0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
53
Okunma

Camsız pencerelerden esen poyraz,
Kilitli kapıların ardından yüzüme vuruyor.
Ellerim kanıyor gıcırdayan tokmak sesiyle,
Boğuluyorum sanki, nefes alamıyorum.
Yıkılmış duvarlar, adeta bir enkaz...
Altından bir çocuk sesi geliyor, biraz boğuk:
— Anne, nerdesin?
Birkaç kez uğulduyor kulaklarımda, ardından bir ikaz:
“Evinizden dışarı çıkmayın, çekin perdelerinizi, bakmayın!”
Görüyorum çocuğu, iki elim bir kapıya yetişmiyor.
Pencerelerin önünde insanlar...
Çocuğu görüyorlar.
Sanki çocuk çırpınan bir ceylan,
Onlar ise televizyon karşısında çekirdek çitleyen kimseler.
Çabalayan gözlerime bakıyorlar,
Yargılayıcı bir tavır alıyorlar sonra, doğrudan ellerime.
Ellerim kanıyor, ne olur bakmayın!
Nefes alamıyorum.
Çocuk da ölüyor, bembeyaz suratı.
Gülümsüyor enkazın altından,
Bana bakıyor.
Pencereye kırmızı hareler çiziyorum,
İkincisi tamamlanmıyor, yarım kalıyor.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.