0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma
İçimdeki bu sandığı, kaç gece kilitledim ben?
’Hayırlısı’ dedim, koca bir ömrü bu sözle çürüttüm.
Oysa her ’keşke’, bir bıçak yarasıydı derinlerde,
’İnşallah’lar birer teselliydi, nafile, çaresizliğime...
Yüzleşmekten korktuğum, o karanlık yüzüm nerede?
Hangi limana demir attı o deli dolu yüreğim?
Rüzgar esse, o sandık kapağı hemen aralanır,
İçindeki feryatları bastırmaya kimin gücü yeter?
Oysa, o eski sokaklarda bir başıma yürüsem,
O eski şarkıları, bir başıma söylesem diyorum.
Belki de, o ’keşke’lerin içinde bir hayat vardı,
Ben mi kovaladım onu, o mu kaçtı benden bilmem?
Çaresizliğin rengi maviyle bir hayat vardı,
Ben mi kovaladım onu, o mu kaçtı benden bilmem?
’Keşke’ o son treni, o son bakışı, kaçırmasaydım,
’İnşallah’ o veda sözünü, bu kadar zor demeseydim.
Çaresizliğin rengi maviymiş, bu karanlık kutuda,
Bir de aynada gördüğüm o yorgun adamın yüzünde.
Bu sandık benim, bu keşkeler benim, bu çaresizlik...
Hayaloğlu’nun kaleminden dökülen her mısra,
Bir itiraf gibi süzülür o derin, o sessiz karanlıktan.
Kendi sesini duymak, bazen en büyük, en zor işmiş.
Kaç ’keşke’, bir ’iyi ki’ eder mi, sence ey gönül?
Kaç ’inşallah’, bir gerçeği, bir anı, bir anıyı kurtarır?
Zaman, o keşkelerin üzerinde yürüyen bir canavar,
Biz mi onu harcadık, o mu bizi bitirdi yavaş yavaş?
Aynaya her baktığımda, o sandığı, o gölgeyi görüyorum.
’Hayırlısı’ diyen ağız, ’keşke’ diyen bir kalbe açılır.
Belki de bu çaresizlikler, bizim en insani, en gerçek yanımız,
O sandığı kırmadan, o aynayı kırmadan, o sesi susturmadan...
Oysa hepimiz, birer ’hayırlısı’ peşinde koşarken,
Kaç ’iyi ki’yi, kaç gerçek ’an’ı, göz göre göre kaybettik?
İçimdeki o sandık, o derin karanlık, o mısraların sesi,
Benim kim olduğumu, nerden geldiğimi, neyi kaybettiğimi anlatır.
Bu dizede dursun, o keşkelerin üzerinde, o keşkelerin.
Bu sandığın anahtarı yok, bu dizede dursun sessizce.
Her okuyuşta, bir keşkemi, bir inşallahımı, bir çaresizliğimi,
Belki bir ’iyi ki’ye çevirebilirim, bir gün, bir yerde, belki...
’Hayırlısı’ olsun, bu sandık da, bu şiir de, bu hayat da...
Yine de, o ’keşke’lerin, o ’inşallah’ların, o seslerin peşindeyiz.
Karanlık da, mavi de, bu sessizlik de bizim, bizim en derin yanımız,
Ve bu şiir, o sandığın, o aynanın, o yorgun adamın veda türküsü...
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.