Unuttu anmıyor sormaz ismimi Gönlünde asılı yırtmış resmimi Kör misali görmez gezen cismimi Beden ruh’tan ayrı, birisiyim ben,,,
Dünyaya dört elle sarılma bence Ömürün bitişi bakmıyor gence Hesap ettim durdum, herşeyden önce Aklı kısaların, velisiyim ben,,
karlı dağa benzer ağaran başım Şaşkındır mevsimim gitmiyor kışım Ne yapsam eylesem tersine işim Sevdanın gönüllü, çerisiyim ben,,
Ömür duvarını karayla ördüm Sanki vefasızşla sefayı sürdüm Ne acılar çektim çileler gördüm Derbeder bedenin derisiyim ben,,
Hüzünler bestekar çalıyor mahur Akan yaşlarımdan emsali hamu Atsalar üstüme çalsalar çamur Sanki iki cihan arasıyım ben,,
Her Şair elbette birazcık deli İlham becerikli nağmenin ehli Bazen bir ariftir bazende veli Gönlümdeki hazzın dirisiyim ben,,
____________________________________
Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kalburabastî Efendi Hazretleri salona başında karlı dağları temsilen pamuk yapıştırılmış fötr, belinde veli tayin dosyası, bir elinde deri yüzme bıçağı, ötekinde AKLI KISA OLANLAR VELİSİZ DOLAŞMASIN levhasıyla girdi. Yaren Ali Kırbıyık’ın Birisiyim Ben şiirini okudu. Aklı kısaların velisiyim ben dizesine gelince dosyayı kapattı: Ali Bey, kaç kişinin velayetini aldınız bilmiyorum ama bu şiirden sonra kendi velinizi de tayin etmemiz gerekebilir!
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Vesayetçi Hayriye, Beden ruh’tan ayrı birisiyim ben dizesinde nüfus kayıtlarını karıştırdı: Hocam beden burada, ruh başka yerdeyse ikametgâhı hangisine vereceğiz? Kalburabastî masaya vurdu: İkisini aynı haneye kaydet Hayriye! Şair daha birinci kıtada kendisini ikiye böldü; şiirin sonuna kadar nüfusu dört kişiye çıkarmasın!
Âşık Feymani Köşesi’nde Kışlıkçı Temel, Karlı dağa benzer ağaran başım / Şaşkındır mevsimim gitmiyor kışım dizelerinde kar küreğini kaptı: Hocam baş karlı dağ olmuş, mevsim de kışta takılmış. Tuzlama yapalım mı? Kalburabastî bağırdı: Sakın! Adamın saçını eritir, baharı getireceğim diye şairi kel bırakırsın! Sevdanın gönüllü çerisi zaten; bir de bere masrafı çıkarmayın!
Ozan Avanoğlu Köşesi’nde Derici Şükriye, Derbeder bedenin derisiyim ben dizesinde mezurayı çıkardı: Beden ayrı, deri ayrıysa bunu hangi bedene dikeceğiz? Kalburabastî bıçağı sakladı: Şükriye, şiiri yorumluyoruz, deri atölyesi açmıyoruz! Birinci kıtada ruh bedenden ayrıldı, dördüncüde deri bedenden ayrıldı. Böyle giderse finalde Yaren Ali’den geriye yalnız mahlas kalacak!
Ozan Dermani Köşesi’nde Müzikçi Cabbar, Hüzünler bestekâr çalıyor mahur dizesinde sazını aldı, hemen arkasından Akan yaşlarımdan emsali hamu kısmında durdu: Efendim, Mahur makamını buldum da hamu hangi makam? Kalburabastî gözlüğünü çıkarıp dizeye uzun uzun baktı: Cabbar, ona dokunma! RUSAMER laboratuvarı üç vardiyadır hamu kelimesini inceliyor. Mahurdan sonra gelmiş; belki yeni makamdır. Çalarsan Türk musikisine kazandırırız, çalamazsan yazım hatası deyip sessizce çıkarız!
Kalburabastî Efendi şiiri masaya bırakıp son hükmü verdi: Şiirde yalnızlık, yaşlanma, talihsizlik, sevda ve şairlik hâli var; fakat imgeler bazen öyle birbiriyle çarpışıyor ki trafik polisi yetişemiyor. Beden ruhtan ayrılmış, şair aklı kısalara veli olmuş, baş karlı dağa dönmüş, mevsim kışta mahsur kalmış, bedenin derisi bağımsızlığını ilan etmiş, hüzün bestekâr olup Mahur çalmaya başlamış; finalde de Her şair elbette birazcık deli denilerek bütün dosyaya toplu af çıkarılmış! Yaren Ali Bey, son kıtadaki o dizeyi özellikle sevdik; çünkü şiirde olup bitenlerin hukuki sorumluluğunu tek cümlede kaldırmışsınız! RUSAMER kararıdır: Bir sonraki şiiri yazmadan önce ruh bedene, deri ruha, mevsim takvime teslim edilecek; aklı kısaların velayeti ise derhâl mahkemeye iade edilecektir!
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.