0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
Bir kentin ışıkları tek tek sönerken gecenin koynunda,
İçimde bitmek bilmeyen o sessiz gürültüden,
Kendi sesimi bile duymaz olmaktan yoruldum.
Işıkları kapattım, kapıyı aralık bıraktım kaç zaman,
Gelenin gideni hep arattığı bu tenha dünyada,
Her defasında aynı yerimden kırılmaktan yoruldum.
Her sabaha yeni bir umudun gölgesinde uyanıp,
Her akşam aynı yorgun kırgınlıkla devrilmekten,
Anlatmaya çalıştıkça daha derin yalnızlıklara gömülmekten,
Gözlerimdeki ağır yorgunluğu sahte gülüşlere gizlemekten yoruldum.
İçimde amansız fırtınalar kopup dururken bile,
Dışarıya sakin bir deniz gibi görünmekten,
Hangi mevsim gelse ruhumu ısıtmaya yetmeyen bu soğuktan,
Geçip giden zamana çaresizce bakmaktan yoruldum.
Yollara baktım uzun uzun, yürüdükçe tükenmedi adımlar,
İnsanlara sarıldım sıkıca, sevdikçe kısalmadı mesafeler.
Yalnızlığın o buz gibi, ağır ve görünmez ellerini
Ağrıyan omuzlarımda bir ömür taşımaktan yoruldum.
Geçmişle kavga etmekten, bugünle bir türlü barışamamaktan,
Yarınları hep bir erteleme telaşı içinde ziyan etmekten,
Kendi içimde kurduğum mahkemelerde yargılanmaktan,
Haklı çıksam bile günün sonunda hep kaybetmekten yoruldum.
Şimdi sadece durmak, öylece kalmak istiyorum bir kenarda,
Rüzgâr nereden eserse essin, yaprak nereden düşerse düşsün.
Ömrün yaprak dökümü mevsiminde bir parça huzur ararken,
Nefes almanın bile ağır geldiği bu koşuşturmacadan yoruldum.
Bıraktım artık kelimelerin ucunu zifiri karanlığa,
Kendi gölgemden kaçıp durmaktan,
Kırık dökük kalbimi her gece yeniden tamir etmekten,
Hiç gelmeyecek baharları beklemekten yoruldum.
Yoruldum artık; söyleyecek tek bir cümlem bile kalmadı.
Örtün üzerimi geceyle, kapatın bütün pencereleri,
Ben artık kendi içimin derin sessizliğine çekileceğim;
Anlatmaktan, anlaşılmamaktan ve yaşamaktan yoruldum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.