1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Özlemek…
Bir adın sessizce düşmesidir geceye,
Saatin tik takında eksik kalan bir kalp gibi.
Ne tam bir sızı, ne de tamamen geçen bir yara…Sadece içte büyüyen, adı konmamış bir eksiklik.
Bir kahvenin buharında seni aramak,
Boş bir sandalyeye istemsizce bakmak.
Cümlelerin ortasında ansızın susmak,
Çünkü bazı kelimeler yalnızca seni hatırlatır.
Özlemek…
Gelmeyeceğini bile bile beklemektir bazen,
Kapı sesine benzeyen her rüzgârda irkilmek.
Bir ihtimalin bile insanı ayakta tutması,
Ve o ihtimalin hiç gerçekleşmemesi.
Gece uzar, sen daha çok çoğalırsın içimde.
Bir fotoğrafın bile ağır gelir gözlerime.
Dokunamadığım her an biraz daha uzaklaşır zaman,
Ve ben, hep aynı yerde kalırım:
Seni düşündüğüm o eski cümlenin içinde.
Özlemek…
Bir şehrin içinde kaybolup,
Hangi sokakta seni bıraktığını bilememektir.
Adımların hep aynı yere çıkar sanırsın,
Oysa yollar bile senden vazgeçmiştir artık.
Bir şarkının ortasında donakalmak,
Nakaratına bile ulaşamadan boğulmak…
Çünkü her melodi biraz sana benzer,
Ve her benzerlik biraz daha acıtır içimi.
Özlemek…
Bir şey olmamış gibi yaşayıp,İçinde her şeyin yarım kalmasıdır.
Gülüşlerin bile eksik kalır bazen,
Çünkü sen yokken hiçbir şey tamam değildir.
Ve insan en çok da şunu öğrenir:
Giden geri gelmez,
Ama gidişi her gün yeniden yaşanır.
Her sabah biraz daha eksilir insan,
Her gece biraz daha seni tamamlamaya çalışır.
Sonunda anlarsın;
Bazı insanlar dönmez, bazı yaralar kapanmaz.
Özlemek,
Birini beklemek değil aslında…
Kendinden eksilen parçayla ömür boyu yaşamaktır.
özlemek
Sadece bir kelime değildir aslında adı konmamış bir bekleyiştir,
Bitmeyen bir iç konuşma ve susmayan bir SEN
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.