olsa da her istediğin yapılsa da her dediğin bir yere kadar aşk da
buruk bir niyazla çalmışım kapını soru sorma sorguya çekme tanrı gibi ölüp ölüp diriliyorum bu aralar
gah keman sesi gah düğün davulu nadir görünüyorum kurbağalar gibi satır aralarında
ellerimi tutsan belki yutsam bakışlarını obur bir çocuk gibi içim serinler sevgilim ateşine ibrahim gibi atılsam...
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kendinize has tarzınız ve zengin kelime hazinesi ile, yazmış olduğunuz gönül sesinizi beğeniyle okudum. Gönlünüze gelen ilhamınız bol , kaleminiz daim olsun, selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
Aşkın hem yakıcı hem de insana ferahlık veren çelişkisini hissettim bu şiirde, Üstadım. “Ölüp ölüp diriliyorum bu aralar” sözü, sevdanın insanı tekrar tekrar tüketip yeniden hayata döndüren hâlini çok doğal anlatıyor. “Sevgilim ateşine İbrahim gibi atılsam” dizesi ise ateşi acının değil, teslimiyetin ve arınmanın yerine koyarak şiire güçlü bir son vermiş. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Aşkın dedirttiği bir âh, yorum olarak ancak anlatır şiirinizdeki daüssılayı.Ben senin yurdunum diyen bir aşığın vatanıdır, yurdudur sevgilinin yanıbaşı, gözleri, sinesi, dizleri ve elleri.İnleyen neyin koparıldığı kamışlığa hasretinden inleyişi gibi mısralarınızdan yükselen feryat.Öz vatanınıza bir an kavuşmanız vuslata ermeniz duasıyla kutluyorum kaleminizi, yüreğinizi...
Değerli üstadısani hocam, 'ibrahim gibi' şiiriniz hem mistik derinliği hem de çok özgün ve şaşırtıcı modern imgeleri bir arada barındıran muazzam bir eser olmuş.
"olsa da her istediğin / yapılsa da her dediğin / bir yere kadar / aşk da" dizelerinizle yaptığınız o vakur giriş, aşkın sınır tanımaz doğasını çok iyi özetliyor. İkinci bentteki "buruk bir niyazla çalmışım kapını / soru sorma / sorguya çekme tanrı gibi / ölüp ölüp diriliyorum bu aralar" mısralarınızdaki o insani çaresizlik ve yalvarış hissi insanın içine işliyor.
Şiirde beni en çok vuran ve özgünlüğü zirveye taşıyan kısım ise "gah keman sesi / gah düğün davulu / nadir görünüyorum kurbağalar gibi / satır aralarında" mısralarındaki o sıra dışı benzetme ve hemen ardından gelen "ellerimi tutsan belki / yutsam bakışlarını obur bir çocuk gibi / içim serinler" dizelerindeki o muazzam naiflik oldu. YouTube'daki o hüzünlü keman ve piyano ezgileri eşliğinde, finali "sevgilim ateşine ibrahim gibi atılsam..." teslimiyetiyle öyle asil mühürlemişsiniz ki etkilenmemek elde değil. Kaleminize, o geniş ve güzel yüreğinize sağlık. Tebrik ederim, ilhamınız daim olsun.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.