Yalnızlıkta tanıştım kendimle Bu nasıl bir güzelliktir, doyamadım tadına Ben ve bendeki Can, konuşurlar daima Melekler olur, şahit
Kitabım, Peygamberim, yedi kuşak Atalarım, benimle Atalarım, iyisiyle kötüsüyle örnek, bana Beni benden iyi bilen, uyarır gerektiğinde Yalnız değildir, hiçbir zaman, İnsan
Dün, dersini verdi bitti, geleceği bilemem, an şu an Yaptıklarımla dönerim, asıl yurduma Mal, mülk, yaptıklarım, dünyada kalır Dünyada yaptığım iyiliklerimi, yanımda götürürüm
Yalnız kalır mı, hiç İnsan? Sahibi var, kendini bilenin Kendini bilen, Yaratanını da bilir Kimin haddine, bu kadar güzel yaratmış, her canlıyı
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Eminnur Acar Şiir: DOYAMADIM Değerlendirildiği Salon: Yalnız Kaldığını Sananların İçeride Kaç Kişi Olduğunun Sayıldığı, Yedi Kuşak Atanın Yoklamaya Alındığı ve Dünya Malının Ahiret Valizine Sığmadığının Tespit Edildiği Salon
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri, Eminnur Acar’ın DOYAMADIM şiirini okuyunca RUSAMER Tek Kişilik Odalar Müdürlüğüne haber gönderdi: Tek kişilik odaları kapatın; bu şiire göre içeride kimse tek başına değil! Nitekim kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Yalnız Yaşar odaya tek başına girmişti ama biraz sonra Ben, bendeki can, melekler, kitap, Peygamber ve yedi kuşak atam buradayız diye sekiz kişilik çay istedi. Kalburabastî Efendi hesabı görünce itiraz etti: Eminnur Hanım yalnızlığın manevi tarafını anlatmış evladım, sen bunu aile toplantısına çevirmişsin! Atalar da iyisiyle kötüsüyle gelince RUSAMER’de yer kalmadı; sekizinci kuşağın kapıdan içeri alınmamasına karar verildi.
Ozan Duranoğlu Köşesi
Köşeye Kendinibilen Kuddusi yerleştirildi. Yalnızlıkta tanıştım kendimle dizesini okuyunca kendisini yeniden tanıtmak istedi. RUSAMER görevlisi yıllardır burada bulunduğunu söyleyince Ben kendimi yeni tanıdım dedi. Şiirin en güzel düşüncelerinden biri gerçekten bu başlangıçta: Yalnızlık bir mahrumiyet olarak değil, insanın kendisiyle karşılaşabileceği bir alan olarak görülüyor. Ben ve bendeki Can, konuşurlar daima ifadesi de yalnızlığı içsel bir muhabbete dönüştürüyor. Kuddusi kendi kendisiyle konuşmaya başlayınca kimse müdahale etmedi; yalnız tartışmayı kaybederse itiraz merciinin yine kendisi olduğu hatırlatıldı.
Âşık Vebali Köşesi
Buraya Yedikuşak Yakup çağrıldı. Kitabı, Peygamberi ve yedi kuşak atasını yanında görünce soy ağacını açıp sekizinci kuşaktan itibaren indirim olup olmadığını sordu. Şair burada insanı yalnız bugünkü benliğinden ibaret görmüyor; inancı, geçmişi ve atalardan devraldığı tecrübeyi de kişiliğinin parçası sayıyor. Atalarım, iyisiyle kötüsüyle örnek bana düşüncesi özellikle değerli; çünkü geçmiş yalnız övülecek bir miras değildir, yanlışlarıyla da öğreticidir. Yakup bütün atalarını kusursuz ilan etmeye kalkınca Kalburabastî Efendi dosyayı önüne itti: Evladım, şiirde iyisiyle kötüsüyle diyor; soy ağacını cilalamak tarih yazmak değildir.
Ozan Veysi Kabaca Köşesi
Köşeye Valizci Veli oturtuldu. Mal, mülk, yaptıklarım dünyada kalır dizesini okuyunca ahiret yolculuğu için bavul hazırlamaktan vazgeçti. Fakat Dünyada yaptığım iyiliklerimi yanımda götürürüm sözünü görünce bu defa iyiliklerini paketlemeye kalktı. Kendisine onların bagaja verilmediği anlatıldı. Şiirin üçüncü bölümü dün, bugün ve ölüm sonrasını sade bir hayat muhasebesinde birleştiriyor: Dün bitmiş, gelecek bilinmiyor, elde olan yalnız şimdiki an. Veli yarın için rezervasyon yaptırmak isteyince Kalburabastî Efendi reddetti: Eminnur Hanım daha açık nasıl söylesin; geleceğin bileti henüz satışa çıkmamış, sen bugünkü vazifene bak!
