1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
SONBAHAR
Sonbahar kapımı çaldı bu gece,
Yapraklar savruldu rüzgâr içinde.
Bir hüzün bıraktı dalda, gölgede,
Gurbetin kokusu sindi içime.
Dağların başında dumanı gördüm,
Turnalar geçerken ardından baktım.
Bir eski türkünün sesini duydum,
Sılaya uzanan yollara baktım.
Yağmurlar toprağa hasreti söyler,
Kuruyan dallarda umutlar ağlar.
Gidenler ardında gözyaşı döker,
Dönmeyen yolunda nice can ağlar.
Kış gelir, bacalar tüter mi bilmem,
Evlerde çocuklar üşür mü bilmem.
Bir lokma ekmeğe yetmezse harman,
Yoksulun gönlüde bahar mı bilmem?
Osman Dayı yine yolunu gözler,
Evlatlarını bir bir anar, özler.
Gurbet yollarında yorulan gözler,
Sıla kapısında baharı gözler.
Gurbet dediğin de ağırmış meğer,
Yürekte büyütür hasreti keder.
Sılayı düşünür geceler boyu,
Gözlerde yaş olur, gönüllerde kor.
Sonbahar gurbetin kardeşi sanki,
Biri hüzün taşır, biri ayrılık.
Biri sarartırken dalı, yaprağı,
Biri yüreklere düşürür çığlık.
Kimse sıladan da uzak düşmesin,
Ana evladından ayrı kalmasın.
Dönüşsüz yolları kader etmesin,
Allah hiçbir ocağı da yıkmasın.
Bir gün döneceğim deyip gidenler,
Ardında yaş döken garip bedenler.
Gurbetin yükünü çekip bilenler,
Sılayı görünce ağlar, gülerler.
Sonbahar, sen bana kışı getirme,
Gönlümde açılan gülü bitirme.
Hasret ateşini fazla yetirme,
Ömrümü gurbetle böyle tüketme.
01.09.2026
Aybars KARLIDAĞ
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.