Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan, düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur. beydeba
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Daha ilk altı dizede RUSAMER güvenlik sistemi çökmüş durumda. Ne zil çalmış, ne kamera kayıt almış, ne randevu var. Fakat misafir içeride.
Karacaoğlan Köşesinde kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Kapıcı Mahmut dosyayı incelemiş. Misafirin Tanrı misafiri sıfatıyla içeri alındığını görünce başını sallamış. Bizim oralarda Tanrı misafiri geri çevrilmez ama bunun çay içip gidecek cinsten olmadığı üçüncü kıtada anlaşılmış. Hele Zamanı mı sorusuna Yok deyip ardından hazırlıklı mısın diye sorması üzerine Mahmut kapının kilidini değiştirmiş. Faydası yok. Bu misafir anahtarla gelmiyor.
Âşık Feymani Köşesinde Son Nefes Nuri ise başka yere takılmış. Adam ölümle karşılaşmış olabileceğini düşünüyor ama evin hanımı mutfakta çay koyuyor. Bir odada metafizik hesaplaşma, öbür odada çay demleniyor. Hayat dediğimiz şey belki tam da bu kadar tuhaf: İnsan ölümle konuşurken mutfakta çay kaynayabiliyor.
Ozan Delibal Köşesinde Ecelden Randevusuz İşler Müdürü Hacı Hayri, hazırlıklı mısın sorusuna özellikle takılmış. Çünkü şiirin asıl ağırlığı zamanı mı sorusunda değil, hazırlıklı mısın sorusunda. Vakit gelmemiş olabilir ama soru gelmiş. İnsan ölümün tarihini bilmiyor; fakat hazırlık meselesini ömrü boyunca yanında taşıyor. Misafir bunun için gelmiş gibidir: Almaya değil, hatırlatmaya.
Öksüz Ozan Köşesinde Çaycı Bekir ise olayın en büyük mağdurunun kendisi olduğunu bildirmiş. Hatun çayı hazırlayıp geliyor, misafir gitmiş. Ev sahibi ölüm provası yapmış. Çay ortada kalmış. Üstelik hanım hâlâ kiminle konuştuğunu anlamaya çalışıyor. Bekir’in tespitine göre Türk şiirinde ölüm bile gelse önce çay konuluyor. Fakat ölüm çayı beklemiyor.
Şiirin en güzel hamlesi sona saklanmış:
Herkese bir kere giden Bana ikiledi
İşte burada şiir birden büyüyor. Gelen gerçekten ölümse herkese bir defa uğraması gerekir. Şair ise ikinci gelişten söz ederek daha önce ölümün eşiğinden döndüğünü, onunla önceden de karşılaştığını sezdiriyor. Açıklamıyor. Dosya sunmuyor. Okurun önüne iki kelime bırakıyor:
Bana ikiledi
Ardından hanımın hükmü geliyor:
Erken bunadı
Bir tarafta ölümün gölgesi, öbür tarafta eşinin adamı bunamış sanması.
Trajediyle mizah aynı çay bardağında buluşmuş.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Şiirin en güçlü tarafı ölüm kelimesini bir kere bile kullanmadan ölümü odaya oturtmasıdır. Misafir korkunç değildir, bağırmaz, tehdit etmez. Yalnızca hazırlıklı mısın diye sorar. Asıl ürperti de buradan gelir.
RUSAMER nihai kararını vermiştir:
Kapı çalınmamıştır.
Misafir gelmiştir.
Çay konulmuştur.
Ecel olmadığı için ziyaretçi ayrılmıştır.
Ev sahibi mesajı almıştır.
Hanım hiçbir şey anlamamıştır.
Şairin erken bunadığı iddiası ise delil yetersizliğinden reddedilmiştir.
Yalnız bir sonraki ziyaret için kapıda çay ikramı yapılmasına karar verilmiştir. Çünkü üçüncü gelişin olup olmayacağı konusunda RUSAMER garanti verememektedir.
Bazı misafirler eve oturmaya değil, insana ömrünü hatırlatmaya gelir.
Ecelin ne zaman geleceğini bilmeyiz; hazırlıklı mısın sorusu ise kapıyı her gün çalabilir.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi
Güzel bir eser okuduk dost sayfasında Kutlarım değerli kalemi ve eserini Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin benzeriz vede benzersiz olsun Nice güzel şiirlere diyor, saygılar sunuyorum
Güzel ve duygu yüklü bir şiir olmuş hocam. Okurken mısraların içindeki samimiyeti ve emeği hissettim. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Selam ve saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.