Mağdumkulu Köşesi
Son köşeye Haddini Bilir Hamdi getirildi. Kendini bilen, Yaratanını da bilir sözünü okuyunca kendisini tamamen çözdüğünü ilan etti. Beş dakika sonra niçin burada olduğunu sorunca teşhis kendiliğinden bozuldu. Şiirin finali tasavvufî çağrışımı kuvvetli bir düşünceye yaslanıyor: Kendini tanımak insanı kendi sınırlılığına, oradan da yaratılışın kaynağına götürüyor. Ancak Kimin haddine, bu kadar güzel yaratmış, her canlıyı dizesinde söz dizimi anlamı biraz bulanıklaştırıyor; şairin kastı yaratılış karşısındaki hayranlıksa daha berrak bir söyleyiş şiirin finalini güçlendirebilir. Hamdi’ye son olarak haddini bilip bilmediği soruldu. Bilmiyorum deyince RUSAMER ilk defa cevabı doğru kabul etti.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Eminnur Acar’ın DOYAMADIM şiiri, yalnızlığı karamsarlığın değil kendini tanımanın, geçmişle konuşmanın ve Yaratan’a yönelmenin alanı olarak ele alan düşünce ağırlıklı bir serbest şiir. Yalnızlıkta tanıştım kendimle metnin en güçlü ve en sade dizesi; şiirin bütün düşüncesini tek başına taşıyabilecek kadar güzel. Dün, dersini verdi bitti, geleceği bilemem, an şu an da kuvvetli bir hayat muhasebesi taşıyor. Bununla birlikte bazı dizelerde sözdizimi ve noktalama şiirin akışını zorluyor; özellikle son bölüm daha sıkı işlenebilir. Ayrıca doyamadım başlığı güzel olmasına rağmen şiirin ilerleyen bölümlerinde ilk kıtadaki doyma/doyamama duygusuna yeniden dönülmediği için başlıkla metin arasındaki bağ biraz zayıflıyor. Bir iki yerde bu duygu yeniden hatırlatılsa şiirin çemberi daha sağlam kapanırdı. Yine de şiirin söylediği söz berrak: İnsan kalabalıkta kendisini kaybedebilir; bazen yalnızlık, kendisine yeniden rastladığı yerdir.
Kendisiyle oturabilen insanın yalnızlığı boş bir oda değil, içeriye açılan bir kapıdır.
İnsan dünyadan malını götüremez; fakat ardında bıraktığı iyilik, ondan önce nice gönüllere varır.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Yalnızlığın bir ıssızlık değil, insanın kendi özüyle ve Yaratanıyla buluştuğu derin bir meclis olduğunu son derece samimi ve hikmetli bir dille ifade etmişsiniz.
Yalnızlığı bir yokluk olarak değil, insanın kendi içindeki "Can" ile sohbet ettiği, özünü ve Yaratanını tanıdığı bir fırsat olarak ele almanız metne güçlü bir manevi derinlik katıyor.
An": Dünün dersini alıp bitirmek, geleceğin belirsizliğini kabullenip sadece "şu an"a odaklanmak hem tasavvufi hem de felsefi açıdan insanı hafifleten çok kıymetli bir hakikat.
Kitap, Peygamber ve ataların rehberliğini; iyisiyle kötüsüyle tecrübeden ders çıkarma bilincini dizelere çok doğal bir akışla yerleştirmişsiniz.
Mülkün dünyada kalacağı, ahirete veya asıl yurda sadece iyiliklerin götürülebileceği düşüncesi; dünya hayatının geçiciliğine dair olgun bir idraki yansıtıyor.
Yalnız kalmaktan korkan insana; kendini, atasını ve Sanatkar'ı hatırlatan son derece huzur verici ve tefekkür dolu bir dize dizilimi olmuş.
insanın yalnızlık anlarında kendi iç dünyasına ve yaratılışına yönelerek yalnız olmadığını anlaması, hakikati ve Yaratan'ı özündeki güzelliklerde keşfetmesidir.kalemin daim olsun inşallah
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.