6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
169
Okunma
Kaburgamın altında, göğsümün sol yanında
Seni tavaf eyleyen bir enkaz taşıyorum.
Kaç kez küle döndüm ben bu sevda yangınında;
Seninle alev alev, sensizken üşüyorum.
Nasırlı bir öyküsün ruhumda ilmek ilmek,
Gölgem bile ürperir yokluğunun sesinden.
Kusur mu, günah mıdır Haktan seni dilemek?
Beni mahrum eyleme sesinin gölgesinden.
Asırlık bir hasreti parçalarken ellerim,
Bir kuğu edasıyla gün kavuştu şemsine.
Pusulam şaşmaz artık, sana çıkar yollarım;
Sensiz parya sayılır bu can, bu ten, bu sine.
Ne zindanlar gördüm ben dört başı mamur olan,
Gözlerin kadar esir edemedi hiçbiri.
Hangi zemheri yüzlü, hangi söz, hangi yalan
Hayalimden sökecek o kehribar gözleri?
Mülteci yüreğimle kapında bekliyorum,
Kaç gece uyuyup da uyanınca gelirsin?
Bin yıldır gözyaşımı avcumda saklıyorum,
Gökyüzü hangi renge boyanınca gelirsin?
Ok eyle kirpiğini, kanadımdan vur beni;
Hem derdim ol hem derman, sana muhtaç olayım.
Dokunmasın başkası, yalnızca sen sar beni;
Ve dahi öleceksem dizlerinde öleyim.
01/07/2026
mrtyldrm
Dost kaleminden…
Gönül mülteci olmuş, kapına geldi işte,
Beni benden içeri, al da sende kalayım,
Adın zikir gibidir, her nefes aldı işte;
Sen iste bu canımı, saniyede salayım...
Mesut TÜTÜNCÜLER
Bir damla su vermeyen sevdan bir çöl yangını
Uykuları zifiri karanlıkla böldüm ben
Ne kadar arasamda bulamadım dengini
O kehribar gözlerin kuytusunda öldüm ben…
Bir hayalin peşinde, yerle gök arasında
Okyanuslar aştım da yetemedim engine
Senden kalan bir ukte yüreğin yarasında
Akarken gözyaşlarım ulaşmadım dingine
Berlin
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.