2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma

Bir avuç umutla çıktılar yola,
ceplerinde ekmek değil, yarın vardı.
Yağmur yağdı üstlerine,
cop indi omuzlarına,
ama en çok suskunluk ağır geldi.
Bir meydandan ötekine
adımlarını çoğalttılar.
Her yenilgiye
bir yeni türkü eklediler.
Çünkü bilirlerdi;
umut, en inatçı tohumdur.
Ne korku sökebildi köklerini,
ne karanlık unutturabildi sabahı.
Bir çocuk gülsün diye,
bir emekçi başını eğmesin diye,
bir kadın özgür yürüsün diye
omuz verdiler birbirlerine.
Dediler ki:
"Yol uzun..."
Uzundu gerçekten.
Ama uzun yollar,
kısa vicdanlardan daha onurludur.
Onlar,
rüzgâr döndü diye yön değiştirmeyenlerdi.
Kalabalık dağıldığında
meydanı ilk terk eden değil,
en son lambayı söndürmeden gidenlerdi.
Yorulan oldu...
Dinlenen oldu...
Eksilen oldu aralarından.
Fakat inanç,
bir insandan ötekine geçen ateştir;
bir el düşerse
öteki el kaldırır bayrağı.
Bugün yine sokaklarda
aynı gökyüzünün altında
aynı özlem dolaşıyor:
Eşitlik...
Özgürlük...
Kardeşlik...
Ve biliyorum;
demokrasi,
yalnız seçim günü değil,
her gün yeniden savunulan bir ekmektir.
İşte bu yüzden
adları tarihin dipnotunda değil,
insanların yüreğinde yazılıdır.
Onlar...
Ne alkış için yürüdüler,
ne makam için konuştular.
Sadece inandılar.
Ve hâlâ yürüyorlar.
Çünkü yorulan bedenler olabilir...
Ama halkına inanan
yorulmayan demokratlar
asla tükenmez.
Hikmet Metin Çavdar
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.