0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
50
Okunma
Kırklar Dağı’nın ardında yaslı bir türkü sızar,
Suzan Suzi deyi inler Dicle, sular boyu gam kalır.
Diyarbakır surlarında sızım sızım sızlar yar,
Bu sevda çöktü göğsüme, akşam olur dem kalır.
Karanlık bürüdü dağları, söndü içimin yıldızı,
Gözlerimde hasretin var, yandı bu yorgun göz.
Ne yana baksam karşımda o derin, o derin sızı,
Bozulmaz ki verdiğimiz o en son zemheri söz.
Ateş düştü can evime, kor oldu dağlar taşı,
Uykusuz geceler boyu adın geçer dilimden.
Bir damla yaş oldu gözüm, ıslattı garip başı,
Nasıl vazgeçerim senden, nasıl kopar elimden?
Gözlerinin hayaliyle erir bu garip beden,
Sensiz geçen her saniye ömrümden bir ömür yer.
Hangi rüzgâr savurdu ki seni benden bilmem ben?
Bu hasretin ateşiyle kavrulur bütün şehir.
Dicle şahittir derine, surlar şahittir aşka,
Sensiz bu kadim şehirde nefes almak haramdır.
Bütün yollar sana çıkar, bildiğim yol bir başka,
Bu göğsümün ortasında kanayan en derin yara senindir.
Söz verdik bir kere biz, dönülmez bu yoldan asla,
Yıldızlar şahit olsun ki silinmez kalpte adın.
Geceler boyu beklerim seni hep gözüm yaşla,
Sen benim bu hayatta bildiğim en son duamsın.
Ellerim telefonda, mısra mısra birikirken hasretin,
Kitaplara kazınacak adın bu dağın başından.
Ne zaman bir rüzgâr esse, kulak veririm sesine,
İçimdeki bu yangın sönmez ömrümün kışından.
Adın geçer cümlelerde, mısralar boyu sen varsın,
Ruhumun süzgecinden süzülen tek gerçeksin.
Sen bu canın kafesinde uçmayı bekleyen kuşsun,
Sensiz bu dünya dar gelir, sen bana nefessin.
Toprağa kazınır sanki yürekteki her bir yara,
Sensizlik bir kara zindan, çıkılmaz ki yolları.
Hasretinle bakakaldım bomboş kalan bu yollara,
Kırıldı içimde birer birer bütün umut dalları.
Ne ayrılık dindirdi bu ateşi ne de geçen zaman,
Bütün mısralar, bütün bu sözler tamamen şahsıma aittir; bu yürek sana emanet.
Diyarbakır şahittir ki bu dağlarda yazılan bu eser,
Yalnızca yazar Veysel SARİ’nin kaleminden çıkan ebedi bir telifli mülktür.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.