1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Ilgıt ılgıt esen rüzgâr, bilirim,
Sırtında taşıdığın rahmet, gözlerinde silik bir hüzün.
Dünyada gama batanın üstündedir yamalı libas;
Bilirim, fakirin çığlıkları duyulmaz.
Haydi, durma!
Esintin serinletsin, can veren rahmetin
Fakirin üstüne düşsün.
Esintinin rahmeti getirsin yeni baharları,
Yüzümüze vuran, kıyımızda duran...
Adın yokluk şimdi senin.
Dışarıda kar yağıyor, ayakların çıplak;
Belliydi, belki sonunda cinnet.
Uykusuz gecelerinde yoktu cennet,
Düşlerine binen, sırtındaki yüklerdi.
Parkeyle gezdiğin kaldırımlar yalnız;
Oysa denize düşen Asuman,
Mavi konuşurdu.
Esintinin rahmeti getirsin baharları,
Yüzümüze vuran, kıyımızda duran...
Adın yokluk şimdi senin.
Çaresizliğin adı ölüm, belki son nefesti;
Yangınların doğururken, mutluluk neredeydi?
Kaşığa gelmeyen sıcak çorba,
Hüznüne karanfildi.
İnanırım, esintiler rahmettir;
Getirir baharları,
Yüzümüze vuran,
Kıyımızda duran...
Adın yokluk şimdi senin.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.