0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
30
Okunma
Kervan
Gecenin yıldızları sarmışken göğü,
Sıradan bir oba, huzur dolu bakışlarla uyanır gün ışığına.
Kumlarda ateşin sesi, zamansız bir ezgi gibi yankılanır,
Çöllerin kralı, izler sokağının tozlu yollarında sessizce yürür.
Özgürlüğün yolu, bir rüyanın ince çizgilerinde saklı,
Her adım, bir hikâye dokur geçmişten geleceğe uzanan.
Bin bir gece, kum tanelerine gömülü anılar gibi,
Geçmişle geleceğin arasında, kayan bir yıldız gibi parıldar.
Kum fırtınası, gökyüzünde dans eden bir derviş;
Ve rüzgar, yeryüzünün kadim şarkısını fısıldarken,
Her gün yeniden başlar, anılar kum gibi akarken parmaklarının arasından.
Zaman, devasa bir gölgedir, çölün kalbinde sessizce akıp giderken,
Geçenin yıldızları, birer hatıradır kaybolan zamanın.
Yolun sonu sonsuz bir ufka uzanır, bilinmezliğin eşiğinde,
Ve her bakış, bir umudu taşır geleceğin bilinmezliğine.
Kervan, yolların efendisi, kumlar üzerinde süzülen
Bir hayal gibi geçip giden,
Hayatın ince çizgilerini taşır sırtında,
Ve her durak, yeni bir başlangıcın meşalesini yakar.
Gökyüzü alacalı bir örtü gibi serilirken çöllerin üzerine,
Her yıldız, bir düş, bir hayal, bir anı bırakır geride.
Ve çöl, sessiz bir bilge gibi, sonsuzluğun kalbinde
Hikâyelerini fısıldar geceye, rüzgarın şahitliğinde.
Çöllerin kralı, ağır adımlarla izlerken yakamozları,
Her bir kum tanesi, birer hayat, birer sır taşır,
Ve özgürlüğün yolu, bilinmezliğin karanlık dehlizlerinden geçer,
Her adımda yeni bir hikâye doğurur, her gece yeni bir yıldız.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.