Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. vıctor hugo
Eva4266
Eva4266

DÜŞE KALKA

Yorum

DÜŞE KALKA

( 1 kişi )

1

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

65

Okunma

DÜŞE KALKA

DÜŞE KALKA

Düşme diye korkma gönlüm,
Düşe kalka büyür insan.
Dostu düşmanı seçersin,
Zaman ile öğrenirsin.

Her güleni dost sanma hiç,
Her sözüne inanma hiç.
Kimi yarar, kimi incitir,
Gerçeği de zaman seçtir.

Yol uzundur, taşlı olur,
Bazen gönül yaşlı olur.
Yara açar nice insan,
İz bırakır geçen zaman.

Düştüğünde kalk yeniden,
Gücün gelir özünden.
Her imtihan güç katıyor,
İnsan kendin böyle buluyor.

Korkma artık düşmekten hiç,
Her düşüşte vardır bir güç.
Hayat sana şunu söyler:
Gerçek dost, zor günde belli.
Şerife Bozoğlan Eker

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Düşe kalka Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Düşe kalka şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DÜŞE KALKA şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
15.9.2026 01:31:53
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Şair: Şerife Bozoğlan Eker
Şiir: DÜŞE KALKA
Değerlendirildiği Salon: Düşenlere Sedye Yerine Tecrübe Verildiği, Her Gülene Dost Kartı Çıkarılmadığı ve Hayat Okulunda Bütünlemeye Kalanların Yeniden Ayağa Kaldırıldığı Salon

Şerife Bozoğlan Eker’in Düşe Kalka şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bütün koridorlara minder döşetmek istedi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Düşme Önleme Memuru Dursun, işi abartıp merdivenleri sökmeye kalkınca müdahale edildi. Kalburabastî Efendi şiirin ilk iki dizesini gösterdi: “Düşme diye korkma gönlüm / Düşe kalka büyür insan.” Sonra Dursun’un elindeki iş güvenliği tutanağını aldı: “Evladım, burada maksat hiç düşmemek değil; düştüğünde yerde ikametgâh kurmamaktır.” Bunun üzerine RUSAMER Ayağa Kalkma Servisi yirmi dört saat esasına geçti.

Âşık Vebali – Tahsin Sedefoğlu Köşesi

İlk kıta şiirin ana düşüncesini daha baştan söylüyor:

“Düşme diye korkma gönlüm,
Düşe kalka büyür insan.”

Başlıkla doğrudan birleşen bu iki dize şiirin en sağlam taraflarından. “Düşmek” başarısızlık, yanılmak ve incinmek; “kalkmak” ise tecrübe kazanmak anlamına geliyor. Ardından dostu düşmanı zamanla seçmeyi öğrenmek geliyor. Yani şiirde zaman, insanın öğretmeni konumunda.

Köşenin Dost-Düşman Ayırma Memuru Derviş, gelen herkese renkli kart dağıtmaya kalkınca sistem çöktü. Çünkü bugün dost görünenin yarın ne çıkacağı, düşman sanılanın da hangi gün omuz vereceği bilgisayara girilemiyordu. Dosyaya mecburen “Zamana havale edilmiştir” yazıldı.

Aykız – Zahide Eskici Köşesi

İkinci kıta halk öğüdü havasında:

“Her güleni dost sanma hiç,
Her sözüne inanma hiç.”

Mesaj açık ve anlaşılır. Fakat iki dizede art arda kullanılan “hiç” söyleyişi biraz düzleştiriyor. Daha önemli pürüz sonraki dizelerde:

“Kimi yarar, kimi incitir,
Gerçeği de zaman seçtir.”

Burada özellikle “Gerçeği de zaman seçtir” dil bakımından oturmuyor. Şairin kastı, gerçeği zamanın ortaya çıkarması veya seçip göstermesi. Fakat “seçtir” fiili bunu doğal biçimde karşılamıyor.

