya dikkat diyeceğim çok güzel bir şiir ve de içeriği olmasına rağmen okurken duyulan aksaklıklar şiirin güzelliğini bozuyor sürçi lisan etti isem af ola saygılarımla.
hazann
12 Kasım 2006 Pazar 19:51:21
''Ansız geldi, zamansız gitti!''
Yüreğinize sağlık.
Öyle ansızın gelip mutluluk delisi ettin yüreğimi.
Sonra zamansız gittin yıktın ümitlerimi...
ueknc
12 Kasım 2006 Pazar 19:15:52
Bir bana ansız bakardı,
Zamansız çekerdi bakışlarını…


bu şiire ilk yorum yapacağım için kendimi şanslı hissediorm.. ellerine sağlık...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.