3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma
Dolu gözlerime aldırış etmeyenler,
çatık kaşıma takılmış.
İçimde büyüyen sessizliğe değil,
yüzümdeki suskunluğa bakmış.
Kimse sormamış,
“Ne oldu sana?” diye.
Kimse eğilip de gözlerimin içine,
biriken geceleri okumamış...
Oysa ben,
kaç geceyi sabaha bağladım
kimse bilmeden.
Kaç kez içime gömdüm kelimelerimi,
kaç kez “iyiyim” deyip
kendimden geçtim.
Gözlerim doluydu,
ama kimse fark etmedi.
Çünkü insanlar
Gözyaşına değil,
yüzündeki ifadeye bakıyor artık...
Bir tebessüm görürse iyisin,
bir çatık kaş görürse suçlusun.
Kimse bilmedi
o çatık kaşların altında
nasıl bir yorgunluk taşıdığımı.
Kimse duymadı
suskunluğumun içindeki çığlığı...
Ben kırıldım…
ses çıkarmadım.
Ben incindim…
kimseye göstermedim.
Ben gitmek istedim,
ama ardımda kalanları düşündüm.
Ve sustum.
Belki de en büyük yanılgım buydu;
insanların sessizliği anlayacağını sandım.
Oysa bazıları
gözyaşını bile göremez
eğer sen ağlamayı beceremiyorsan...
Birgün;
bütün suskunluklarım konuşursa
şaşırmayın.
Çünkü ben öyle kolay susmadım;
her susuşumda
bir cümleyi daha içime gömdüm.
Her vazgeçişimde
bir parçamı daha geride bıraktım.
Şimdi çatık kaşlarıma bakıp
“Ne kadar da değişmiş,” diyenler,
bir kez olsun
dolu gözlerime baksın
Belki görürler
yüzümdeki öfkenin değil,
kalbimdeki kırgınlığın izlerini.
Belki anlarlar;
ben kimseye kızgın değildim.
Ben sadece
çok sevip de
çok yorulmuştum...
Ve artık
gözlerim dolduğunda
başımı eğmeyeceğim.
Çünkü bazı gözyaşları
utanılacak bir zayıflık değil,
insanın kendine sakladığı
en gerçek itiraftır...
Dolu gözlerime ses etmeyenler,
çatık kaşıma takılmış…
Varsın öyle sansınlar.
Ben artık
beni anlamayanlara
kendimi anlatmayacağım.
Çünkü insan,
görmek istemeyene
gözyaşını değil,
kalbini sunsa da
yine eksik anlaşılıyor...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.