ÖmerDemir
120 şiiri kayıtlı

Herkes Bir Mücadele İçinde

ÖmerDemir
  0,0 / 0 kişi ·0 beğenme · 3 yorum · 843 okunma

Herkes Bir Mücadele İçinde


Masanın başında oturuyorum,
İçimde nedenini bilmediğim bir can sıkıntısı,
Belki başucumda duran bir gazete haberinden,
Belki de sesinin son demleri penceremden içeri süzülen,
Satıcının sesindendir...
Herkes bir mücadele içerisinde,
Ama ben sadece düşünüyorum...
Karşıdaki inşaattan çekiç sesleri geliyor kulağıma,
Alın teri ile karışık...
Fabrikan çıkan işçilerin emek kokusu var burnumda,
Bir öğretmen çırpınıyor gözümün önünde,
Geleceği hazırlamaya alışık...
Bir nefer olmuş nöbet tutan asker,
Bekliyor vatanı,
Borcunu ödemenin huzuruyla...
Bir boyacı fırçası elinde,
Bir çift ayakkabı gözlüyor,
Bir öğrenci masa başında,
Kağıtlara geleceğini işaretliyor...
Herkes bir mücadele içinde işte...
Ahmet Abi sabah 5’te çıkıyor evden,
İşyeri 3 saat uzakta..
Ne yapsın katlanmayıp da,
Çünkü gözler hep tabakta...
Ayşe abla iş yapıyor,
Evde beşiği sallarken,
Çalışmayıp da ne yapsın,
Beşikteki bebek gözlerine bakarken...
Herkes bir mücadele içinde işte...
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Herkes Bir Mücadele İçinde şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

Herkes Bir Mücadele İçinde şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
13 Temmuz 2008 Pazar 01:56:37
Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş. "Niye düşer, nasıl düşer?" diye sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte. Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, anırdı yani. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı. "Ne yapsak?, Ne etsek?, Nasıl çıkarsak?" soruları havada kaldı. Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi. Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı. Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Ne bazeni, çoğu zaman. Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla başetmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır. Kör kuyuda olsak bile...

Güzel bir konu.Güzel bir çalışma.Tebrikler.
23 Mayıs 2007 Çarşamba 18:44:32
Güzel, hoş bir anlatım.

Tebrik eder. selamlar, saygılar sunarım.
23 Mayıs 2007 Çarşamba 18:30:35
TEBRIKLER ÖMER BEY....
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.