0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
37
Okunma
MÜCADELE
Gözlerini açıyorsun
bu dünyaya.
Boğazından
Ses kopuyor,
Dünyanın eşiğine.
Dünya, seni selamlıyor:
“Hoş gelmişsin beşiğime”.
Sesle tanıyorsun, insanı
hayatı.
Nimeti…
Bağırıyorsun,
Haykırıyorsun.
Ya uyku ihtiyacı
Ya da ki ekmek acı…
Ve işte
Başlıyor mücadelen
Büyüyorsun,.
Ses,
yerini
söze bırakıyor.
Ağzın kadar
küçük sözcükler öğreniyorsun.
"Anne."
"Baba."
"Akka."
"Bıva."
Öğreniyorsun.
Duyuyorsun.
Duyman gereken
Duymaman gereken
Sözleri…
Alkışları.
Bedduaları.
Küfürleri.
Fısıltıları.
Ve böyle geliyor
ilk yasağın.
İlk cezan.
— Sakın
Burada duyduğunu
kimseye anlatmayasın ha!
Dondurma almam ha sana!
Gezmeye götürmem ha seni!
Anlaştık mı?
— Evet.
Hayırlı olsun.
Bu da hayatında
Aldığın ilk
Rüşvetin
Büyüyorsun
Söz,
yerini
cümlelere bırakıyor.
"Ben tablet istiyorum."
"Bisiklet alın bana
"Hoşlanmıyorum bundan
Nefret ediyom ondan”
"Annem diyor gelmesinler."
"Babam diyor selam verme."
"Konuşma."
"Sessiz ol."
"Sus!"
“Kes!
İşte böyle
Tanıyorsun kendini
Babanı
Anneni
Yakınını.
Yabancıyı.
İnsan tabiatını.
İnsan huyunu.
Ve biraz daha
büyüyor
mücadelen.
Yavaş yavaş
sertleşiyorsun.
Olgunlaşıyorsun.
Yetişiyorsun
Cümlelerin de yetişiyor
Düşüncelerin de.
Yarısı okulda.
Yarısı sokakta.
Yarısı evde.
Hayırda
Şerde..
Tanııdığın insanların
Sayı da artıyor
İnsanlar tanıyorsun
Yaşından büyük
Tanıdıkca da yaşlanıyorsun
Başından büyük…
Soruyorlar sana:
"Kimsin?"
"Baban kimdir?"
"Deden kimdir?"
"Anan kim?"
Cevap veriyorsun:
"Ali’yim."
"Sara’yım."
"Tahir’im."
"Qoçeli’nin oğluyum."
Ekberin de torunu
"Elövset’in kızıyım."
"Sara’nın evladı."
Ne tanıdık isimler ama…
Qoçeli.
Ekber.
Sara.
Alaycı bir gülüşle
Bakıyor onlar sana
Ne iyi! Hoş gelmişin!
Ay, Qoçeli’nin oğlu!"
"Ay Ekber’in torunu!"
“Ay, Elövsetin kızı!
"Ay, Sara’nın evladı!"
"Gel, bir çay iç bizimle
Buyur, gözümün nuru!."
Ve böylece duyuyorsu
İlk sahte samimiyeti.
İlk sahte sıcaklığı
Duyuyorsun
Ama
susuyorsun.
Ve biraz daha
sertleşiyorsun.
Büyüyorsun…
Büyüyorsun.
Öğrencisin.
Talabesin
Okuduğun kitapların
tanıdığın yazarların
öğrendiğin hikâyelerın
satır satır ezberlediğin
ders kitaplarının da
Ezberi mahverinden
Değişiyor
Artık her şeyi
ve herkesi
tanıyorsun
Dünyayı.
İnsanlığı.
Her şeyin
ve herkesin
tadına varıyorsun,
Kinin.
Nefretin.
İhanetin.
Vatana.
Anneye.
Babaya.
Bayrağa.
İncile,
Tevrata,
Kurana,
Tanrı’ya.
Ve bütün insanlığa
duyduğun
sevginin,
muhabbetin…
Ve bir gün...
En çok sevdiğin şeylerden,
en çok bağlandığın kimselerden
iğrenmeğe başlıyorsun….
Ve işte böyle başlıyor
hayatındaki
en büyük mücadelen!
Ve böylece
Büyüyor mücadelen.
Kutsal bildiğin,
dokunulmaz sandığın
tüm değerlere karşı!
Çünkü artık
iç yüzünü görüyorsun!
Kutsallığın altındaki
Iğrençliğin!
Çünkü artık
iç yüzünü görüyorsun!
Dokunulmaz sandığın
değerlerin altındaki
insan onurunun
zorlanmış bekaretini!.
Ve böylece
daha da güçleniyor
mücadelen.
Tüm "sus"lara ve
Tüm korkulara karşı!.
Ve güçlenmeli de,
Azizim!
Kulak ver!
Bak ne diyor
Ataların nefesi:
"Konuşmak gümüştürse,
susmak altındır,
oğlum,
kızım."
Ne güzel sözdür bu söz...
Belki,
ilk yasağımız
en başından
konulmuş,
Belki,
ilk rüşvetimiz
en başından
verilmiş
Neymiş?
Sükut altına berabermiş…
Susma!
Susma!
Konuşgil!
Sözlerinin değeri
gümüşten
düşsün.bile!
Çünkü senin "sus"undan,
o altın sükutundan
ne altınlar kazanır
küçük büyük adamlar!.
O büyük siyasiler.
Abalı ruhaniler!
O dev kapitalistler.
Nüfuzlu bürokratlar.
O toprak ağaları
Büyük sermayeciler!.
Onlardan her yerde var!
Ankara’da.
Bakü’de.
Tel Aviv’de.
Tahran’da.
İşte böyle palazlanıyorlar!
Bizim gibi insanların
zihinlerini
Ve
Ruhlarını
yuta-yuta...
Susma.
Susma.
Konuşgil!
Çünkü sen
hâlâ varsın!
Korkma,
Korkma
İleri!
Çünkü
düşünen başsın!
Dönme mücadelenden!
Çünkü sen...
BİR YURTTAŞSIN!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.