Aykız Köşesindeki Hakikat Seçtirme Kurulu, zamanı çağırıp sınava sokmak istedi. Zaman toplantıya gelmedi; yalnız bir not bıraktı: “Siz bekleyin, ben zaten hepsini göstereceğim.”

Ozan Azabi – Hacı Musa Tuncer Köşesi

Üçüncü kıtada yol metaforu devreye giriyor:

“Yol uzundur, taşlı olur,
Bazen gönül yaşlı olur.”

“Uzun ve taşlı yol” oldukça tanıdık bir imge. “Gönül yaşlı olur” ise iki türlü okunabiliyor: gönlün yorulup yaşlanması veya “yaş” çağrışımıyla hüzne bulanması. Sonraki iki dize:

“Yara açar nice insan,
İz bırakır geçen zaman.”

şiirin tecrübe düşüncesini sürdürüyor. İnsan yarayı açıyor, zaman izi bırakıyor. Ozan Azabi Köşesindeki Yara ve İz Takip Memuru Ziya, eski yaraları tek tek saymaya başlayınca Kalburabastî Efendi defteri kapattı: “Evladım, insanın bütün yaralarını sayarsan şiir biter, mesai bitmez.”

Kul Mustafa – Mustafa Zengin Köşesi

Dördüncü kıta yeniden ayağa kalkma düşüncesine dönüyor:

“Düştüğünde kalk yeniden,
Gücün gelir özünden.”

Burası açık, sade ve şiirin ana fikrine uygun. Ancak devamındaki:

“Her imtihan güç katıyor,
İnsan kendin böyle buluyor.”

ifadesinde dil problemi var. “İnsan kendin” yerine doğal kuruluş “İnsan kendini böyle buluyor” olmalı. Ayrıca ilk üç kıtanın daha çok hece şiiri havasında yürüyen ritmi burada belirgin biçimde gevşiyor.

Kul Mustafa Köşesinin Ayağa Kaldırma Uzmanı Kâmil, düşenleri kolundan çekmeye başlayınca görev tanımı yeniden yazıldı. Çünkü şiirin söylediği tam tersiydi: Güç dışarıdan verilmez; insan onu kendi özünden bulur.

Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesi

Final kıtası şiirin başına dönüyor:

“Korkma artık düşmekten hiç,
Her düşüşte vardır bir güç.”

Böylece başlangıçtaki “Düşme diye korkma” düşüncesi tamamlanıyor. Fakat son iki dize:

“Hayat sana şunu söyler:
Gerçek dost, zor günde belli.”

anlam olarak doğru ve şiirin bütünüyle uyumlu olsa da “Gerçek dost zor günde belli olur” biçimindeki yaygın sözün eksiltilmiş hâline çok yakın. Şiir burada yeni bir imgeyle bitmek yerine doğrudan öğüt cümlesiyle kapanıyor.

Ozan Delibal Köşesindeki Zor Gün Dostluk Denetleme Kurulu, iyi günlerde masayı dolduranları saydı, kötü gün gelince yeniden yoklama yaptı. Sandalyelerin yarısının boş olduğu görüldü. Ser Feyzlizof raporu görünce şaşırmadı: “İyi gün nüfus sayımıdır evladım; dost sayımı zor günde yapılır.”

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Düşe Kalka, hayatın insanı yanılgılar ve sınanmalarla olgunlaştırmasını anlatan samimi bir öğüt şiiri. Başlangıçtaki “Düşe kalka büyür insan” şiirin en güçlü cümlesi. Yer yer dil ve ritim pürüzleri olsa da ana düşünce baştan sona korunuyor.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri dosyayı kapattı: Düşmek serbesttir; yerde uzun süreli konaklama RUSAMER yönetmeliğine aykırıdır.

Hayat insanı düşürdüğü yerden değil, kalkmayı reddettiği yerden eksiltir.

Dostun kim olduğunu kalabalıklar değil, sandalyelerin boşaldığı günler öğretir.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL