1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
18
Okunma
Bir kapı aralayıp gönlünün bahçesine,
Eşiğinde biçare bekleten…
Yalan değil misin sen?
Boşversene...
Yollarımı kapatıp özlenen sılaya,
Beni yaban ellere dost eden…
Gurbet değil misin sen?
Boşversene...
Bir saray süsleyip önüme,
Sonunda daracık kabre sığdıran…
Dünya değil misin sen?
Boşversene...
Gözlerime gökten yıldız serip,
Karanlık geceyle üstümü örten…
Yalnızlık değil misin sen?
Boşversene...
En güzel düşleri uykuda gösterip,
Sabahında çekip giden…
Rüya değil misin sen?
Boşversene...
İçime sevdalı bir türkü düşürüp,
Sözlerimi yarım bırakan…
Ayrılık değil misin sen?
Boşversene...
Kalbimi ateşlere verip,
Küllerimde gezinen…
Yangın değil misin sen?
Boşversene...
Bir isim mühürleyip dilime,
Sustukça büyüten…
Hasret değil misin sen?
Boşversene...
Halilî’nin yanık sazına,
Mızrap vurup telini kıran…
Felek değil misin sen?
Boşversene...
Halil Kumcu (Halilî)
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Dünya en güzel hayalleri gösterir; sonra hepsini sessizce geri alır.
•Yalnızlık, kapıyı kimsenin çalmadığı ev değil; adını kimsenin anmadığı gönüldür.
•İnsan vazgeçtiği için değil, yorulduğu için "boşversene" der.
•Hayatın en büyük öğretmeni zamandır; en kısa dersi ise "boşversene" sözüdür.
•Her giden bir iz bırakır; kimi ayak sesini, kimi ömür boyu dinmeyecek sessizliğini.
23 Temmuz 2026 / Perşembe / Bartın
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.