0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
38
Okunma

ANLAMAZ OLDULAR
Ben de insanım, candan bezmedim,
Dert ile yoğruldum, sözden bezmedim,
Bir selâma muhtacım, sezmediler,
Hâlimi sormaya gelmez oldular.
Soframdaki ekmeğimi bölüştüm,
Garip ile aynı yola karıştım,
Bir gönüle girmek için çalıştım,
Kıymet bilmez oldular, bilmez oldular.
Kucağımda büyüttüğüm canlar da,
Gölgesinde durduğum fidanlar da,
Bir vakit baş tacı olanlar da,
Yüz çevirip gittiler, görmez oldular.
Vefa diye kapılarını çaldım,
İhanetin ateşinde kül kaldım,
Dost bildiğim ellerinden yar aldım,
Yaramı sarmaya gelmez oldular.
Saygı gitti, edep çıktı aradan,
Merhamet de çekip gitti sıradan,
Akçe üstün oldu tüm mahlükattan,
İnsanlığı arar olduk, bulmaz oldular.
Ukalâlık marifet sanılırmış,
Boş söz ile dağlar bile alınırmış,
Kuş akıllar âleme yol verirmiş,
Hakikati duyan gözler kör oldular.
Ağlasam da ‘neden ağlar’ dediler,
Gülsem bana başka mânâ verdiler,
Sussam türlü iftiralar ördüler,
Doğru sözü duymak istemez oldular.
Yük omuzda, yıllar geçti eğilmem,
Çile çekip vefasızlığa yenilmem,
Hak yolundan dönüp eğriye dönmem,
Lâkin beni anlayanlar az oldular.
Şeref denen cevher elde bulunmaz,
Vicdansızın gönlü sevgiye kanmaz,
Kul hakkıyla kurulan düzen durmaz,
Zalimin düzeni ebedi kalmaz.
Bir gün gelir devran döner tersine,
Gerçek çıkar yalanların karşısına,
Mazlumların ahı değer göğsüne,
Kaçanlar saklanacak yer bulamaz.
Mahrûmî der; gönül verme her yüze,
Aldanıverme her gülene, söze,
İnsan kalmak yakışandır insana,
Vefalılar ölmez, unutulmaz.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.