2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
81
Okunma
Neden?
Bunu bana yaptın.
Niçin?
Yüreğimi böyle parçalayıp gittin?
İçime bıraktığın sessizlikte,
gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir çocuk gibiyim.
Kırık kalbimde bozuk bir saat var şimdi;
akrebi sen, yelkovanı ben.
Aynı zamanı gösteriyoruz,
yalnız günde iki kez...
O da çekip gittiğin anı.
Çünkü hiçbir vakitte
biz olamıyoruz.
Gözlerin, denizle göğün birbirine sır verdiği ufuktu.
Ben her baktığımda sonsuzluğu gördüm;
meğer o sonsuzluk,
içimde kopacak en büyük fırtınanın başlangıcıymış.
Neden?
Ben sana kıyı oldum,
sen beni dalgalarına bıraktın; boğuldum.
Ben gökyüzünü sevdim,
sen ufkumu siyaha boyadın;
Yıldızlar birer birer karanlıga gömüldü.
Ben seni umut bildim,
Senden sonra, hiçbir mavinin adı umut olmadı.
sen beni en derin yalnızlığımla tanıştırdın; kahroldum.
Şimdi içimde,
kanadı kırılmış zamansız bir göç var.
Bütün çırpınışları çaresiz can yakıyor ,
ama her düşen tüy,yarım kalan vedayı hafifletmiyor
Söyle...
Aynı daldan düşen iki yaprakken,
hangi rüzgâr kopardı bizi?
Söyle...
Hangi fırtına
iki ayrı yöne savurdu bizi?
Ve söyle...
Sen mi sevmeyi bilemedin,
Yoksa ben, seni hak ettiğinden fazla mı sevdim?
Susma!
Söyle artık...
Eğer suç sevmekse,
ben bu cezaya daha ne kadar sabredeceğim?
Söyle artık...
Bitti mi?
Erdin Şallıel
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.