4
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma

Sana her gelişte acıyla doldum
Kederden saçımı, başımı yoldum.
O bile yetmedi, aklımdan oldum
Kaldırımın gibi, yüzün kapkara
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Kimsesiz çocuklar, gariban kullar
Yokluğa çıkıyor, sende tüm yollar.
Dosta hasret kalmış açılan kollar
İnsanlar perişan, yürekler yara
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Gülmek tümden yasak olmuş yüzlere
Işık gitmiş, hep yaş dolmuş gözlere.
Ne kastın var idi, senin bizlere?
Çataldır dillerin, benzersin mar’a
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Fatihler, Sedatlar mendil satıyor
Gecenin ayazı kalbe batıyor.
Parklarda, metroda gençler yatıyor
Nasıl da düşürdün onları dara?
Artık sevmiyorum seni Ankara.
İnsanlar sel gibi geçip, akarken
Yokluğun acısı evler yıkarken.
Boyun bükük, gözler fersiz bakarken
Sahip çıkan yoktur, o yoksullara
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Mevkie, makama çoktur talipler
Fakir, fukaralar, neye sahipler?
Sinemi deliyor, evsiz garipler
Onulmaz derdim var, düşmüşüm har’a
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Çabuk değişiyor, gelenler sana
Bütün sohbetleri maddeden yana.
Biraz ‘Erdem’ desem, gülerler bana
Saygı yalan olmuş, sevgiyse para
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Oturdum şöyle bir Gençlik Parkı’na
Hem garbına baktım hem de şarkına.
Mutluluk kalmamış vardım farkına
Yaşanan her saat, hatta an kara
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Bütün umutları ‘Tüh’le ‘Vay’ ettin
Fakirin gününü, hafta, ay ettin.
O bile yetmedi, seni zay ettin
Aynaya bir bak da kendini ara
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Başşehir dediğin temiz kalacak
Vatandaş, orada derman bulacak.
Tek bana iyilik yapsan n’olacak?
İstersen yelinle saçımı tara
Artık sevmiyorum seni Ankara.
Mustafa Erkenekli
25.02.2007 - Tatvan
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.